Eski kitaplara, baskısı tükenmiş eserlere ya da sararmış nesnelere meraklıysanız sizi renkli bir festival bekliyor... İstanbul’da bu sene ilk defa yapılan Kadıköy Sahaf Festivali, başta Beyoğlu’ndakiler olmak üzere İstanbul’un çeşitli yerlerinden sahafları bir araya getiriyor; Bahariye’deki Ali Suavi Sokak, buram buram kitap kokuyor. Tanınmış isimlerin çeşitli faaliyetlerle okuyucuyla buluşacağı Kadıköy Sahaf Festivalinde, minik bir ekslibris sergisi de yer alıyor. Kitapseverlerin, kitapların iç kapaklarına yapıştırdığı, üzerinde adlarının ve şekillerin yer aldığı çeşitli ekslibrisler, sahaf günlerinde görülebiliyor.
“Sakallı Lütfü” diye anılan meşhur sahaf Lütfü Seymen’in koleksiyonundan derlenen sergide, kitapların âdeta “tapusu” olan tarihî kitap etiketlerinin yanı sıra günümüzden eserler de var. Sahaflık yaparken kitapçı etiketi toplamaya başlayan Lütfü Seymen, “Ekslibris, kelime olarak ‘falancanın kitaplığından’ manasına geliyor. Batı keşfi olan ekslibris, gerek Osmanlıda gerekse cumhuriyet devrinde çok az kullanılmış. Bunun az kitap okumamızla alakası var. Osmanlıda kitaplara ‘Ya Kebikeç!’ yazısı basılırmış ama aynı şey değil; o kitapları böceklerden korumak için yazılırdı” diyor.

LÜTFEN GERİ GETİR!
Seymen, kitapçı etiketleri diye de bilinen ekslibrislerin faydalarını ise şöyle anlatıyor: “Ekslibris kitabınızın kaybolmasına mâni olur. Sonra, bir eseri ödünç verdiğiniz şahsa ‘Lütfen kitabımı geri getir’ demiş olursunuz. Bunun dışında adınız yıllar sonra bile eserlerinizde yaşar. Bir de kütüphanenize sahip çıkmış oluyorsunuz tabii…”
Türkiye’de ekslibrislerin 1980’lerden sonra daha fazla kullanıldığı söyleyen Seymen, “Şimdi ekslibrisler, mühre dönüştü. Ancak ekslibris aslında selüloz gibi şeylerden etiket olarak kullanılır. Bu işte usul şöyledir: Herkes kitap merakına göre bir şekil ve yazı seçip ‘falancanın kitaplığındandır’ diye yazdırır. Mesela ben kitaplarımda sakallı bir adam resmi kullanıyorum” diye konuşuyor.

Kitap müdavimleri buluştu
Kadıköy Sahaf Festivali’nin koordinatörü Beyoğlu Sahaflar Derneği Başkanı Ümit Nar “Beyazıt, ders kitaplarına teslim olduktan sonra artık sahaflığın kalbi Beyoğlu oldu. Ama Beyoğlu bir müddettir değişim geçirdiği için sahaflık işi yavaşladı. Bu yüzden festivaller bize can simidi oluyor. Sahaf festivalleri de tıpkı internet gibi hizmeti insanların ayağına getiriyor. Zira insanlar artık yakın semtlerdeki sahaflara bile gitmekte zorlanıyor” diyor. Sahaf festivallerine değişik profillerden insanların katıldığını söyleye Nar “Buraya koleksiyonerlerin dışında kitap müdavimleri de uğruyor. Öte yandan iyi edebiyat eseri arayıp bunu ucuza getirmek isteyenlerin yolu da sahaf festivallerinden geçiyor” ifadelerini kullanıyor. Festivalde stant açan bazı sahaflarsa “Beyoğlu’nda kaldırılamayacak düzeyde bir insan kütlesi meydana geldi, işler de yavaşladı. Burada ise oldukça kültürel bir hava var. Hem kapalı dükkânlardan çıkıp açık havada kitap meraklılarıyla buluşmak oldukça zevkli” şeklinde konuşuyorlar. Çeşitli mülakatların yapılacağı Kadıköy Sahaf Festivali, 16 Haziran’a kadar devam edecek.