Başbakan Ahmet Davutoğlu, Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Kadın Hayattır” buluşmasına eşi Sare Davutoğlu ile birlikte katıldı. Toplantıda konuşan Başbakan Davutoğlu’na kürsüde bulunduğu süre içerisinde kadın koruma polisleri eşlik etti.

“İLAHİ MESAJIN MUHATABI ERKEK YA DA KADIN DEĞİL İNSANDIR”

İslam kültüründe kadınların hiçbir zaman erkek karşısında ikincil bir konumda tutulmadığını söyleyen Davutoğlu, “Hem İslami değerler açısından, hem de milletimizin sahip olduğu değerlerler açısından kadın, hiçbir zaman erkek karşısında ikincil bir konumda tutulmamış, kadın sorunu bizde hiç yaşanmamıştır. İslam insanı muhatap almış, erkeği andığı yerlerin çoğunda kadını da anarak eşitlik vurgusu yapmıştır. İlahi mesajın muhatabı erkek ya da kadın değil insandır” diye konuştu.

“MİLLİ İRADENİN EN BÜYÜK KORUYUCUSU KADINLARIMIZDIR”

Türkiye’de dünyanın gelişmiş birçok ülkesinde önce kadına seçme ve seçilme hakkının verildiğini hatırlatan Davutoğlu, “Daha çok kadınımızı siyasette görmek istiyoruz. Bu konuda seçimlere damgasını vuran teşkilatımızın kadınlarına selam ediyorum. Biliyorum ki bugün ben sizin huzurunuzda hitap edebiliyorsam en çok kendimi borçlu hissettiğim kesim 1 Kasım’da sandıklara giden AK yürekli kadınlarımız olmuştur. Seçim kampanyalarında yağmur altında bizimle milli iradeyi temsil eden kadınlarımızı unutmamız mümkün olur mu. Siirt’te baskı altında mitinge gelip oy kullanan, sonra darp edilen genç kızlarımızı unutmak mümkün olur mu? Milli iradenin en büyük koruyucusu, hamisi kadınlarımızdır. Bizim siyasetimizin esası insan onurudur. Siyasetimizin temeli kadınlarımızın onuruna ve insanlık onuruna sahip çıkmaktır. Erkeklik onuru ise ancak kadınlara saygı ile hürmetle başlar. Kadınlara saygı göstermeyen erkeklerin onuru da olamaz, izzeti de olamaz, saygınlığı da olamaz. Annesinin elini öpmeyen, kız evlatlarının başını okşamayan erkeğin, insanlık onurundan nasibi yok demektir” ifadelerini kullandı.

Yaşanan terör olaylarının kadınların ve annelerin yüreğini burktuğunu vurgulayan Davutoğlu, “Terör olayları can alıyor. ‘Analar ağlamasın’ diye çıktığımız yolda en büyük dayanağımız annelerin vicdanı idi. Bizim inancımızda her can azizdir. Biz yaratılanı Yaradan’dan ötürü severiz. Nesilden nesile bu değerlerimizi aktararak toplumsal hayatımızı huzur içinde sürdürdük. İnşallah bundan sonra da bu değerleri yaşatmaya devam edeceğiz. İnsana insan olmanın hakikatini ilk anlatacak olan kadınlarımızdır. Her insanın ilk öğretmeni annesidir. Şimdi terör olayları var. İnşallah bu günler geçecek hep birlikte huzurlu baharlarda bu ülkeyi şenlendireceğiz. Baharı annelerimizle, kızlarımızla inşallah barış içinde karşılayacağız. Terör vesilesi ile tek bir canın kaybedilmediği güzel günlere inancımız tamdır. Bu ülkede inşallah hiçbir anne terör nedeniyle evladını kaybetmeyecek. Bu belanın da üstesinden geleceğiz” şeklinde konuştu.

