Murat Öztekin

Bir tarih filminin, yaslandığı tarihî hakikatlere ne kadar bağlı kalacağı, Türkiye’de özellikle Osmanlı tarihi üzerinden  çok tartışıldı. Bu hafta gösterime giren ve Selçuklu Devleti’ni ilk defa bir dönem filmi olarak ele alan ‘Direniş Karatay’ da hem bu açıdan hem de sinemada iyi niyetin tek başına yeterli olup olmaması bakımından konuşulacak bir eser. Selâhattin Sancaklı’nın yönetmenliğinde, bir var olma mücadelesine odaklanan ‘Direniş Karatay’;  Mehmet Aslantuğ, Fikret Kuşkan, Yurdaer Okur, Alperen Duymaz ve Burcu Özberk gibi oyuncuları bir araya getiriyor. Filmde, parçalı bir şekilde bir mağlubiyet ve ümit hikâyesi ele alınıyor... 

MOĞOLLAR KAPIDA

‘Direniş Karatay’ta yaklaşık 750 yıl öncesine, Moğol istilasından sonra Selçuklu Devleti’nin dağılmaya başladığı bir zaman dilimine gidiyoruz. Anadolu’ya doğru istilasını sürdüren Baycu Noyan komutasındaki Moğol birlikleri, Selçuklu’yu zor durumda bırakıyor. Gıyaseddin Keyhüsrev ile Moğollar arasında yapılan görüşmeler, Selçuklu devlet adamı Emir Celaleddin Karatay’ın tutumuna rağmen barışı getirmiyor. Selçuklular ile barbar Moğol orduları arasında Kösedağ’da büyük bir savaş cereyan ediyor. Filmde, özel efektler eşliğinde çarpıcı bir şekilde işlenen savaşta, Selçuklu orduları geriye düşünce hükümdar Gıyaseddin Keyhüsrev, savaş meydanından kaçıyor ve mağlubiyet yaşanıyor. 

DAĞILIŞTAN DİRENİŞE...

Bu arada Emir Karatay, herkesten sakladığı evliliğinden doğan oğlunu, hiç ummadığı bir yerde buluyor. Hezimet rüzgârlarının altında Ahi Evran tarafından saklanan sırlı bir haritanın parçalarının da peşine düşülüyor. Ardından Karatay Bey’in liderliğinde, Mevlâna ve Karatay medresesi etrafında şekillenen bir direniş ruhu doğuyor. Sonrasında sürprizler, ihanetler ve ihtiraslı hikâyelerle dolu bir mücadele yaşanıyor... 

GÖRSELLİK ÇARPICI HİKÂYE ZAYIF

Takdire şayan bir şekilde kendi tarihimizin ele alındığı ‘Direniş Karatay’, görüntü idaresi açısından hiç de fena bir yerde durmuyor. Ancak hikâyesine baktığımızda; ‘kayıp bir harita’, ‘kayıp bir çocuk’ gibi klişe ve içi iyi doldurulamamış argümanlar etrafında dönmüş film... Sonra, bu hikâyeler bir birinden kopuk şekilde ilerlemiş. Zaman zaman Selçuklu’ya modernist bir gözle bakılan ‘Direniş Karatay’da, tarihteki ‘Bacılar’ teşkilatı üzerinden âdeta ‘Zeyna’yı andıran kadın savaşçılar ihdas edilmiş. Bu feminist teşebbüs, Selçuklu’nun taşıdığı değerler düşünüldüğünde sırıtmış ve ‘Hollywoodvari’ kalmış. Ayrıca sık sık başvurulan ağır diyaloglar da eserdeki akışı boğacak düzeyde verilmiş. Birçok eksikliğine rağmen, ilmin önemine sık sık vurguların olduğu filmde, günümüze dair ders verici mesajlar da bulmak mümkün. Bir bütün olarak bakıldığında ‘Direniş Karatay’ maalesef hem tarihe bakışı hem de hikâye derinliğiyle beklentilerin altında kalmış.

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ

- “Gringo”
- “Yalnız Hayaller Kaldı”
- “Vicdan Ağacı”
- “Locman”
- “Mekânlar ve Yüzler”

EN ÇOK SEYREDİLENLER

- Ailecek Şaşkınız 680 bin 409
- Hadi Be Oğlum 92 bin 354
- Black Panther 67 bin 794
- Görevimiz Tatil 58 bin 458
- Kızıl Serçe 57 bin 808