Sinemacılar, bazı film karakterleriyle maneviyatın yıpratılarak, cemiyetin temelden dinamitlenmeye çalışıldığını söylüyor. Türkiye’de sinema sektöründe dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş bir tekel olduğunu söyleyen tanınmış yönetmen Semih Kaplanoğlu da, “Bu tekel, insanımızı manevi anlamda aşağılayan tipolojileri ve içerikleri izlemeye mahkûm ediyor. Haftalardır Anadolu’da seyahat ediyorum. Bütün sinema salonları bu tekellerin filmleri ile dolu. İnsan olmayı değil bir tür hayvanlaşmayı ve küfrü ‘komedi’ olarak başımıza kakan bu filmler, tekelleşmenin ticari metalarıdır” dedi. Alakalı bakanlıkları ve mesleki teşkilatları bu tekelleşmeye karşı eylem planı hazırlamaya davet eden Kaplanoğlu, “Yoksa çocuklarımızı, gençlerimizi bu yozlaşmanın ve ahlaksız ticaretin yeni dejenere tipleri olarak evlerimizde, sokaklarımızda, okullarımızda görmeye alışmalıyız” ifadesini kullandı.