Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Nejat Birecik, "Sanatçının verimliliğini sağlamakta ve tiyatro estetiğini üretmekte son derece hantal bir mevzuata sahibiz. Bu noktada günümüzün ihtiyaçlarına cevap verecek bir mevzuata ihtiyacımız var" dedi.


Birecik, sektörde gözlemlediği eksiklikleri, hakkındaki eleştirileri ve hedefleri hakkında, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.


Yaklaşık 15 yıla yakın süredir, ödenekli tiyatroların yönetimi konusunda denenmiş bir tecrübesinin olduğunu dile getiren Birecik, geçen yıl göreve atandığından bu yana öncelikli olarak gelinen noktanın fotoğrafını çekmeye çalıştığını ve tiyatronun toplumun farklı kesimlerine de ulaşması için neler yapılabileceğinin arayışında olduğunu belirtti.


Bu kapsamda ilk tespitinin organizasyonun işleyişini düzenleyen devlet tiyatroları mevzuatındaki eksiklikler olduğuna dikkati çeken Birecik, şöyle konuştu:
"Göreve geldiğimden bu yana 'tiyatroyu nasıl daha verimli hale getirebiliriz' diye düşünüyorum. 12'si yerleşik, 23 bölgede faaliyet gösteren bir kurumuz. Neden Türkiye'nin tamamına yayılmayalım. Bu noktada verimliliği engelleyen en büyük olay eski bir mevzuatın olması. Sanatçının verimliliğini sağlamakta ve tiyatro estetiğini üretmekte son derece hantal bir mevzuata sahibiz. Bu mevzuat, mali ve personel rejimi anlamında bu olanağı tanımıyor. Bu yasa, bugün bu kadar alana yayılan tiyatronun yönetilmesi noktasında zayıf kalıyor. Bu da yönetimin her noktasını etkiliyor. Devlet Tiyatroları'nın merkeziyetçi yapısı bunu engelliyor. Sanatçının mutluluğu ve seyircinin mutluluğu için bu değişim bir zorunluluk. Türk tiyatrosunun 50 yıl sonrasını hesaplaması gerek. Tiyatronun bir güncellenme sorunu var. Bu noktada günümüzün ihtiyaçlarına cevap verecek bir mevzuata ihtiyacımız var."


"Bu mührün kırılması gerekiyor"
Tiyatro sektörüne Avrupa veya batı ülkelerinde daha profesyonel bakıldığını ifade eden Birecik, "zaten devlet destekliyor" mantığının olmasından dolayı sanatsal eserlerde büyük bir çelişki yaşandığını kaydetti. Birecik, "Çünkü insanlar, 'Biz çalışsak da çalışmak da para alacağız' mantığıyla mühürlenmiş. Burada gerçekten çalışan ve yenilikçi olan sanatçılara da haksızlık ediliyor. Bu mührün kırılması ve verimin aktive edilmesi gerekiyor" dedi.


Birecik, geçici bir hükümet olmasına rağmen bu kısa sürede Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu sayesinde çok güzel işlere imza attıklarını, İzmir'in Urla ilçesinde açtıkları sahnenin Türkiye'nin ilk defa bir ilçesinde tiyatro sahnesinin hizmete girmesi nedeniyle önemli olduğunu belirtti.


İstanbul Kadıköy'de 65 yıldır varlık göstermeyen iki sahneyi faaliyete geçirdiklerini, Ankara'yı yeni bir sahne olan Ziraat Sahnesi'ne kavuşturduklarını, Gaziantep'te de Onat Kutlar Sahnesi'nin onarıma girmesiyle Gaziantep Üniversitesiyle protokol kapsamında üniversite sahnesinin kullanılacağını aktardı.


Birecik, uluslararası tüm festivalleri devam ettirdiklerini, 11 ülkenin katılacağı Balkan Devlet Tiyatroları Birliği'nin kuruluş çalışmalarına da öncülük ettiklerini kaydetti.


Konservatuvar mezunu birçok insana istihdam oluşturulabileceğini söyleyen Birecik, bunun ancak dünya gereklerini göz önünde bulundurarak ve güncelleme yapılması ile mümkün olabileceğini vurguladı.


