Zaman gazetesine kayyum atanması ve Boydak Holding'e yapılan operasyona ilişkin soru üzerine Başkabakan Davutoğlu, bazı yabancı basın organlarında AK Parti hükümetinin gazetelere el koyduğu yönünde iddiaların yer aldığını ve iş adamlarına yapılan muamelelere ilişkin haberlerin bulunduğunu anımsattı.

Davutoğlu, "Bunlar kesinlikle hukuki süreçlerdir, siyasi süreçler değil. Hukuki süreçlere olduğunu gösteren husus ne? Türkiye'de hükümetimize muhalefet eden, farklı fikirler serdeden tek gazete bahsedilen gazete değil. Diğer gazeteler, özgürce fikirlerini ifade ediyorlar, hiç kimseye de 'Niçin bu fikirleri serdediyorsunuz', diye bir sorgulama, bir şekilde bir uygulama yok" diye konuştu.

Türkiye'de hükümetten, AK Parti'den hoşlanmayan çok sayıda iş adamı olduğunu belirten Davutoğlu, bazı iş adamlarının kendilerini şu veya bu gerekçeyle beğenmiyor olabileceğini söyledi.

Kendisiyle birlikte İran'da bulunan iş adamlarının kime veya hangi partiye oy verdiğini bilmediğini aktaran Davutoğlu, iş adamlarıyla Silopi'de yoğun bir gün yaşadıklarını, sonra da birlikte İran'a geldiklerini anımsattı.

İş adamlarıyla görüşmelerinde kime oy verdiklerini düşünmediğinin altını çizen Başbakan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Muhtemeldir ki bir kısmı bize oy vermedi, başımızın üzerinde yerleri var. Ta ki iş adamı olarak iş adamlığı yapsınlar onların her meselesini, hangi iş adamımız kime oy vermiş ve bize vermemiş olduğunu bilsem dahi, onlara her türlü imkanımızla yardımcı olmak bizim görevimiz. Burada aranızda her gazeteden temsilciler, her yayın organından. Muhtemeldir ki bazılarınız bizimle aynı düşüncede olmayabilirsiniz, hiçbirinize bir ayrım yapmadık, yapmayız. Peki burada olan husus ne? Burada iş adamlığı yapmaktan daha çok Türkiye'de bir siyasi operasyonun parçası haline gelmek gibi bir çabası olan, sadece bu grubu kastetmiyorum, ilkesel bir şey söylüyorum, gazetecilik yapmaktan daha çok Türkiye'de siyasal bazı operasyonların hatta bazı kara para aklama operasyonlarının da parçası olarak değerlendirilmiş bu iddialarla açılmış bir hukuki süreç var. Ve bu hukuki sürece çok açık net ifade ediyorum, hiçbir müdahalemiz olmamıştır. Her iki süreç de tamamıyla hukuki şekilde seyretmiştir. Ne benim ne de herhangi bir arkadaşımın dolaylı ya da doğrudan bir müdahalesi söz konusu olmamıştır, olmaz da."

"TÜRKİYE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ NOKTASINA GELDİĞİ DÜZEYDEN GERİYE DOĞRU HİÇ GİTMEYECEKTİR"

Türkiye'nin demokratik hukuk devleti olduğunu belirten Davutoğlu, "Demokratik hukuk devleti meşruiyetini halktan alan bir hükümete karşı açık bir darbe teşebbüsü niteliği taşıyan bir faaliyet içinde yer alanların yaptıkları faaliyetin ekonomik mi, gazetecilik mi olup olmadığı konusunda sorgulama hakkı da vardır. Türkiye basın özgürlüğü noktasına geldiği düzeyden geriye doğru hiç gitmeyecektir ama kimsenin de basın veya başka araçları kullanarak devlet içinde bir paralel yapılanmanın aracı, meşruiyet sağlayıcısı olarak faaliyet yapmak suretiyle bir vesayet odağı oluşturmasına da herhalde göz yummamamız lazım" şeklinde konuştu.

Bu süreçlerin hukuki olduğunu ve isteyenlerin itiraz edebileceğinin altını çizen Davutoğlu, "Siyasi bir boyutu yoktur, siyasi boyutu varsa eğer bu el konan veya kayyum atanan kurumların, onların yaptıkları bazı illegal siyasi faaliyetler sebebiyle siyasi boyutu vardır, yoksa bizim onlara bir hukuki süreç işletilmiş olması dolayısıyla değil. Bunu da bu şekilde değerlendirmek lazım" dedi.

Brüksel'e de bir ziyaret gerçekleştireceğini anımsatan Davutoğlu, orada da gündemin bu konuyla işgal edilmeye çalışılacağını ifade etti.

Gece-gündüz Türkiye'de reform yapmaya ve Türkiye'nin gündemini olumlu bir zeminde sürdürmeye çalıştıklarını belirten Davutoğlu, "Bu olumlu zemini bu anlamda bu hukuki süreçleri başka yerlere çekerek lekelemeye veya olumsuz bir algı oluşturmaya da kimsenin çaba sarf etmemesi lazım. Türkiye demokratik hukuk kuralları neyse onu işletir, burada da hükumetimizin hiçbir dahli olmamıştır, dediğim gibi. Bugün özgürce herkes fikrini ifade ediyor herkes özgürce iş dünyasında ekonomik faaliyetini yapıyor ta ki kimse gizli gündemlerle başka çabalar içine girmemiş olsun."