Burhan Can Terzi Kırımoğlu ile Kiev’de görüştü

Elbette Kırım hayat meselesi ama bizim için Türkiye daha da önemli. Kırım’ı kaybedebiliriz sonra geri alabiliriz. Ama Allah göstermesin Türkiye’ye bir şey olacak olursa son ümidimiz de kalmaz. Elimizden gelecek bir şey olursa Türkiye için her şeyi yapmaya hazırız” diye çınlıyor hâlâ kulaklarım. Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun son sözleriydi bunlar bizimle vedalaşmadan önce. Eskiler onu Mustafa Cemiloğlu, Ruslar Cemilev olarak tanıyor. 
1943 yılında dünyaya gözlerini açıp zulümle karşılaşan, henüz 1 yaşındayken Karadeniz kıyılarından Hazar’ın öte tarafına savrulan ama bu zulmün hesabını sormak için canını ortaya koyan Kırım Tatarlarının lideri böyle demişti işte. Yüreği bedeninden büyük olan, demir parmaklıkların ardından “demir perdeyi” sallayan Kırımoğlu Türkiye’nin, Türk halkları için değerini bu sözlerle anlatıyordu.
Rusya’nın 2014’te Kırım’ı ilhak etmesinin ardından, doğduğu topraklara girişi yasaklanan Ukrayna Milletvekili, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile görüşmek için Kiev’in yolunu tuttuk. Hayatını hürriyet mücadelesine adamış 73 yaşındaki dava adamının son derece mütevazı evine girerken ayakkabılarımızı çıkarıp terliklerimizi giydik. Bizi kendi evimizde hissettiren Kırım Tatarlarının liderinin evinde ilk dikkatimi çeken geniş kütüphanesi ve müzik çalar oldu. Artık Kırım’ı konuşmanın vakti geldi diye düşündüm. 2014 krizinden başladım sorularımı sormaya. Kırımoğlu da tüm samimiyetiyle cevapladı. 
2008 YILINDA UYARDIK AMA.. 
¥ 2014 Kırım Krizi’ni hazırlayan etkenler nelerdi?

Aslında Putin hiçbir toprak iddiası olmadığını ardı sıra ilan etmişti. Ama aynı zamanda Rusya’da çeşitli kuruluşlar vardı ve Kırım ile ilgili propaganda yapıyorlardı. Jirinovski gibi siyasi adamlar, milletvekilleri kışkırtıcı propagandalar yaptı. Rusya da daima orada yaşayan bölücü grupları destekliyordu. Ama Ukrayna maalesef bunlara karşı hiçbir tedbir almadı. Aslında 21. Yüzyılda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde veto hakkına sahip olan bir memleketin, başka bir ülkeye gelip de onun toprağını zapt edeceği hiç kimsenin aklına gelmiyordu. Ama biz 2008 Gürcistan-Rusya savaşından sonra “Alarm” vermiştik. Dedik ki, “Sırada Kırım olabilir.” Bazı tekliflerimizi söyledik: Birincisi Sivastopol’a yerleştirilen Rusların üssü hakkındaki anlaşmanın iptal olması lazım. İkincisi Ukrayna’nın ana toprağından Kırım’a yeterli sayıda asker getirilmesi lazım. Sonra Kırım topraklarındaki tüm Rus ajanlarının temizlenmesi gerektiğini söyledik. Rus konsolosluğu gizlice oradaki etnik Ruslara Rus pasaportu dağıtıyordu, onu da araştırmalarını talep ettik. Ama maalesef hiçbir şey yapılmadı. Yanukoviç iktidara geldikten sonra, her şey tam tersine yapılmaya başlandı. Rus bölücü örgütler daha kuvvetlendirildi. Ve esas olarak baskı Kırım Türkleri Milli Meclisi’ne karşı kuruldu. Yanukoviç Avrupa Birliği ile anlaşmayı imzalamayı reddettikten sonra burada biliyorsunuz olaylar başladı ona karşı. Azarov da onun uşağıydı, o da etnik Rus’tur. Yanukoviç de Ukrayna dilini çok iyi bilmiyordu. Başbakan etnik Rus, savunma bakanı etnik Rus, istihbarat başkanı etnik Rus, Cumhurbaşkanı Ukrayna dilini konuşamıyor… 

HEPSİ DE RUS AJANIYDI
¥ Rusların icraatlarına göz mü yumdular?

