Adnan Oktar’a 19 yıl aradan sonra bir operasyon daha yapıldı. Oktar ve grubundan onlarca kişi gözaltına alındı, evinden âdeta cephanelik çıktı. Türkiye’de büyük yankı uyandıran operasyonun detayları şu şekilde:
 İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, yaklaşık 2 yıl önce Oktar ve grubuna yönelik fiziki, teknik takip başlattı. Toplanan bilgiler, Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK) iletildi. MASAK’, Oktar ve grubunun paravan şirketler üzerinden hayali ihracat yaptığını tespit etti. Hazırlanan rapor doğrultusunda, emniyet birimleri harekete geçti. Dün sabah düğmeye basan polis, İstanbul’un 22 ilçesinde 115 adrese, Ankara’da 33, Muğla ile Antalya’da ise 1’er adrese eş zamanlı baskın yaptı. Adnan Oktar, Çengelköy’deki evinin girişinde polisleri görünce lüks aracından inmeyerek Sarıyer’de bulunan başka bir adresine gitti. Polisler de Oktar’ı takip ederek eve girmek üzereyken Oktar’ı kıskıvrak yakaladı. Gözaltına alınan Oktar, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.
 Öte yandan haklarında gözaltı kararı çıkarılan 235 kişiden 171’i yakalandı. Gözaltına alınanlar arasında çok sayıda avukat ve ‘Oktar’ın Kedicikleri’ olarak bilinen kadınlar da yer aldı. Adnan Oktar ile birlikte şüpheli 235 kişinin bütün mal varlıklarına el konuldu; şirket, dernek ve vakıflarına kayyum atandı. Yaklaşık 2 bin polisin katıldığı operasyonda, adreslerde bilgisayarlar, para kasası, değerli eşya, para sayma makinesi, 60 adet tabanca ve otomatik tüfek ile çok sayıda şantaj malzemesi ele geçirdi. Malzemeler incelenmek üzere emniyete götürüldü.

Çocuk istismarından askerî casusluğa...
İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından operasyona yönelik yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: Adnan Oktar suç örgütüne yönelik olarak; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, çocukların cinsel istismarı, cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması veya alıkonulması cinsel taciz, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, siyasi ve askerî casusluk, dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, özel hayatın gizliliğini ihlal, resmî belgede sahtecilik, terörle mücadele kanununa muhalefet, tehdit, cebir, iftira, halkı askerlikten soğutma, hakaret, suç uydurma, yalan tanıklık, nitelikli dolandırıcılık, kaçakçılıkla mücadele kanuna muhalefet, vergi usul kanununa muhalefet, rüşvet, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi, eziyet, kişisel verilerin kaydedilmesi siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin engellenmesine dair kanuna muhalefet suçlarından 11.07.2018 tarihinde 235 şüpheliye yönelik olarak operasyon başlatılmıştır.

İlik kampanyasıyla adını duymuştuk
Adnan Oktar ve suç örgütüne yönelik operasyonda gözaltına alınan isimler arasında adını ilik nakli kampanyasıyla duyuran Oktar Babuna (56) da var. Babuna 1999’da kan kanseri olduğunu gazete ilanlarıyla duyurmuş, düzenlenen kampanya ile 160 bin kişiden toplanan kan ve ilik bağışının 120 bini kaybolmuştu. Dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş tarafından Babuna hakkında soruşturma başlatılmıştı. O zamanlar Babuna’nın Adnan Oktar ile bağlantısı olduğu, kan ve ilik örneklerini ABD’ye gönderdiği iddia edilmişti. Öte yandan Babuna’nın kız kardeşi  A.H.B, Ankara’nın Çayyolu semtinde lüks araçla kaçarken yakalandı. Aracın içinde 2 kadın daha bulundu.

