Güvenlik güçlerinin düzenlediği hücre evi operasyonunda DAEŞ’in sözde Türkiye emiri Yunus Durmaz üzerindeki intihar yeleğini patlatıp parçalanarak öldü. Dehşetin yaşandığı operasyonun yapıldığı bölgedeki tahribat günün aydınlanmasıyla ortaya çıktı. Operasyonda kardeşi Hacı Ali Durmaz ile kendi eşi ve 2 çocuğu yara almazken, ‘canlı bomba’ olarak hayatına son veren Yunus Durmaz’ın, irtibatlı olduğu kişilerin son günlerde yakalanması ve sıranın kendisine geldiği korkusuyla gece bile intihar yeleği ile uyuduğu ortaya çıktı. Yunus Durmaz’ın ölümünün ardından evde yapılan aramada bir çanta dolusu para, kilolarca bomba, bir çuval dolusu fünye, bilye, tüfek, tabanca ve mermiler ele geçirildi. Kamuoyu, kendisini patlatan Yunus Durmaz ile sağ ele geçirilen kardeşi Hacı Ali Durmaz’ın adını Diyarbakır’da HDP mitingine, Suruç’ta, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin basın açıklamasına ve Ankara Gar Meydanı’ndaki mitinge düzenlenen bombalı saldırıların planlayıcısı olarak öğrendi. Gerçekleşen diğer DAEŞ eylemlerinde de adı geçen ve ‘canlı bomba’ eylemi yapabilecekleri belirlenerek aranan Durmaz kardeşler, İçişleri Bakanlığı’nın ‘aranan teröristler’ listesinde de yer aldı. 
KIRMIZI LİSTEDEYDİ
 Kırmızı listede yer alan Yunus Durmaz’ın başına 4 milyon lira, mavi listedeki Hacı Ali Durmaz’ın başına ise 1.5 milyon lira para ödülü konularak aranmaya başladı. Operasyon esnasında canlı bombanın kendini patlattığı nokta harabeye dönerken, patlamanın ve çatışmanın yaşandığı evin içerisinde ise savaş alanını andıran görüntüler ortaya çıktı. Teröristin cesedinin parçaları da etrafa saçılırken, terasın her tarafında teröristin kan izleri görüldü. Mahalle sakinleri “Ailenin yaklaşık 3 hafta önce mahallelerine taşındığını söyleyen vatandaşlar, canlı bombayı hiç görmediklerini belirtti. Evdeki çocuğu ve kadını bir kaç kez gördüklerini anlatan mahalleli, “Kiracı olduklarını biliyoruz. Canlı bombayı hiç görmedik. Hiç tanımıyorduk. Bir kaç kez kadını gördük. Taşınalı 2-3 hafta olmuştu. Evden çıkmıyorlardı. Çıktıklarında ise ne zaman girip çıktıklarını anlamıyorduk” dedi.