Zekâsıyla Osmanlı memurlarının dikkatini çeken Sinan, devşirme olarak İstanbul’a getirildi. Yeniçerilikle başladığı kariyerinde zemberekçi başılığa kadar yükseldi. Katıldığı seferlerde hem Doğu’nun hem de Batı’nın mimari tarzlarını görme fırsatı buldu. Sinan, Boğdan seferinde yaptığı köprüyle göze girip, 49 yaşında Başmimar oldu. Kendi tabiriyle “dünya ve ahret muradına vesile olacağını düşünerek” binalar inşa etmeye başladı. Orta Doğu’dan Balkanlar’a uzanan geniş bir coğrafyada 364 yapıya imzasını attı. Selimiye Camii gibi eserleriyle dünya mimarlık tarihinde zirveye tırmandı. Oldukça mütevazı bir hayata yaşayan Sinan, eserlerine “el-hakîrü’l-fakîr” ibaresini koydu. Büyük mimar, 17 Temmuz 1588’de vefat etti.