Dünyanın farklı ülkelerinden gelen ve çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu 750’ye yakın işçi, Körfez Geçiş Köprüsü’nde iki yakanın birleşmesini sağlamak ve son 340 metreyi tamamlamak için 252 metrelik yükseklikte gece gündüz çalışıyor. İstanbul-İzmir arasını 3.5 saate indirecek Gebze-Orhangazi-İzmir otoyolu projesinin en önemli geçiş noktası olan İzmit Körfez Köprüsü inşaatında, Körfez’in iki yakasının birleşmesini sağlayacak son 14 tabliyenin montajı 10 gün içerisinde tamamlanacak. Köprü üzerine ilk asfalt serilmeye başlandı. İHA muhabirleri Refik Fidan ve Gürcan Yılmaz, dev projenin 252 metrelik zirvesine çıkarak çalışmaları yerinde gördü. Arkadaşımız Refik Fidan, o an neler hissettiğini şöyle anlattı:
ÖNCE EĞİTİM ALIYORUZ
Asrın projesi Körfez Geçiş Köprüsünü görüntülemek için şafak vakti düştük yollara. Sabahın erken saatlerinde Dilovası'nda bulunan Dilburnu'ndaki şantiyede hazırız. Çok sıcak karşılanıyoruz. Kalbimiz güm güm çarpıyor. Kolay mı? Dünyanın dördüncü en büyük köprüsünün ayaklarına çıkacağız. Hemen çekim planlarımızı anlatıyoruz. ona göre hazırlıklar başlıyor. Önce kısa bir iş güvenliği eğitiminden geçiyoruz. Baretimizi ve koruyucu kemerimizi takıp çıkıyoruz yola...
Denizin ortasında iki adet ayak bulunuyor, işçilerin tabiri ile keson. İlk olarak, güneyde, Altınova tarafında bulunan kesona ayak basıyoruz. İlk yaka arasındaki ulaşımı hem ana firmaya, hem taşeron firmalara ait gemiler, botlar sağlıyor. Âdeta Kabataş-Üsküdar vapuru gibi çalışıyor gemiler.
 

DİZLERİM TİTRİYOR
Ayağa zorlukla çıkıyoruz. Uzaktan baktığımızda küçücük gözüken ayak, içine girdiğimizde kocaman bir dünya olarak karşımıza çıkıyor. ‘Bismillah’ diyerek başlıyoruz çekimlere. Türkiye’nin en önemli projelerinden birisinde devam eden çalışmaları görüntülerken adrenalin katlanıyor. Önce en heyecanlı kısımdan başlıyoruz. Denizden 252 metre yükseklikteki ayağın zirvesine çıkmak için asansörü bekliyoruz. Dizlerim titriyor. 10 dakikada sonra asansör geliyor. İşçilerle biniyoruz. Bu havalı yolculukta koyu bir muhabbete dalıyoruz. 7 dakikada zirveye ulaşıyoruz. Kesonun zirvesinde kedi yolu diye tabir edilen ve halatların bağlı olduğu yolda, amansız bir çalışma var. Mühendisler, işçiler arı gibi.
 TÜRKİYE'NİN HARCI
Her gördüğümüz işçi ile samimi sohbet ediyoruz. Şanlıurfalı, Vanlı, Diyarbakırlı, Ordulu, Gümüşhaneli, İstanbullu, Karabüklü…
Japon, Koreli, İtalyan, Danimarkalı, Almanyalı. Kimisi mühendis, kimisi iş güvenlik uzmanı, kimisi müdür. Hepsi tarihi projenin tamamlanması için buluşmuş. Âdeta dünyanın mozaiği gibi. Zirvede Japonyalı ile Şanlıurfalı işçi aynı halatı tutuyor, kardeşliğe birlikte harç atıyorlar. Tüylerim diken diken oluyor. Gururlanıyorum. Zirvede selfie çekmeden olmaz diyerek sarılıyoruz telefonlarımıza. Bir tarafımız İstanbul, bir tarafımız Kocaeli, bir tarafımız Yalova. Doyum olmuyor manzaraya. Yarım saat zirvede kaldıktan sonra tekrar aynı asansörle iniyoruz. İniyoruz ama dizlerimin bağı çözülüyor. Kesonda yemekhaneden mescide, tuvalete kadar her şey mevcut. İşçilerle öğle yemeği yedikten sonra bu sefer başka bir ayağın zirvesinde buluyoruz kendimizi.
NASIL GEÇTİ 9 SAAT
İşçilerin hepsi de tarihî projede çalıştıkları için gururlu. Hepsinin ağzında aynı soru var: "Sayın Cumhurbaşkanımız ne zaman gelecek? Bize ne zaman ikramiye müjdesi verecek."
Güvenlikleri en üst seviyede. Bu tarz büyük projelerde iş kazaları kaçınılmazdır ama burada kayda değer bir vaka yaşanmamış. Nazar değmesin dileklerimizi iletiyoruz. Bir o ayaktan diğerine koştururken dokuz saatin nasıl geçtiğini anlayamıyoruz. Akşam üzeri kıyıya çıkıyoruz. Bağlantı yollarında asfaltlar serilmiş. Çevre düzenlemeleri yapılıyor. Mayıs sonu planlanan açılışa yetiştirilmeye çalışılıyor. Dönüş yolunda yüksek bir noktadan geriye dönüp köprüyü bir daha seyrediyoruz. Göğsümüz kabarıyor, duygulanıyoruz...
Körfez Projesi tüm otoban bağlantıları tamamlandığında, 427 kilometrelik bir uzunluğu ile bugüne kadar tek seferde tamamlanan en uzun yol olma özelliğine kavuşacak.