Bırakın göz yummayı… Hepsi Rus ajanıydı. O sebeple bu hadiseler başladıktan sonra hiçbir direniş gösteremediler. 26 Şubat’ta da Kırım işgal edildi. 
¥ Referandumdan çıkan sonuç yüzde 96 Rusya’ya bağlanmak yönündeydi? Şaibe iddiası da var...
Yüzde 83 katılım olmuş, yüzde 96’sı Rusya’ya katılmak istediğini söylemiş…  Gerçek asla böyle değil. Yüzde 83 iştirak imkânsız. Ukrayna’nın tarihinde böyle katılım olmadı. Ama en önemlisi referandum geçtikten sonra Rus istihbaratı bizim adamlarımıza teklif yapmışlardı; onların raporlarının kopyasını satmak için. Çok büyük para istediler. Satın almadık ama o raporları gördük orada. Kırım’daki Rus istihbaratının adamları kendi müdürlerini Moskova’ya rapor ediyorlar. Ve orada hep gerçekleri yazıyorlar. O yazdıklarına göre referanduma yüzde 38.04 iştirak olmuş.  Tabii ki bu referandumu kimse tanımadı.
 ¥ 2014 Kırım krizi öncesi Putin’in sizinle bir görüşme talep ettiği ancak sizin kabul etmediğiniz söyleniyor?
15 Ocak 2014’te Tataristan ile Kırım arasında iş birliği konusunda anlaşma yapacaktık. İş adamlarımızdan oluşan bir heyetle görüşme yaptık. Ama konuşmanın sonunda Tataristan’ın Rus temsilcisi bana “Putin sizi davet ediyor, sizinle görüşmek istiyor” dedi. Ben de “Neden Putin benimle görüşmek istiyor” diye sordum. O da “Kırım’ın geleceği konusunda” diye cevap verdi. O zaman da Yanukovic iktidarda, daha kaçıp gitmemişti. Temsilciye “Kırım’ın statüsü, geleceği sizi neden ilgilendiriyor, Kırım Ukrayna’nın toprağı” dedim. “Rusya tarafından Kırım Tatarlarına yardım yapılmak isteniyor” diye toparlamaya çalıştı. Neyse ben görüşmeye razı gelmedim. Sonra olaylar patlak verdi, Rus askerler Kırım’a girdi. 
PUTİN’E TOKAT GİBİ CEVAP
Giderayak bir telefon daha geldi “Putin sizinle görüşmek istiyormuş ne dersiniz” diye. “Hayır Putin benim seviyem değilim” dedim. Başbakan Yatsenyuk’la görüşüp, Rusların talebini söyledim. Başbakan da “Putin’in size ne söyleyeceği, ne teklif edeceği belli. Siz bilirsiniz” dedi.  
Putin ile görüşmeye gittim. Putin bekliyordu beni. Sonra yukarı ikinci kata çıktık. 40-45 dakika olaylar hakkında konuştuk. 
Putin “Çok memnun olacaksınız, tüm haklarınız yerine gelecek. Cennet olacak Kırım, Tatarlar için. Rusya çok güçlü ülkedir. Ukrayna’nın 23 yılda yapamadığını biz, birkaç içinde yapacağız” dedi.  Cevabım “Evet Kırım Tatarları’nın büyük problemleri var. Bu problemlerin kaynağı 1944 yılında başladı. Ruslar bizi sürgün etti, soykırım uyguladı. Elbette Rusya’nın büyük borcu var. Ama bize gerçekten iyilik yapmak istiyorsanız, derhal askerlerinizi bizim toprağımızdan çıkarınız” oldu. 
Sonra da “Kırım Tatarları Rusya ile Kırım arasında bir köprü olabilir. Daha yakın olacağız Türkiye’ye” diye üsteledi. Ama “Ukrayna ile Türkiye arasında iyi bir köprüyüz. Başka bir köprüye gerek yok” diyerek tavrımı değiştirmedim. 

