Yücel KAYAOĞLU - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan birkaç toplantıda İstanbul Sözleşmesi konusundaki tartışmalar masaya yatırıldı. Bu  toplantılara katılan parti yöneticileri sözleşme konusunda farklı görüşler ortaya koydu. Erdoğan’ın, kurmaylarından sözleşme ile ilgili olarak bir çalışma yapılmasını istediği, Avrupa Konseyi nezdinde de bu konuda bazı girişimlerin olabileceği belirtildi. Konunun son yapılan Yüksek İstişare Kurulu toplantısında da masaya yatırıldığı öğrenildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığındaki toplantıda, İstanbul Sözleşmesi’nin genel kuralları belirlediği ve tartışmaların sözleşmenin kabul edilmesinden sonra çıkan aile içi şiddetin önlenmesi konusundaki kanunun bazı maddelerinden kaynaklandığı görüşü dile getirildi. 

UZMANLARDAN TAVSİYE ALINDI
Toplantıda, aksaklıkların nasıl çözülebileceğini en iyi bilecek kişiler olan aile mahkemesi hâkim ve savcıları ile bu mahkemelerde görev alan avukatlar, emniyet mensupları ve aile bakanlığı uzmanlarının görüşleri alınarak bazı değişikliklerin yapılması tavsiyesinde bulunuldu. “Özellikle en önemli şikâyet başlığı şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmaya karar veren kadının, karakola giderek evden uzaklaştırma aldırması. Bu uzaklaştırmalar delil olmadan dava dosyasına giriyor ve mahkemeler de genellikle kocayı haksız buluyor” görüşü dile getirildi.

HERKES GÖRÜŞÜNÜ AÇIKLIYOR
AK Parti içinde, Türkiye’nin sözleşmeden çekilmesi tartışması konusunda iki farklı görüş var. Partide, sözleşmeden tamamen çekilmeyi savunanların yanı sıra, sözleşmeden çekilmenin tartışılan problemleri çözmeyeceğini dile getirenler bulunuyor. İstanbul Sözleşmesi konusunda son olarak AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin sözleşmeden çekilebileceğine yönelik açıklamalar yaptı. Ancak, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin “Türkiye’de bir grup bütün kötülüklerin anası olarak İstanbul Sözleşmesi’ni görüyor. Ama onların rahatsız olduğu şeylerin birçoğu bu sözleşmede yazmıyor” görüşünü savundu. 

“DOKUZ YILDA NE DEĞİŞTİ?”
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu  (KEFEK) Başkanı Canan Kalsın da İstanbul’da 50’ye yakın muhafazakâr kadın derneği ile toplantı yaptıklarını hatırlatarak şöyle konuştu: Gördük ki, meramımız ve çıkış noktamız aynı. Şiddet uygulayana karşı şiddet uygulananı koruma ve kollamayı amaç edinen sözleşme üzerinde konuştuk. İki yıldır kapı kapı gezen adam adama markaj yapan, gündemde olmayan bir konuyu gündemin asli unsuruymuş gibi gösterenlerin dışında toplumun gündeminde olmadığını da gördük. Burada şiddet uygulayanı şiddetten korumayı amaç edinmiş sözleşmede güçlü olanın diğerine fiziksel güç kullanmasına karşı devlet olarak koruma görevi var. Türkiye AİHM’de, eşinden şiddet gören kadını korumadığı için ceza aldı. Bu sözleşme Türkiye’de hazırlandı ve İstanbul Sözleşmesi adını aldı. İlgili koruma kanunları çıkarıldı. Aile içinde yaşanan eşler arası şiddet, yaşlıya ve çocuğa karşı işlenen şiddeti de kapsayacak şekilde düzenlendi. Bu sözleşme 2009’da kabul edildi ve 2011 yılında yürürlüğe girdi. Dokuz yılda ne değişti?