Yücel Kayaoğlu ANKARA
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, bölgede terörün etkilerinin giderilmesi için yapılan başarılı çalışmaların gölgelenmeye çalışıldığını, ancak yürütülen bu kara propagandanın boşa çıkacağının görüleceğini söyledi. Güneydoğu’daki terör operasyonlarından sonra başlatılan yaraları sarma ve yeniden imar çalışmalarının koordinatörlüğünü yapan Bakan Yılmaz, gazetemizin sorularını cevapladı. Yılmaz’ın sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:
 Operasyonların bittiği yerde nasıl bir çalışma yürütülüyor, yol haritanız nedir?
 Biz çalışmalarımızı fiziki boyut ve şehirleşme, sosyal boyut, ekonomi ve istihdam olmak üzere üç başlıkta topladık. Yol haritamız şu: Operasyonlar bittikten sonra hızlı bir şekilde hasar tespitlerini yapıyoruz. Buralarda Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız yeni bir planlama çalışması yapıyor. Zarar-ziyanın ölçeğine göre daha hafif olanları hemen tanzim ediyoruz. 10 bin liraya kadar ödeme yapıyoruz.   
 Teröristler sadece evlere değil, içindeki eşyalara da zarar veriyor. Bu konuda da bir destek olacak mı?    
Evleri hasar görenlerin eşyaları ile ilgili de standart bir uygulama yapıyoruz. Evlerindeki hasar oranı neyse miktarın yüzde 10-12’si oranında ayrıca yardım yapıyoruz. Eşya yardımı yapıyoruz. Esnafın yapısına da bir zarar geldiyse onu da aynı şekilde tanzim ediyoruz. 
7 BİN KİŞİYİ İŞE ALDIK
Bölgede ekonomi de durma noktasına geldi. Bu konuda acil tedbirler alıyor musunuz?

 Terör ve terörün etkileri nedeniyle yerel ekonomide ciddi problemler yaşandı. Esnaf ve yerel ekonomiyi canlandırmak için çeşitli tedbirler alıyoruz. Belli sayıda genci 9 ay boyunca çalışmak üzere işe alıyoruz. Cizre’de bu kapsamda 2 bin kişi, Silopi’de bin 200, İdil’de 750,  Sur’da 3 bin kişi olmak üzere 7 bine yakın genci istihdam ettik. 
 Peki uzun vadeli olarak ekonomiyi canlı tutmak için bir eylem planınız var mı?
 Uzun vadede bölgedeki yatırımları canlandırmak ve komşu ülkelerle ticareti artırmayı hedefliyoruz. Mesela Şırnak çok stratejik bir konumda. Lojistik imkanları var, Habur’a yakın. Neden orası lojistik bir merkez olmasın? Bunlar neden yapılmasın. 
Sur’un restorasyonu konusunda insanların kafasındaki soru işaretleri nasıl giderilecek?
Sur çok farklı bir yer. Orayla ilgili özel bir çalışma yapılıyor. Bir defa Sur insanlık mirası. UNESCO dünya insanlık mirasında dahil edildi. O nedenle bizim yapacağımız her şey bir defa UNESCO’nun prensiplerine uygun olacak. 2012 yılında koruma amaçlı imar planı yapıldı. Her şey buna göre yapılacak. Ama maalesef yerelde hükümetin bu çalışmalarının halkta uyandırdığı olumlu etkiyi kırmak ve gölgelemek için kara bir propaganda yapılıyor.
 Vatandaşın Sur konusunda ikna olduğunu düşünüyor musunuz?
 Sur’da operasyonlar daha yeni bitti. Önce zarar ziyan tespit edilecek. Ardından oraya danışma ofisleri kuracağız. Gelen vatandaş bilgilendirilecek. Ama ilkelerimiz açık: Hiçbir esnafımızı mağdur etmeyeceğiz. Kesinlikle kara propagandaların boş olduğunu herkes görecek. Önce evi yıkılan veya kullanılamaz duruma gelenlerle ilgili ihtiyaçlar karşılanacak. Diğer taraftan projesi hazır olan yapılarla ilgili çalışma yapılacak. Mesela, sokak sağlıklaştırılması projesi...
 Bu projeden kastınız nedir?
 Sokak sağlıklaştırma derken aslında giydirme yapmaktan bahsediyoruz. Diyelim ki bir sokak var. Orada binalarımızı koruma imar planına göre daha estetik bir hale getireceğiz.  Bütün bu çalışmaların bizzat sorumluluğunu üstlendiniz. Zamanınız çoğunu bölgede mi geçiriyorsunuz?
 Doğru, Sadece Şırnak’a 4 kez gittim bir ay içinde. Bütün çalışmaların başında bizzat bulunuyorum. Ankara’da da defalarca koordinasyon toplantıları yaptık. Yerele de gidip, bizzat esnafla ilgili taraflarla birebir katılımcı toplantılar gerçekleştireceğiz. Öyle masa başında bu işler olmayacak. 