MOSKOVA KAPISINA DAYANDI
¥ Bu görüşmeden ne kadar sonra size Kırım’a giriş yasağı getirildi?

Bu görüşme 2 Mart’ta oldu, 19 Nisan’da bana yasak getirdiler. Ben Putin’le olan görüşmenin ardından doğrudan Brüksel’e gittim NATO toplantısına. Orada konuşma yaptım. Ertesi gün de New York’a gittim güvenlik konseyi toplantısında durumu anlattım. Sonrasında Kırım’a döndüm. Ama çıkarken 19 Nisan’da sınırdayken bana bir kağıt verip “Bu karara göre 19 Nisan’dan itibaren 5 yıl süreyle Rusya topraklarına girişiniz yasak” diye yüzüme kararı okudular. Ben de anlamamış gibi “Neden Rusya’ya yasaklıyorsunuz. Ben sizin hapishanelerinizden 1986’da serbest bırakıldıktan sonra Rusya’ya gitmedim, gitmeyecektim de. Ama sizin Putin’iniz davet etti o yüzden gittim. Neden bu yasak” dedim. Onlar da “Kırım artık Rusya toprağıdır. Burası da yasak” dedi. “Oo öyleyse siz çok iyimser adamlarsınız. 5 yıl Kırım Rusya’da kalacak mı zannediyorsunuz” dedim ve öyle çıkış yaptım. Ancak ertesi gün Rus propagandası yapan gazeteler “Hiçbir yasak olmadı” türü yayınlar başlattı. Gerçekten de yüzüme okunan kağıt da hiçbir mühür, imza yoktu. Sahte bir şeye benziyordu. Madem ki siz inkar ediyorsunuz öyleyse ben Rusya’ya gidiyorum dedim. O zaman Ukrayna ana toprağı ile Kırım arasında sınırlar vardı; uçak yok, tren yok. Ben de uçağa binip Moskova’ya gittim. 
ERDOĞAN’IN HABERİ VARDI 
Havaalanında pasaportlarımız alındı bir saat boyunca hiçbir ses seda yok. Bir saat sonra gelip “Size içeri giriş yasak” dediler. Geri Kiev bilet verip, girişimize izin vermediler. Ve o gece geri dönüp arabalarımızla Kırım sınırına gittik. Sınırda bırakın pasaport kontrolünü askerler toplanmış, tanklar dizilmiş sanki onlarla savaşa gidiyormuşuz gibi. Kırım’dan da sınıra bizi karşılamak için 5 bine yakın insan gelmişti. Benim içeri alınmadığımı insanlar anlayınca ortalık karıştı. Sonra bizim arkadaşlar olaylar büyümesin diye müzakere etmeye çalıştı. “Hani imzalı kağıdınız, niye Kırımoğlu’nu sokmuyorsunuz” diye sordular. Onlar da “Bize Moskova’dan emir geldi” dedi. Sonrasında Türk Büyükelçisi bana telefon açtı. “Oradaki olaylardan hem Erdoğan, hem Davutoğlu haberdarlar. Size büyük bir ricamız var ne olur sınırdan çekiliniz. Biz sizin Kırım’a girişinizi diplomatik yollardan çözeceğiz” dedi. Birçok girişimde bulunuldu ama Putin’in tavrı değişmedi. 

