Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Sağlık Bakanlığı ile bağlı kuruluşların 2016 yılı bütçesi üzerinde TBMM Genel Kurul'nda yaptığı konuşmada, doğumda beklenen yaşam süresi Türkiye ile orta, üst gelir grubu ülkelerde 2000 yılında 71, orta ve üst gelir grubu ülkelerde ise halen 74 iken, Türkiye'de 77 olduğunu söyledi. "Bunun altında yatan sağlıktaki dinamiklerdir. Üst gelir grubu ülkelerin ortalaması 79. En önemli sağlık göstergesi açısından dün orta, üst gelir grubu ülkeleriyle aynı seviyedeydik, bugün üst gelir grubu ülkelerini yakalama gayreti içindeyiz" diyen Müezzinoğlu, koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirdiklerini ve güçlendirmeye devam ettiklerini dile getirdi.

Bu yılın bütçesinin geçen yıla göre yüzde 22 oranında arttığını anımsatan Müezzinoğlu, bir taraftan çocuklar için yüksek aşılama oranlarını korurken diğer taraftan erişkinler için de aşılama programları geliştirdiklerini ifade etti.

Ülke genelinde yeni doğan tarama programlarını yaygınlaştırarak kapsamının genişletildiğini ve tarama programıyla hastalık gelişmeden önleyici tedaviler yapıldığını belirten Müezzinoğlu, bakanlığının projeleriyle ilgili bilgiler verdi.

Müezzinoğlu, 2002 yılında kişi başı hekime müracaat sayısı 3,2 iken son iki yıldır bu rakamın 8,3'e çıktığını vurgulayarak "2002 yılında yüzde 6 olan nitelikli yatak sayımızı 2015 yılında yüzde 50'ye ulaştırdık. 2018 yılı sonuna kadar bu rakamı yüzde 90'ların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz" dedi.

- Sağlık harcamaları

Son 2 yılda bin 638 ambulans alındığını, bu sene de 770 yeni ambulans alınacağını bildiren Müezzinoğlu, şunları söyledi: "Hava ambulansıyla 2008 yılından 2015 yılı sonuna kadar 30 bin 227 vakaya müdahale edildi ve nakilleri gerçekleştirildi. 2007 yılından 2015 yılı sonuna kadar 6 deniz bot ambulansla 7 bin 103 vakanın müdahale ve nakilleri gerçekleşti. 2002 yılında, hizmet alımı dahil, 256 bin çalışanımız varken bu rakamı 2015 yılında 568 bine ulaştırdık.

Sağlık yatırımlarında çok büyük ilerlemeler katettik. 2002-2015 yıllarında 810'u hastane ve ek bina, bin 775'i birinci basamak sağlık kuruluşu olmak üzere, toplam 2 bin 585 sağlık tesisini tamamladık. Geleceğin şehir hastanelerini inşa etmeye başladık.

Kamu sağlık harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payı 2002 yılında 3,8 iken bu devasa dönüşüme rağmen 2014 yılında bu rakam sadece yüzde 4,2 oldu. OECD ülkelerinin 25 yıl önce yaptığı sağlık harcaması rakamıyla bugün dünyanın örnek gösterdiği bir sağlık hizmetini vermeyi başardık. AK Parti hükümetleri verimli ve finansal sürdürülebilirliği olan sağlık hizmeti kurmuştur. Bu ülkenin evladı olarak bunu iftiharla söylüyorum."

- "Ay yıldızlı bayrak burada dalgalanacak"

Görüşmeler sırasında muhalefet sıralarından "Gerçekler acıtır" diye bir cümle duyduğunu belirten Müezzinoğlu, "Gerçekten doğru. Bu milletin gerçekleri Recep Tayyip Erdoğan'ı acıttığı için bugün o Cumhurbaşkanı. Bu milletin gerçekleri Sayın Davutoğlu'nu acıttığı için 1 Kasımda yüzde 49,5 oy aldık. Bu milletin gerçekleri bizi acıttığı için bugün 14. bütçeyi görüşüyoruz. Evet, sağlıktaki eksiklikler bizi acıtıyor, bebek ölümleri bizi acıtıyor. Sağlıktaki dinamiklerimizin daha iyi olması lazım, bizi acıtıyor, acıtmaya da devam etmeli. Muhalefet bunu bize ne kadar saygın getirirse bundan da istifade ederiz" diye konuştu.

Bakanlığının ilk aylarında "Dağda benim askerimi şehit eden teröristi bile tedavi etmek benim görevimdir" dediğini anımsatan Müezzinoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: "Çok değil, iki yıl önce 'IŞİD'ciler Suruç'ta tedavi ediliyor' dendi. Yine çıktım 'Ben tedaviye ihtiyacı olanın kim olduğuna bakmam. Ben tedaviye ihtiyacı varsa onun tedavisini yaparım. Suçluysa o güvenliğin görevidir' dedim. Dolayısıyla buradaki temel duruşumuz insanı yaşatmaktır. Sağlığa ihtiyacı olana sağlık hizmetini vermektir.

Diyarbakır Silopi'de bizim 4 numaralı aile sağlığı merkezimizdeki Türk bayrağı hainler tarafından indirildi ve buraya bir paçavra asıldı. Şimdi burada terörist tedavi edemeyiz. Buradaki vatandaşımızı da tedavi edemeyiz. Burada tedaviyi yapabilmemiz için ay yıldızlı bayrak burada dalgalanacak.

İkinci sınıf vatandaş muamelesinin, asimilasyonun ne olduğunu sizden daha iyi bilirim ama bir şeyi daha bilirim, vatanın, bayrağın, milletin ne olduğunu sizden daha iyi bilirim.

Oralarda biz hekimlik yeminimize sadık kalabilmek için diyoruz ki o teröristler silahı bırakacak ve o teröristler silahı bıraktığı zaman sorunumuz yok."

- "DAEŞ'li mi, PKK'lı mı bilme şansım yok"

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök "Acaba o DAEŞ teröristi Türkiye'ye nereden girmiştir, hangi kapıdan girmiştir, nasıl alınmıştır da Sayın Bakan müdahale etmiştir?" diye sordu.

HDP'den de eleştiriler gelmesi üzerine yeniden söz alan Müezzinoğlu, "Bize tedaviye gelen ve acile gelen herhangi bir hastanın DAEŞ'li mi PKK'lı mı olduğunu bilebilme şansım yok. Hekim arkadaşlarımızdan da böyle bir talepte bulunmam, bu da hekimlik etiği açısından, deontolojisi açısından mümkün değil ama onu gerekli birimlerimiz takip eder, sonra da bizden gerekli yardımı istiyorsa biz o yardımı yaparız. Benim görevim 'nedir'e bakmadan insansa yaşatmaktır" diye konuştu.

Güneydoğudaki olaylarla ilgili de Müezzinoğlu, "O silahlı teröristler orada durduğu sürece bizim sağlık hizmeti sunucularının güvenliği olmadığı sürece bize hekimlik yeminini hatırlatmaya hiçkimsenin hakkı yoktur. Silahı elinde, parmağını tetikte tutan, insanları katletmekten en ufak bir rahatsızlık duymayanlar orada duracak ve oraya gidemeyen sağlık çalışanları suçlu olacak, hekimlik yeminlerine sadık kalamamış olacaklar, pes doğrusu" ifadesini kullandı.