TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın, 4 partinin grup başkanvekilleri ile "terör konusunda bilgi ve fikir alışverişinde bulunmak" amacıyla dün yaptığı toplantının tutanakları yayımlandı.

Tutanaklara göre, AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ve MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural görüşlerini açıkladı.

İsmail Kahraman, altyapı çalışması yapmak üzere bir araya gelindiğini belirterek, toplantı neticesinde müspet, olumlu ve somut bir netice ortaya çıkması halinde, liderlerin çağrılması yönündeki görüşünü dile getirdi.

CHP Grup Başkanvekili Özel, Mecliste grubu bulunan tüm siyasi partilerin liderler düzeyinde temsil edildiği bir zirveyi gerçekleştirmeyi istediklerini belirtti.

Gerçekleştirdikleri toplantının önemli olduğunu belirten Özel, "Ancak, ülke böyle bir durumdayken dört partinin siyasi liderlerinin davet edildiği bir toplantıdan kamuoyunun çıkaracağı algı çok daha kuvvetli olabilirdi. Bir masada siyasi partilerin liderlerinin bir araya gelebilmiş olması dahi çok önemli bir katkı sağlar diye düşünüyoruz" ifadesini kullandı.

Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, siyasi parti liderlerini toplaması gerektiğini, bunun Cumhurbaşkanı'nın görevleri içinde yer aldığını söyledi.

MHP Grup Başkanvekili Vural, liderlerin iradeleriyle bir araya geldiklerini kaydetti. Vural, "Liderler zirvesi olmalıdır" görüşüyle ilgili olarak, "Bunun ne ölçüde nasıl sağlanacağı konusu tabii bizim beyan edebileceğimiz bir konu değildir. Yani bizim böyle bir şey önermemiz çok haksızlık olur. Biz bu konuyla ilgili böyle yaptığımız zaman sorumlulukları onların üstüne atmış oluruz. Biz bu konuda yetkiliyiz ve sorumluyuz" değerlendirmesini yaptı.

Terör meselesi

TBMM Başkanı Kahraman, terör meselesi konusunda, "Kanayan bir yaramız var, bir terör hadisesi var. Adı 'PKK' olsun, 'IŞİD' olsun, 'DEAŞ' olsun yani isimler ne olursa olsun bir belayla dünya karşı karşıya; gelişmemizi önlüyor, ilerlememizi önlüyor. Ben şuna kesinlikle inanıyorum: Büyük devletiz, üstesinden geleceğiz" diye konuştu.

Oktay Vural, Meclis Başkanının da altında imzası olan ve terörü kınayan bir metnin altına bütün partilerin koyacağı bir imzanın anlamlı olabileceğini belirterek, "Teröre karşı bir tutum oluşturmak ve dışlamak konusunda bir irade beyanı oluşuyorsa bundan önce yaptıklarımız gibi bununla ilgili olarak irade beyanını imzalamaktan biz çekinmeyiz" dedi.

Terörle ilgili bir tavrın ortaya konulması gerektiğini dile getiren Vural, terörü bitirecek her türlü adımı atma konusunda da sonuna kadar destek olacaklarını vurguladı.

HDP Grup Başkanvekili Baluken, bir komisyonun oluşmasının somut bir adım olarak değerlendirileceğini ifade ederek, "Bu komisyonun geçmişteki deneyimlerle birlikte yaşanan çatışma, savaş, terör, ne derseniz deyin, bütün bu süreçlerle ilgili katkı sunacak bazı çalışmaların altına imza atabileceğini düşünüyorum" dedi.

Çözüm Süreci

AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı, 2013'te Çözüm Süreci'nin başladığını, Çözüm Komisyonu kurulduğunu anımsatarak, "Demokratik siyasetlerin gizli ajandası olmaz. Bunun üzerine bir spekülatif dili reddederim, böyle bir şey olmaz. Sonuçta, herkes ortaya döker ve alınacak kararlar toplum tarafından paylaşılır, bunun üzerine bina edilir. Çözüm süreci de esasen böyle bir zeminde yürümüştür, bunu unutmayalım" ifadesini kullandı.

Bostancı, "Toplumsal rızayı inşa etmek istiyoruz, Çözüm Süreci'yle yapmaya çalıştığımız bu. Toplumsal rızanın “evet”ini alacak bir yolda yürümek istiyoruz, toplumsal barışı kurmak istiyoruz, bunu yaparken bu ülkedeki herkesin onayıyla bu işi yapmak istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Terör örgütü PKK'nın, Çözüm Süreci yolunda "ilerlemediği için" silaha sarıldığını vurgulayan Bostancı, şunları kaydetti:

"(Ben şiddeti yükseltiyorum çünkü Çözüm Süreci başlasın). Bu garip ve çelişkili bir yaklaşım olur. Yani kan dökerek Çözüm Süreci talebi olabilir mi?

