Sinem Erciyas ANKARA
300 yıldır Moğolistan bozkırlarında bir hazine gibi kültürlerini saklayan Hoton Türkleri’nin hayatlarını her yönü ile ele alan Hoton Türkleri ve belgeseli Türkiye’de alanında tek kaynak olarak biliniyor. Hoton Türkleri’nin masallardan çıkmışçasına renkli dünyasını ele alan bu eserde Anadolu’nun göçerleri, Türkmen-Yörük geleneğini sürdüren insanlarıyla benzer âdet ve gelenekleri yaşatmaya çalıştıklarına yer veriliyor.
Kitapta yer verilen bilgilere göre; Hoton Tükleri yüz hatları, genetik özellikleriyle Moğolistan’daki diğer topluluklardan ayrılıyor. Hotonlar, Türk olduklarının delili olarak, gözlerinin renkli burunlarının uzun ve sakallarının oluşunu ayırt edici üç önemli fiziksel özellik olarak dile getiriyorlar. Hoton Türkleri deyince akla gelen şeyler Müslüman Hoton Türkleri’nin tarımsal üretiminin merkezi olan Taialan’ın ambleminde anlatılıyor. Moğolların mitolojilerine girmiş millî çalgısı olan Morin Khuur’un anlamı “at çalgısı” bunu temsilen mutlaka at başı figürü müzik aletlerinde yer alıyor. Biye Biyelge adı verilen ağaç dansları Morin Khuur eşliğinde oynanıyor. Tırpan ise yüzyıllardır tarımla uğraştıklarını simgeliyor. Bununla birlikte “Çaçmag” ise Hoton kadınlarına özel saç bağlama şekli ve giysisini ifade ediyor.
TİKA, 2000’li yılların başından itibaren Hoton Türkleri’ne yönelik olarak eğitim ve öğretim gereçleri ile sosyal yardımlar yapıyor. Su kuyusu ve sanitasyonu projelerine ilaveten son olarak Tarialan’ın tarımsal ürünlerinin piyasaya sunulması ve markalaşması amacıyla konserve üretim tesisi kuruldu. Bu kapsamda, Moğolistan halkını oluşturan zengin mozaiğin bir parçası olan Hoton Türkleri’ne yönelik gerçekleştirilen faaliyetlerle, ekonomik altyapılarını güçlendirilmeye çalışılırken, aynı zamanda asimile olmalarının önüne geçmek hedefleniyor.