Avrupa'ya mülteci akınının durması için Türkiye'ye umut bağlayan AB, 7 Mart zirvesinde Başbakan Davutoğlu'nun sunduğu şartları büyük ölçüde kabul etti. Ancak Türkiye'nin AB ile beş başlığın müzakereye açılması talebi Kıbrıs Rum engeline takıldı. AB, başka bir başlığın açılmasını önerdi. Türkiye'nin haziranda vizesiz Avrupa hedefine ise onay çıktı. Zirve sonrası yapılan açıklamaya ise Davutoğlu'nun Brüksel'de kurulan PKK çadırıyla ilgili sert eleştirileri damga vurdu.

PKK ÇADIRINA SERT ÇIKTI

Brüksel'de PKK'lıların kurduğu çadırı eleştiren Davutoğlu, "78 milyon yastayken, patlamayı yapan aynı terör örgütü bu binanın yakınında destekleyebiliyorlar. Terör örgütleri arasında fark göstermemeliyiz" dedi.

BBC MUHABİRİ: SİZE Mİ ERDOĞAN'A MI İNANALIM?

BBC News muhabiri Chris Morris, "Siz iyi bir gün dediniz ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan göç meselesinde 'Avrupa işine baksın, Türkiye'ye ders vermekten vazgeçsin' dedi. Acaba size mi inanmalıyız yoksa Cumhurbaşkanı'na mı kime inanmalıyız?" diye sordu.

"GERÇEĞİN FARKLI YÜZLERİ VAR!"

Davutoğlu bu soruyu yanıtlarken, "Gerçeğin birçok yüzü var. Cumhurbaşkanımız bir yüzünü, ben diğer yüzünü gösteriyorum. Bunlardan biri, şu anda önünüzdeki üç lider, bir anlaşmaya varmak için beraber çalıştı. Tusk, iki kez Türkiye'ye geldi. Birkaç gün önce Türkiye'deydi. Biliyorum ki uyumadı; diğer ülkeleri de ziyaret etti. Ben de buraya uyumadan geldim. Avrupa'daki gerçekliğin bu yüzü, liderlerin sığınmacılar için bir çözüm bulmaya çalışması" dedi.

"DİLENCİLERE PARA ATANLAR DA AVRUPALI!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gerçeğin başka yüzüne dikkat çektiğini belirten Davutoğlu, "Gördüğümüzden eminim, bazı Avrupalılar, bir videoda, sığınmacılara bozuk para atıyordu. Sanki kuşlara atarmış gibi. Sığınmacılar ise bu bozuklukları almak için koşuşturuyordu. Müslümanların Avrupa'da yeri olmadığını söyleyen lider var. Gazetecilere saygı duyuyorum ancak bazı gazeteciler, sığınmacıların daha güvenli bir yere geçmesini önlemek için onlara çelme taktı" diye konuştu.

"ELEŞTİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ!"

Türkiye'nin doğruya erişmek için her zaman Avrupa'nın diğer yüzüne karşı eleştirisel olmayı sürdüreceğini kaydeden Davutoğlu, şöyle devam etti: "Terör saldırısının ardından beni arayan her tüm liderlere teşekkürlerimi ilettim. Bu teröre karşı dayanışmadır. Fransa Cumhurbaşkanıyla beraber Paris ve Ankara'daki saldırıları konuştuk. Bu gerçeğin diğer yüzüyse, Ankara'da otobüs bekleyen çocukları, kadınları, gençleri, 35 kişiyi öldüren terör örgütü. Düşünebiliyor musunuz, bir araba otobüs durağına geliyor ve patlatılıyor. Ailelerine gitmek için bu otobüs durağında bekleyenler, hayatını kaybediyor. Bazılarının ise kimliklerini belirlemek bile çok zordu. Çünkü vücutları tamamen parçalanmıştı. Bu terör örgütü, bugün aynı sembolle Brüksel sokaklarında gösteri yapıyordu. Siz nasıl hissederdiniz? Kendinizi Cumhurbaşkanı Erdoğan ve benim yerine koyun."

"HERKES BİZİM DUYGULARIMIZI ANLAMALI"

Terör örgütü PKK'nın saldırılarının DAEŞ'in Ankara ve Paris'teki saldırılarından bir farkı olmadığını söyleyen Davutoğlu, PKK sembolleriyle gösteri yapılmasının Türklerin acısının gözardı edilmesi oluğuna dikkat çekti.

Başbakan Davutoğlu, "DAEŞ ve PKK arasında bir fark yok. Herkes bizi bizi dinlemeli ve duygularımızı anlamalı. Buraya gelmeden önce hastaneyi ziyaret ettim, yaralıları gördüm. Biz diğer ülkelerin acılarına saygı duyuyoruz, diğerlerinin de bizim acılarımıza saygı göstermesini bekliyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan buna dikkat çekti. Gerçeğin bu yüzüne dikkat çekti" diye konuştu.

JUNKER RAHATSIZ OLDU

Başbakan Davutoğlu, daha barışçıl bir kıta için bu konuda eleştirilerinin süreceğini de vurguladı. Bunun üzerine, AB Komisyonu Başkanı Juncker ise, "İnsanlar, yaptığı yorumlar konusunda dikkatli olmalı ve bazı ifadelerde bulunmaktan geri durmalı. Belçika Krallığı hakkındaki yorumları reddediyorum" diye konuştu.

DAVUTOĞLU'NDAN CEVAP GECİKMEDİ

Başbakan Davutoğlu ise, Juncker'in sözleri üzerinde şöyle konuştu: "Bu cevabı verirken Belçika Krallığına, Belçikalı dostlarımıza, halkına saygımı da ifade etmek isterim. Burada bir ulus, bir ülke zikretmedim konuşmamda. Ancak bütün ülkelerden de teröre karşı mücadelede omuz omuza verilmesini beklemek bizim hakkımız. Nasıl Türkiye'ye yönelik eleştiriler bizi bazen zorlasa da rencide etmiyorsa, Avrupalı dostlarımıza yönelik eleştirilerin onları rencide etmemesi lazım. Biz, fikir özgürlüğü çerçevesinde fikirlerimizi paylaşırız ve ortak değerlerimiz etrafında da her zaman birbirimize saygılı şekilde eleştiri dili kullanabiliriz."