Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu'nun katıldığı panele, Adana Milletvekili Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, Iğdır Milletvekili Nurettin Aras, Azerbaycan Milli Kahramanı İbad Hüseyinli, Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Timuçin Kodaman ve Azerbaycanlı tarihçi Cavid Mövsümlü'nün de yanı sıra çok sayıda davetli yer aldı.

Ermenistan'a bağlı askeri kuvvetlerin 1992 yılında Azerbaycan'ın Hocalı Kasabası'nda gerçekleştirdiği soykırımın 24. yıl dönümünde hayatını kaybedenler anıldı. Yerli Düşünce Derneği tarafından “24. Yıldönümünde Hocalı Katliamı" panelinde konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu “Hocalı günümüzün meselesidir. Üzerinden yüz yıl geçmiş bir vaka değildir. Hocalı, Parlamentoda soykırım olarak kabul edilmelidir." dedi.

TBMM'de Soykırım Olarak Kabul Edilmeli

Hocalı'daki soykırımı dünyanın görmezden geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu “Ermeni askeri birliklerinin yaklaşık 10 bin nüfuslu Hocalı'da yaptığı soykırımı bütün dünyanın konuşması gerekir. Genç, yaşlı kadın, çocuk demeden yapılan bu katliamın enine boyuna tartışılması gerekir. Hocalı Soykırımını Can Azerbaycan “Bu bir soykırımdır" dedi ve kendi meclisinde tasdik etti. Bunun ardından Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'ndeki 12'si Türk, 8'i Azerbaycanlı, 3'ü İngiliz, 2'si de Arnavut olmak üzere toplam 31 üye Hocalı Soykırımı'nın tanınmasını gerektiğini savundu. Ama sadece Meksika Hocalı'daki katliamı soykırım olarak kabul etti ve meclisinden geçirdi. Meksika senatosu 2011'de Hocalı olaylarını soykırım olarak tanıdı. Türkiye'de hangi kapıyı çalarsanız çalın, etnisitesi ne olursa olsun Hocalı'daki vahşete soykırım olarak kabul eder. Ümit ederiz ki milletin iradesinin temsil edildiği yer de buna “soykırım" der. Bu noktada milletvekillerinden beklentimiz, milletin gönlünü parlamentoya yansıtmalarıdır. Hocalı günümüzde yapılmış olan bir soykırımdır. Yüz sene evvel olan bir mesele değildir. Azerbaycan'a ve Hocalı'ya karşı hassasiyeti olan milletvekillerinden Hocalı Soykırımı'nın resmen tanınması yönünde bir teklif bekliyoruz. Hocalıyı unutturmayacağız. Halepçe'yi de, Şam'ı da, Hama'yı da, Humus'u da, Kerkük'ü de, Tuzhurmatu'yu da, Doğu Türkistan'ı da, Ahıska'yı da, Çeçenistan'ı da, Abazya'yı da, Kosova'yı da, Bosna'yı da, Ruanda'yı da unutturmayacağız. Nerede bir mazlum varsa tıpkı atalarımız gibi onların yanında olacağız. Diğergamlık, kahramanlık, merhamet ve ahlak bizim milletimize mahsustur. Her yere el uzatacağız inşallah. Yerli Düşünce olarak bunları milletimize anlatacağız." dedi.

 

Eşkıya Bizim Dağımızın Eşkıyası Değil!

Türkiye'nin karşısında 72 düvelin olduğunu belirten Yalçın Topçu “Mazlumun adı ister Türk, ister Arap, ister Kürt… ne olursa olsun, hepsi bizim kardeşimizdir. Ama şunu da bütün dünya bilsin; Kürşad'ın narasıyla indik Tanrı Dağı'ndan. Ruhumuzu kandırdık Orhun'un kaynağından. Bu kaynaktan içenin yürekleri tunç olur. Türk'e kefen biçenin ölümü korkunç olur. Biz, bölücü eşkıyanın olduğu Kandil'i uydularımız ve İHA'lar aracılığı ile 2 buçuk günde bir görüyoruz. Allah izin verirse 2017'de 2 buçuk saatte bir göreceğiz. İşte bunu bildikleri için Türkiye ayağa kalkmasın, doğrulmasın istiyorlar. “Doğrulunca, bir devin doğrulması olur, tekrar bir Malazgirt'ler yaşarız, Kudüs'ler yaşarız, Konstantinopol'ler bir kere daha fetholur, Fatihler çıkar…" diye korkuyorlar. Türkiye'ye ve medeniyet coğrafyamıza yapılanlar sadece o bölge ile alakalı değil. Olimpos Dağı'nın çocukları ile Hira Dağı'nın çocukları arasında bir kavga var. Bu kavgayı ya onlar kazanacak ya da bizler. Olimpos Dağı'nın çocuklarına da aramızdan yardım edenler oluyor. Kadim şehrimiz Diyarbakır'da aslanlarımızın verdiği mücadele sadece eşkıyaya karşı değil. Daha ötesi bu eşkıya bizim dağımızın eşkıyası değil. Arkasında 72 düvel var. Eşkıya başkasının eşkıyası. Ama Allah'ın izni ile tekne kazır gibi kazıyacağız." diye konuştu.

 

Hükümet 15 Senede Çok Şey Yaptı

Yerli olup da milli iradeyi yanına alan liderlerin Türkiye'ye büyük yol kat ettirdiğine dikkat eken Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu “Bu rahmetli Menderes'in dönemidir, rahmetli Özal'ın dönemidir, şu an içinde bulunduğumuz dönemdir. Son 15 senedir var olan iktidar, çok şey yapmış bir iktidardır. Bu iktidardan önce ülkemizin etrafında böyle bir savaş yoktu, terörle mücadele bu noktada değildi, Başbakanlık'ın bahçesine kasalar atılıyordu. Ama hamdolsun şimdi 3 milyon insana bakabiliyoruz. Dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimize TİKA ile, Yunus Emre ile, Diyanet ile el uzatıyoruz, yardımlar götürüyoruz. Bütün bunların yanı sıra terörle mücadele ederek, “Türkmen Dağı – Bayırbucak Ankara'nın kilididir" diyerek medeniyet coğrafyamıza da sahip çıkıyoruz." dedi.