Çocuklarımı kendi uçağıyla kaçırmış
Avusturya’da yaşayan ve iki kızının Türkiye’de Adnan Oktar tarafından alıkonulduğunu iddia eden Elvan Koçak, operasyondan mutlu. Geçen yıl çocuklarının kaçırıldığını belirten Koçak “Küçük kızım Büşra 17, büyük kızım Şeyma 19 yaşındaydı. Çocuklarımın velayetini mahkeme kararıyla aldım, İstanbul’a geldim. Bunu öğrenen Adnan Oktar kendi uçağıyla Türkiye’den kaçırmış çocuklarımı. 1 ay önce Hollanda’da ortaya çıktılar. Bir devlet büyüğümüz bana ‘Sabretsin beklesin. Bu, uluslararası bir örgüt. Biz her şeyin takipçiyiz’ dedi. Ben devletime güveniyorum. Güvenim de boşa çıkmadı. Sabrettim, bekledim, bugünü de yaşadım. Çocuklarımın da birkaç güne doğruyu görüp geleceğini düşünüyorum” dedi.

FETÖ gibi kumpas kuruyorlar
Adnan Oktar grubundan 2017 yılında ayrılan Ceylan Özgül, örgüt içinde yaşadıklarını anlattı. 2006’nın sonunda gruba alındığını ve 10 yıl içlerinde kaldığını belirten Özgül, şunları söyledi: Bu örgütün içyüzü gerçekten pislik dolu. 7, 10, 14 ve 17 yaşında kızlar burada tacize uğruyorlar. Hapsedilen çok kadın var. Bütün dünyada basına yansımış FETÖ bağlantılı Amerika’daki davaların bir tanesinde direkt olarak müdahil olan bir grup bu. Yani Türkiye’ye kumpas kuran, Türkiye’nin arkasında dolaşan ve Türkiye’yi gerçekten uluslararası alanda çok zor bir duruma düşürmüş bir grup. Yaptıkları bir sürü ajanlık faaliyetleri var. Çok fazla firari olacaktır. Bu insanların görüldüğü yerlerde ihbar edilmesi konusunda çağrıda bulunuyorum.

33. derece mason
Türkiye’nin gündemine oturan operasyon, İsrail medyasında da büyük yankı uyandırdı. The Jewish Press haber sitesi, “İsrail dostu Müslüman lider tutuklandı” başlığıyla haberi okuyucularına duyurdu. İsrail’in en çok okunan gazetelerinden The Jerusalem Post ise, “Adnan Oktar ve İsrail dostluğu yolun sonuna mı geldi?” diyerek aralarındaki yakın ilişkiye dikkat çekti. Bu arada Adnan Oktar, Mason olmasıyla biliniyor. Oktar, İtalyan Mason Locası lideri Gian Franco Pilloni’yi İstanbul’a davet etmiş ve kendi kanalı A9’da canlı yayında onun elinden “33. Derece Mason Diploması” almıştı. Oktar, kendi kanalında yaptığı yayınlarda sürekli İsrail’i öven cümleler kurmaktaydı. Hatta Oktar, övmekle kalmayıp İsrail’in Filistinli’leri bombalamasını bile “Onlar da İsrail’e füze atmasın” diyerek savunuyordu. Oktar, ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı için de “İsrail’in Kudüs’ü tarihî bir şehir olarak muhafaza etmesi gerekiyor” açıklamasında bulunmuştu. Adnan Oktar, daha önce yaptığı bir açıklamada ise “İsrail soyundanım” demişti.

Bir diğer adı: Harun Yahya
Adnan Oktar, 2 Şubat 1956 tarihinde Ankara’da doğdu. Babasını küçük yaşta kaybeden Oktar, 1979 yılında İstanbul’daki Devlet Güzel Sanatlar Akademisi İç Mimari bölümüne girdi. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe ve Tarih Bölümüne geçti ancak burayı da bitiremedi. Oktar, ‘Harun Yahya’ takma adıyla 300 adet kitap yazdı. Oktar, 1986’da çıkardığı “Yahudilik ve Masonluk” adlı kitabıyla büyük tepki topladı. 1993 yılında Eskişehir Hava Hastanesinden aldığı “askerliğe elverişli değildir” raporuyla askere alınmadı. Ayrıca raporda, en ağır akıl hastalıklarından biri olan ‘‘paranoid şizofreni’’ olduğu belirtildi. 18 Ağustos 2000 tarihinde bedelli askerlikten yararlanarak terhis belgesini aldı.