Erdoğan’a Putin’e sorun dedim,  “Benden niye korkuyor’

¥ Türkiye ile Rusya arasındaki uçak krizine ne diyorsunuz?
Ben bu olay yaşanmadan önce Davutoğlu’na söylemiştim.  “Rus uçakları Türkiye’nin sınırlarını geçiyor. Ne zaman düşüreceksiniz” diye soruyordum zaten.
¥ Cumhurbaşkanı Erdoğan’la sık görüşüyor musunuz?
Kırım konusu hakkında benden bilgi alıyor kendisi. Bir anımızı anlatayım. Ben girişim yasaklandıktan sonra, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’a Putin’e bir sorumu iletmesini rica ettim. “Sayın Cumhurbaşkanım lütfen Putin’e sorar mısınız büyük ülkenin lideri olduğunuz halde neden bu kadar korkaksınız? Neden Kırım Tatarlarının Lideri Mustafa Cemil Kırımoğlu’nu, kendi toprağına girmesinden korkuyorsunuz?” dedim. Gülerek “Tamam” dedi. Bu konuşmayı yaptıktan sonra Erdoğan ile Putin’in uzun süre Kırım konusu hakkında konuştuklarını biliyorum. 
¥ 2014’ten 2016’ya çok hareketli bir süreç yaşadınız. Hayatını Kırım Türklerine adamış biri olarak isteğiniz arzunuz nedir?
Benim hayatımın tek bir manası kaldı. O da Kırım’ın serbestliğini görmek. O da yakın zamanda gerçekleşecektir. Bu yaptırımlar devam ederse Rusya’nın geleceği parlak değil zaten. Dağılma ihtimali var, bunu umut ediyoruz. Rusların işlediği cinayetler var, 6 binden fazla insanımız öldü. 2 milyona yakın insanımız da göç etmek zorunda kaldı. Milyar dolarlarca maddi zarar da verdiler. Bunların hesabı ne olacak. Terk etmekle bitmez. Mahkemeler kurulup Rusya bu mahkemelerde cinayetlerin hesabını vermeli. 
TÜRK KÜLTÜR BİRLİĞİ MÜMKÜN
¥ Putin 2 yıl önce size Türkiye ile yakın olmak istediğinizi söylemiş. Şimdi Rusya’nın Suriye’deki etkinliği de malum. Putin’in Türkiye özelinde gizli planları mı var sizce?

Rusya çok akılsız adımlar attı. Kırım’ı  işgalde tutmak için her yıl 4-5 milyar dolar masraf ediyorlar. Kırım yarımadasının yüzde 85’inin elektriği Ukrayna’dan geliyor. Erzak da aynı şekilde. Bu yaptırımlardan dolayı hazinesinden 150 milyar dolar masraf etti. Rusya’nın esas gelirini yer altından çıkan kaynaklardan elde ediyor. Bu fiyatlar böyle devam edecek olursa Rusya’nın işi bitti. Şimdi bir de Suriye hareketi var ama orada amaçlarına ulaşamıyorlar. Putin gerçekten Rusya’nın çıkarlarını düşünmüş olsaydı bu adımları atmazdı.
¥ Alparslan Türkeş ile dostluğunuz vardı. Şimdi onun partisi kendi tabanında hayal kırıklığı oluşturuyor. MHP’nin eleştirdiğiniz taraflar var mı?
Almanya’da MHP’nin bir kurultayına katılmıştım. Yine Bahçeli zamanıydı. Arkadaşlar çıkışta kurultay hakkındaki fikirlerimi sordular.  Ben de dedim, “Eğer Kırım’da böyle kurultay geçirmiş olsaydım, beni kovarlardı, döverlerdi bu ne biçim demokrasi” diye. Demokrasi tarafından çok eksikleri var. Bugün de bu eksikliğin neticesini yaşıyorlar. Ama Meral Akşener’i beğeniyorum, iyi bir siyasetçi.
¥ Siz Kırım Türkleri’ne hayatınızı adadınız. Peki sizin düşüncenizce var mı bütün Türk halklarını bir araya getirmek?
Bu konuda Atatürk’ün fikri var. Bütün Türk devletlerini bir devlet yapmak hayaldir ama kültürel birlik elbette oluşturulabilir. 
¥ Küresel çağda milliyetçilik bir kişinin ya da topluluk için olması gereken bir kavram mı?
Benim anladığım milliyetçilik “Kendi milletini sevip başkasına zarar vermemektir.” Elbette her insanın içinde olmalıdır. Fakat başka milletlere ırkçılık yapmaya karşıyız.