TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, gazetecilerin TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın laiklikle ilgili ifadelerini nasıl değerlendirdiği sorularını yanıtladı.  TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonuna Kasım 2012’de verdikleri metne işaret eden Şentop, Anayasa'nın ikinci maddesine ilişkin tekliflerinde, "Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına dayanan, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir" ifadesinin yer aldığını hatırlattı. 

"Laiklik bizim metnimizde var. Şimdi yine var metnimizde. Biz laikle ilgili, laiklik ilkesinin metinden çıkarılıp çıkarılmamasını tartışmış bile değiliz." diyen Şentop, daha önce sundukları metinde, 2007, 2011, 2012'de hazırlanan metinlerde ve hazırlığı süren metinde de laikliğin yer aldığını vurguladı. Şentop, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin laiklikle ilgili problemi, ilkeden, kavramdan değil uygulamadan. 28 Şubat’ta da Anayasa'da laiklik vardı, şimdi de var. Ama din hürriyetiyle ilgili uygulamalar değişti. Sadece Hükümetin değil Anayasa Mahkemesinin kararları da değişti, Danıştayın da değişti. Dolayasıyla jakoben yaklaşımlarla uygulanan laiklik ilkesi ile din hürriyetini esas alan laiklik yorumu arasında farklar var. Türkiye'de sorun laiklikle ilgili değil uygulaması ve içeriğiyle ilgili. Türkiye artık o konuda çok ciddi mesafeler aldı. Ben konuşmanın bütününe bakmadım. Meclis Başkanı'mız daha önce Birlik Vakfı Başkanı iken kendileri bir metin hazırladılar. Bir çalışma yapıldı. Sadece Birlik Vakfının değil, birçok STK'nın daha öce Türkiye'deki bu jakoben laiklik uygulamalarını dikkate alarak, laiklik kavramı yerine, 'laikliğin tanımını Anayasa'ya koyalım' yaklaşımları vardı. Muhtemelen Sayın Kahraman, buna binaen böyle bir şey söylemiş olabilir."

"Laiklik mevcuttur"
Şentop, bir gazetecinin, "Dindar anayasa kavramını tartıştırıyor" demesi üzerine, "Olabilir, Meclis Başkanı tarafsız, bir parti adına konuşmuyor. AK Parti milletvekili tabii. Ama bizim sunduğumuz resmi metinlerimiz var, parti kurullarının karar aldığı... Bağlayıcı olan partiyle ilgili onlardır." dedi.

Bir gazetecinin "Anayasa metninde böyle bir şey yok mu?" sorusuna karşılık Şentop, şunları kaydetti:

"Böyle bir şey yok. Laiklik mevcuttur. Daha önce verdiğimiz ve şimdi hazırlayacağımız metinde de. Bu konuyu hiç tartışmış bile değiliz. Tartışma gündemi bile olmuş değil. Kavramla ilgili bir sorun değil uygulamayla ilgili sorun vardır bize göre. Ama farklı düşünenler var; yani 'laikliği yazmayalım, tanımını yazalım', 'laikliği yazalım, tanımını da yanına yazalım' diyenler de var. Bize birçok görüş olarak geldi bunlar. Bizim metnimizde biz buna gerek görmüyoruz. Din hürriyeti maddesinin zaten bunu açıklayıcı olduğunu düşünüyoruz."

Şentop, tekliflerinde din hürriyeti ile ilgili maddenin nasıl olacağı sorusuna, "Mevcut Anayasa'dakinden farklı. Anayasa'da 1990'ların başında kaldırılan 163. maddedeki fıkra, din hürriyeti maddesinin son fıkrası olarak eklenmiş. Madde, 90'larda cezai müeyyide olarak kaldırıldı. Türkiye bu anlayışı, daha 90'ların başında, rahmetli Özal zamanında aştı ama din hürriyetini orada tamamen yoruma müsait bir şekilde kısıtlayan bir fıkrası var. Biz din hürriyetini, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde olduğu bağlam içerisinde, gerçekten bir hürriyet olarak düşünüyoruz. Metnimizde var. Son metnimizde var." cevabını verdi.