"Sanat bir olgu ve uzmanlık işi, herkes bunun sahibi olabilir"
Göreve geldiğinde bir grup sanatçının, kendisi hakkında "Kurumu kapatmak için geldi. İnsanlar sokakta kalacak. Sansür yapılacak" gibi eleştirilerde bulunduğunu anlatan Birecik, bunun bir algı operasyonu olduğunu, oysaki tam aksine kurumu büyüterek Avrupa standartlarına ulaştırma gayreti içinde olduklarının altını çizdi.


Birecik, "Geçirdiğimiz bir yıl, bunun ispatı olmuştur. Geldiğimizde 58 olan sahne sayısı şu anda 64 olmuştur. Bu bile görmek isteyen gözler için bir göstergedir. Bunu yapanlar yalan ve bühtan dolu ifadelerle en çok kuruma zarar verdiklerinin farkında değiller" diye konuştu.


Hükümetin sanata veya batılı sanatlara karşı olduğu yönündeki bir algı operasyonun olduğunu da belirten Birecik, "Aklı başındaki herkesin hükümetin sanata karşı herhangi bir menfi yaklaşımının olmadığını anlar" dedi.


Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Birecik, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Tanzimat'tan bu yana bu ülkede bir kesim ile bir kesimin sorunu olabilir, sanatta da bu olabilir, sanatta da bu yanlış yapılmış olabilir. Ancak günümüz bambaşka bir gerçeklikte. Sanat uzun yıllardır seçkinci bir anlayışa hizmet etmeye kodlamış kendini. Bu değirmene su taşıyanlar, iyi niyetten yoksun bir yaklaşım içinde olmuşlar. Oysa sanat, kendi ruhsatını kendi almış, sözüm ona bir getto içerisinde konumlanmış, sözde sanatçıların ahkam kestiği bir alan olmamalı. Bu ülkede sanat, üstten bakan, ötekileştirici, yeri geldiğinde yanlış imalarla küçük gören hale getirilmiştir. Sanat bir olgu ve uzmanlık işi, herkes bunun sahibi olabilir. Emek vermiş, sanat estetiği üretebilen herkes, bunun sahibi olabilir. Nedense birileri vermiyor bu ruhsatı ve birileri de birilerinden bu ruhsatı alamadığı için var olamıyor. Oysa bu ruhsat için sadece bilgi ve denenmiş tecrübe yeterlidir. 


Sanat siyasetin fevkinde bir şeydir. Eğer siyaset işin içerisine bulaştırılırsa bir şekilde bir sanatçı çıkıp, 'Bu ve ötekiler, bu iktidar' derse sanata zarar vermiş olur. Bu nedenle 1 yıldır konuşmuyorum. Yaptığım, sadece 66 yıllık bir kurumu korumak. Devlet tiyatrolarının ne devlete ne de halka karşı hiç bir mesafesi yoktur, olamaz. Çünkü devlet tiyatroları, devletin sanatçı hizmet sözleşmesiyle görevlendirdiği sanatçılardan oluşan bir görev kurumudur." 


"Türk tiyatrosu olması gerektiği yerde değil"
Birecik, sanatın kutuplaşmayı kaldırmadığını, siyasette her şeyin olabileceğini ama sanatın sanattan başka hiç bir şeyi kaldırmayacağını söyledi.


Türk tiyatrosunun sanat ve estetik oluşturma noktasında zengin bir kültür üzerinde yaşadığını dile getiren Birecik, "Gereksiz tartışmalar, kamplaşmalar ve durgunluktan nasibimizi çok aldık. Evet, bence Türk tiyatrosu olması gerektiği yerde değil. Geçmişte, dünya tiyatrosunda söz sahibi olacak çok ciddi üretimlerimizin bulunmaması, tiyatroyu ilgilendirmeyen sebeplerden ötürü ve ülkede sanat estetiği üretmek için özendirici olunmamasının bunda etkisi var. Bir an önce inovasyon çalışmalarına hız vermemiz gerek. Bizi geleceğe bu yenilenme çalışması taşıyacak. Dramaturgi ve reji konusunda hızlı bir revizyon çalışması gerekli" ifadelerini kullandı.


Türk tiyatrosunun televizyon ile rekabet edecek stratejik plan geliştirmediğini vurgulayan Birecik, halka doğru işler sunulduğunda bunun alıcısının olacağını kaydetti.


Birecik, Kültür ve Turizm Bakanı Topçu'nun talimatıyla özel tiyatrolara verilen desteğin, bu yıla kadar yapılan en büyük bütçe olduğunu sözlerine ekledi.