Sabah'tan Erhan Öztürk'e konuşan Ağca'nın açıklamaları şöyle:

''OLMADIK KÜFÜRLER, HAKARETLER ALDIM''

"Program yayımlandıktan sonra olmadık küfürler, hakaretler aldım. Bana, 'Sen ne anlarsın bilimden' diyerek hakaretler edenler oldu. İlk başlarda çok üzüldüm. Kıyafetimden dolayı da linç girişimine maruz kaldım. Hepsiyle yargı önünde tek tek hesaplaşacağım. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde ikinci üniversitemi okuyorum. Bu eleştiriler beni yıldırmaz. Tam tersi kamçıladı. Ailem ve arkadaşlarımdan büyük destek gördüm. Hepsine cevabımı millî içeceğimiz olacak hoşafın raflarda yer almasıyla vereceğim."

''HOŞAF FİKRİ ENTERESAN GELDİ''

 "Ağabeyim, 'Millî içecek ayrandan sonra hoşafı da yapmak lazım. Bunu da zincir haline getirelim' dedi. Gıda mühendisi olduğum için bana bu fikir enteresan geldi. KOSGEB'de iki ay girişimcilik eğitimi almıştım. Çalışmalara evde birlikte başladık. Şeker ve herhangi bir tatlandırıcı kullanmadan doğal, organik hoşafı yaptık. Şeker yerine doğal bal kullandık. Sonra programdan çağırdılar. Büyük beğeni aldı."

''AMACIM STARBUCK GİBİ ZİNCİR HALİNE GETİRMEKTİ''

 "Amacım hoşafı Starbucks gibi zincir halinde satılan bir içecek haline getirmekti. Bunu yaparken de katkı maddesi, beyaz şeker, kimyasal prosesler kullanmadık. O yüzden organik denildi. Hoşafın ayrandan sonra ikinci milli içeceğimiz olacağından eminim. Beni eleştirenlere en iyi cevabı organik hoşafın kendisi verecek. Hatta eleştirenleri gizli gizli organik hoşaf satın alıp içerken yakalayacağımdan eminim."