Türk mutfak kültürü içinde önemli bir zenginliğe sahip Osmanlı şerbetleri, İzmir’de devam eden bilimsel çalışmayla koruma altına alınıyor. Geleneksel Türk kültürünü korumak, gelecek kuşaklara ulaştırmak ve eğitimlerle kadın istihdamı oluşturmak maksadıyla faaliyet gösteren İzmir Olgunlaşma Enstitüsünde Türk mutfağına yönelik çalışmalar yürütülüyor. Enstitü, mutfakta kaybolmaya yüz tutan lezzetleri tekrar gün yüzüne çıkarıyor. Kültürel mirası hâlâ sürdüren köyleri dolaştıklarını anlatan enstitü müdürü Şule Aydın “Geçmişte Osmanlı şerbetleri çok meşhurdu. Bu tariflerin bulunarak koruma altına alınması ve doğru şekilde yapılıp sunulması çok önemli. Yapılan çalışmada şerbetlerin sağlığa olan faydaları, geleneksel tüketim yöntemleri, bu içeceklere atfedilen hikâyeler ve malzemelerinin nasıl bulunabileceği gibi bilgilere de yer veriyoruz” diye konuştu. 

Şerbetin özellikle sıcak günlerde tüketilmesi gereken içecekler olduğuna işaret eden Aydın, iftarda, susuzluğu gideren ve enerji özelliği bulunan ramazan şerbetini, sahurda ise sindirimi kolaylaştıran, tok tutan elma şerbetini tavsiye ettiklerini dile getirdi. Mevsim meyvelerinin yanı sıra alternatif tıpta depresyon tedavisinde kullanılan ve strese karşı önerilen safran şerbeti, ferahlatıcı olarak servis edilen 6 çeşit baharat ve bitkiden yapılan hibiskus şerbeti ve öksürüğe karşı göğsü yumuşatan gülhatmi şerbeti ile kavun çekirdeğinden yapılan sübye şerbeti de ilgi gören lezzetler arasında yer alıyor.