Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10. Balkan Ülkeleri Genelkurmay Başkanları konferansında yaptığı konuşmada, uluslararası kuruluşların, 1990'larda yaşanan acı tecrübelerden gerekli dersi çıkarmadığının görüldüğünü söyledi.

Söz konusu kuruluşların yıpratıldığına işaret eden Erdoğan, "Küresel güvenlik ve istikrarın teminatı olması gereken kuruluşlar bir kez daha iç çekişmelere, kısır siyasi hesaplara taraf yapılarak yıpratılıyor." dedi.

"Balkan ülkelerinin ciddi maliyetlerle yüzleştiğini biliyoruz"

Suriye'de yaşananların etkilerinin küresel boyutta yansımaları olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Suriye meselesi, sonuçları ve yansımaları itibarıyla artık yerel hatta bölgesel bir sorun olmaktan çıkmış, küresel bir tehdit haline dönüşmüştür. Türkiye gibi Balkan ülkelerinin de bu noktada çok ağır bir yükün altına girdiğini, ciddi maliyetlerle yüzleştiğini biliyoruz."

"Türkiye'nin ev sahipliğinin dünyada örneği yok"

Erdoğan, savaştan ve zulümden kaçan 3 milyon Suriyeli ve Iraklı'ya Türkiye'nin sahip çıktığını, bunun başka bir örneği bulunmadığını bildirdi.

Türkiye'nin, sığınmacılar için yaklaşık 20 milyar dolar harcadığına dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dünyada eşi benzeri olmayan bir ev sahipliğini şu anda Türkiye yapıyor. Bunun başka bir örneği yok. Acaba bize Avrupa'dan para gelecek mi veya dünyadan bize yardım gelecek mi veya BM Mülteciler Konseyi'nden bize para gelecek mi, biz bunları düşünmedik. Ve biz kendi milli bütçemizden şu ana kadar 10 milyar doları aşkın harcama yaptık.  Bu milli bütçeden. Faturalı olan harcamalar bunlar. Ama bir de STK'larımızın, belediyelerimizin yapmış olduğu harcamalar var ki onlarla beraber bu hesabı yapınca yaklaşık 20 milyar dolara ulaşmıştır bu."

"İnsafsız ve mesnetsiz ithamlarla mücadele ettik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütü DAEŞ ile mücadelede kaynak ülkelerin hiçbir adım atmayıp istihbarat paylaşımına gitmediğini, buna karşın her şeyi Türkiye'nin yapmasının beklendiğini kaydetti.

Türkiye'nin, çeşitli ithamlarla da mücadele ettiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu süreçte haksız, insafsız ve mesnetsiz ithamlarla da mücadele ettik. Bu tablonun ilanihaye devam etmesi mümkün değildir. Türkiye'yi DAEŞ'e yardım eden ülke olarak gösterme gibi, kusura bakmayın biraz ağır olacak ama alçaklığa gidenler olmuştur. Bizim şu anda DAEŞ ile yaptığımız mücadeleyi dünyada hiçbir ülke yapmıyor. DAEŞ'e karşı verdiğimiz kayıpları dünyada hiçbir ülke vermedi. Biz tabii bu kayıpları verirken biz DAEŞ'e de çok ciddi kayıplar verdirdik. Şu anda sadece Suriye ve Irak'ta DAEŞ'in verdiği kayıp bizim onlarla mücadelemizde 3 bine ulaşmıştır."

"Silahların hangi ülkelere ait olduğunu gayet iyi biliyoruz"

Erdoğan, DAEŞ'in elindeki silahlara ilişkin, "DAEŞ'in elindeki silahların Batı'nın hangi ülkelerine ait olduğunu gayet iyi biliyoruz. Hatta birçok dostlarımıza 'Yanlış yapıyorsunuz, bu uçakları buralara indirmeyin' dediğimizde, işte 'Filanca yer düşüyor, onun için indirmek zorundayız' diyenler, maalesef gönderdikleri yardımın yarısı DAEŞ'e, yarısı terör örgütü PYD'ye gitmiştir. Bunları bizzat kendileriyle telefonla görüştüğüm için açıkça söylüyorum." dedi.

Daimi sekretaryanın İstanbul'da kurulması teklifi

Bölgesel sahiplenmenin parlamenter boyutunun geliştirilmesini arzu ettiklerini ifade eden Erdoğan, "Bu amaçla Güneydoğu Avrupa ülkeleri arasında mevcut olan Parlamenter Asamble'nin daimi sekretaryasının İstanbul'da kurulmasını da biz bu toplantıda teklif ediyoruz."  diye konuştu.