İran’la yeni dönem başlıyor

İran’la ilişkiler konusunda siz vekil tayin edildiniz. İki ülke arasındaki ilişkilerde nasıl bir yol izlenecek?
 Evet, Karma Ekonomik Konseyi Başkanı ve vekil tayin edildik. Konseyi Ankara ve Konya’da topladık. Çok verimli geçti. Ticaret alanında, tercihli ticaretimiz var. Onu genişletme yönünde müzakerelerin başlatılması kararını aldık. Diğer taraftan yatırımları karşılıkları artırma, özel sektörleri her fırsatta buluşturma konusunda bir anlayış birliğimiz var. Bankacılık finans alanında ambargolar sonrası dönemde daha etkili bir çalışma ortamı oluşturma yönünde kararlar aldık. Özel ve kamu bankaları bunu değerlendirecekler. Bir taraftan turizm önemli bir alan. Geçen sene Türkiye’ye 1.7 milyon İranlı turist geldi. Bu sene de artıyor. İran da turizme önem veriyor. Türkiye’nin de turizm alanında ciddi tecrübesi var. Burada iş birliği yapmaya ve karşılıklı dayanışmaya karar verdik. Gümrük kapıları ile ilgili konular da ele alındı.
İran’la Türkiye arasında bazı siyasi konularda farklı bakış açıları var, bunlar ilişkileri nasıl etkiler?
 Belli konularda siyasi konularda İran’la farklı düşünebiliriz ama, her konu kendi mecrasında ele alınmalı. Ticari  ve ekonomik konuların siyasi görüş farklılıklarından etkilenmemesi temel yaklaşımımız. Siyasi konularda da diyalog içinde olmak. Varsa bir farklılığımız onunla ilgili çalışma yapılması temel hedefimiz.
 Terörle mücadele konusunda İran’la nasıl bir iş birliği yapılacak?
 Zaten Sayın Ruhani ve Sayın Cumhurbaşkanı vurguladılar. Terörle mücadele, temel işbirliği alanlarından bir tanesi. Türkiye ve İran, Ortadoğu’nun iki büyük gücü. Bölgenin istikrarı için işbirliği yapmamızda büyük fayda var. Özellikle bu mezhep çatışmalarının önüne geçmek için İran-Türkiye işbirliği çok kritik ve hayati bir önemde. Bana göre, mezhep çatışmaları atom bombasından daha tehlikeli. O nedenle Türkiye ile İran’ın bu konudaki işbirliği çok önemli. Terörle mücadele de aynı şekilde işbirliği yapılması önemli.  

YENİ ANAYASA İÇİN UMUDUMU KORUYORUM

Bakan Yılmaz, yeni anayasada gelinen aşamayı da değerlendirdi. Yeni anayasa için umudunu koruduğunu söyleyen Yılmaz, “Meclis aritmetiğine baktığımızda kolay değil. Ana muhalefet anayasa çalışmalarından çekildi. Toplumun beklentisi yeni anayasa, aslında bütün partiler de yeni anayasa konusunda halka söz verdi. Ama maalesef bu çalışmalardan kaçtılar” dedi.