“TÜRK VE KÜRT KADINLARINI KİMSE AYIRAMAYACAK”

Silopi ziyareti sırasında tanıştığı iki örnek kadını anlatan Davutoğlu, “Biri şehit annesi bir Kürt kadını. Akide Barkın. Bize evini açtı. Bütün evlatları ve eşi ile birlikte bizi ağırlarken ‘Allah devlete ve millete zeval vermesin’ dedi. Bütün Kürt anneler adına o zor günlerde birileri barikatlar kurarken o anne al bayrağa sarılmış oğlunun cenazesi önünde milletin değerlerine sahip çıkmanın en güzel örneğini verdi. Bütün şehit annelerimize en derin hürmetlerini sunuyorum. Diğeri yine örnek bir kadın. Çocuklar eğitimsiz kalmasın diye bir an öğretmenliği bırakmayan Tugay Komutanımızın eşi Lütfiye Ekinci. Kendisini tanımaktan büyük gurur duydum. Bir öğretmen olarak gurur duydum. Eşi Tugay Komutanı olarak terör belasına karşı nöbet tutarken, Lütfiye hanım da çocuklara okuma yazma öğretiyor. Türkiye’nin birliği beraberliğinin sembolü bu iki kadındır. Bu Türk ve Kürt kadınlarını kimse ayırmayacak. Eğer Türk ve Kürt kadınları el ele verirlerse bu ülkenin birliğini bütünlüğünü kimse yok edemez” dedi.

“SİLOPİ’Yİ, CİZRE’Yİ, SUR’U BÖLGENİN ÖRNEK KENTLERİ HALİNE GETİRECEĞİZ”

Artık devletin şefkat elini gösterme zamanı olduğunu vurgulayan Davutoğlu, “Biz bu acıları sarmak için devletin şefkat elini hissettirmek için kapsamlı bir çalışma içindeyiz. Terör örgütünün bozduğu huzuru kalıcı şekilde tesis etmek için büyük bir seferberlik başlattık. Birlik, huzur ve demokrasi seferberliği. Silopi’yi, Cizre’yi, Sur’u bölgenin örnek kentleri haline getireceğiz. Terörün yol açtığı yaraları bir an önce saracağız” diye konuştu.

“ÇOCUKLARIMI UYURKEN ÖPMEDİĞİM TEK BİR GECE OLMADI”

Konuşmasında kadına şiddet konusuna da değinen Davutoğlu, şunları söyledi:

“Son yıllarda dünyayı tehdit eden kadına şiddet meselesi büyük insanlık ayıbıdır. Rahmetli Özgecan’ı ne zaman hatırlasam hala içim sızlar. Ben de bir kız babasıyım. Kız babası olmanın ne demek olduğunu en yakından bilirim. Eve kaçta gelmiş olursam olayım ilk evladımdan bu yana gece çocuklarım uyurken öpmediğim tek bir gece olmadı. Onların uykulu halleri ile ’babacım’ diye sarılmalarını hissetmeden uyku bana haram olsun. Şehit annelerinin bu psikolojilerini anlamadan durmak mümkün mü? Bilinsin ki 78 milyon içindeki her kız çocuğunun kendi babası dışında ikinci babası da benim. 78 milyon içindeki her kadının ikinci kardeşi de benim. Onlara yönelecek her el doğrudan bize, vicdanımıza, irfanımıza yönelmiştir. Elbette evlatlar arasında ayrım yapılmaz ama ben her zeminde kızlarımıza pozitif ayrımcılığı savundum. Oğullarımız alınmasın ama kızlarımızın kıymeti bir başkadır.”

“KADINLARIMIZIN ONURUNA SAHİP ÇIKIN”

Kürsüden erkeklere çağrıda da bulunan Davutoğlu, “Nerede olursa olsun kadınlarımızın onurlarına sahip çıkın. Kendiniz şiddet uygulamadığınız gibi şiddet uygulayanı gördüğünüzde durmayın müdahale edin ve kadına karşı şiddeti mutlaka durdurun” ifadelerini kullandı.