Çözüm Süreci, kim ne söylerse söylesin başarılı olmuştur. Çünkü, bugün, devrimci halk savaşının ikinci aşaması olan şehirlerde bir genel kalkışmaya temel teşkil edecek tarzda bir işe kalkıştıklarında halk arkasından gitmemiştir" dedi.

İdris Baluken ise "Uzlaşma Komisyonunda olduğu gibi, her 4 siyasi partiden eşit temsiliyetle bir çözüm komisyonunun oluşması, bu çözüm komisyonunun çözüm süreci dahil olmak üzere Türkiye'deki Kürt meselesi ve diğer temel sorunların kökenleri ve çözüm yöntemlerine dair bir çalışma yürütmesinin önemli olacağı kanaatindeyiz" ifadesini kullandı.

Dokunulmazlıklar

Grup başkanvekilleri, dokunulmazlıklar konusunda da görüşlerini dile getirdi.

Naci Bostancı, dokunulmazlıklar konusunun çok çeşitli sebeplerle gündeme geldiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Türkiye siyasetinin bir parçası. İktidara yönelik eleştiriler, 'rüşvet, ihale, iltimas' bunlar kürsüden de ifade ediliyor. 'Vekillerinizin ihale dosyaları var, koruma, zırh altında. Bu işler kotarılıyor.' vesaire şeklinde... Dokunulmazlık konusunda, ortak toplumsal vicdanı karşılayacak ve farklı siyasi polemiklere, spekülasyonlara izin vermeyecek bir çözüm bulmak gerekiyor. AK Parti'nin teklifi buna yöneliktir.

Biz eğer mevcut usuller çerçevesinde komisyonların kurulup işleri yürütmesine yönelik acil bir tavrı gündeme getirmiş olsa idik, o zaman şu tür siyasi eleştirilerle karşılaşacaktık. 'Kendi alanlarınızı, ihale dosyalarını koruyorsunuz'. AK Parti'li vekillerin korunacak hiçbir dosyası söz konusu değil. AK Parti'li vekillerinki, başka vekillerinki, herkesinki yargıya geçsin; bizim teklifimiz buna yöneliktir."

CHP Grup Başkanvekili Özel ise şöyle konuştu:

"Mutabakatla yapılacak bir anayasa değişikliğiyle, 83. maddeyi kürsü dokunulmazlığıyla sınırladığımız noktada, o bütün uzun prosedürler bitiyor, kimse kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir zırhın arkasında kalmıyor. Bu konularda aslında en tedirgin olması gereken partiler muhalefet partileridir. Çünkü dokunulmazlıklar, kürsü dokunulmazlığı ve devamındaki dokunulmazlıkların tamamı daha çok, hele hele böyle git gide otoriterleşen ve Türkiye’de herkesin endişeyle takip ettiği bir süreci yürüten bir iktidar partisi de varken, aslında muhalefeti korur ama Anamuhalefet Partisi olarak, kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir zırha ihtiyaç duymadığımızı açıkça söylüyoruz."

HDP Grup Başkanvekili Baluken, fezleke konusunda herhangi bir çekincelerinin olmadığını ifade ederek, "Kürsü dokunulmazlığı hariç, 550 vekilin tamamının dokunulmazlıklarının bir sefere mahsus değil, tamamen kaldırılmasından yanayız. Cumhurbaşkanı dahil olmak üzere, vatana ihanet dışındaki suçların dışında kalan iddialarla ilgili yargılamanın önünün açılması için HDP olarak hiçbir çekincemiz yoktur. Fezlekeler konusunda 'terör suçu' diyerek; düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında yapılan siyasi çalışmaları linçe tabi tutup hırsızlık, yolsuzluk her türlü ahlaki, yüz kızartıcı suçları ondan muaf tutan bir anlayışı ne biz kabul ederiz ne de bu toplumun vicdanı kabul eder" diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Vural, dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin Mecliste oluşan irade beyanının tam bir hukukilikle teşkil edememesi nedeniyle, dokunulmazlık zırhının bu çerçevede devam edebileceğine ilişkin endişelerinin olduğunu ifade etti. Vural, şunları kaydetti:

"Bu yapılmak istenen adımla, gerçekten bu dokunulmazlıkları kaldıracak mı yoksa bu dokunulmazlıklarla ilgili kararlar ve dokunulmazlığı kaldırılan kişilerin kullanacağı süreçlerde, aslında bu dokunulmazlık iradesini ortadan kaldıracak bir akamete mi uğrar? Anayasa ile ilgili kapsamlı bir düzenleme yapacaksak yapalım ama onun dışında fezlekeler gelmiştir. Bununla ilgili İçtüzük açıklamış, 'Karma Komisyon değerlendirir, hazırlık komisyonu kurulur, bir ay içerisinde karar verir, bu kararlar Meclise gelir, Meclis kararını verir'. Süreç, gayet açık ve nettir. Dokunulmazlıklar konusunu gönül ister ki kalıcı yapalım, bizim için hiçbir problem yok, yaparız."