Sonunda A.'nın Açelya'nın ikiz kardeşi Akasya olduğu ortaya çıktı. Ama bölümün final sahnesinin kurulumu ve oyunculuklar 13 bölüme yazık edilmesine sebep olmuştu. Zira; Cesur, Akasya, Selin, Hande, Aslı ve Ebru sanki bir tiyatro sahnesindeydi. Hoş tiyatro sahnesi de bu kadar büyük ve altı çizilen oyunculuğu kaldırmazdı. Cesur'a hayat veren Alperen Duymaz, önce Akasya'nın yanında gibi davrandı. Ama öyle bir oyunculuk sergiledi ki, “Bu çocuk iki günde nasıl delirdi?” dememe neden oldu. Sonra onun bir oyun kurduğunu öğrendik. Bu defa “Bu kadar abartılı ve altını çizerek oynamasaydı” demeye başladım. Çünkü seyircinin gözüne sokulan bir oyunculuk performansı vardı. Aynı durum Akasya'yı oynayan Beste Kökdemir için de geçerliydi. Kabul ediyorum, çok zor sahneydi. Keşke iyi bir oyuncu koçuyla çalışıp bu sahneleri öyle oynasalarmış. Gerilim sadece bağırarak, fazla mimik yaparak ve titreyerek oluşturulmaz. Ayrıca finalin “Bitti mi, sonunda kurtulduk mu?” diyaloğuyla yapılması işin doğasına uymamış. Tatlı Küçük Yalancılar Türkiye'ye uyarlanması zor ve riskli bir işti. Yapımcı ve kanal bu riski göze aldı. