Elâzığ’da çöken binalardan biri de Sürsürü Mahallesi’nde bulunan dört katlı Dilek Apartmanı oldu. Bu apartmanda dokuz kişinin cansız bedenine ulaşıldı, 20 kişi ise sağ olarak kurtarıldı. Çalışmalar devam ederken göçük altından çıkarılanlar yaşadıklarını attı. Üçüncü kattaki dairede oturan 23 yaşındaki Fırat Üniversitesi Mimarlık 3. Sınıf Öğrencisi Mehmet Şeker “Altı arkadaş mimarlık çizimi yapıyorduk. Deprem anında herkes birbirine baktı. İkişer ikişer bir yerlere dağıldı. Kirişin altına girmeye çalışırken bir anda yüz üstü düştüm. Hareket edemedim. Kolon diğer arkadaşımın göğsüne düştü. Cebinden telefonu çıkardı, aradı, kimse açmadı. Her tarafımız uyuştu. Öleceğimizi düşündüm. Bayılıyorum, ayılıyorum hâlâ aynı yerdeyiz. Sonra polis bağırdı ‘Sesimi duyan var mı?’ diye. Son gücüm ile karşılık verdim. Daha sonra kurtarıldım” dedi.

“BUZDOLABI KORUDU”
 İkinci katta oturan Nurdan Aydın da “Eşim Zülküf ile oturmuş çay içiyorduk. Bir anda deprem oldu. Birbirimize sarılıp helallik aldık. Her şey üzerimize yıkıldı. Enkazın altında kaldık. İkimizde abdestliydik. Bağıra bağıra dua ettik. Eşim benim üzerime kapandı, bana bir şey olmasın diye. O şekilde yatsı namazını kıldı. Bizi kolonların altından kurtaran doğal gaz borusu ve buzdolabıydı” diye konuştu. Elazığ’da sağ kurtarılan Nurdan Aydın, kurtarılma anını da gözleri dolarak şöyle anlattı: Hani biz Suriyelilere taş atıyoruz ya, Mahmut isimli Suriyeli bir çocuk tırnaklarıyla toprağı kazıya kazıya elleri paramparça olmuş bir halde çıkardı. O çocuğu asla unutamam...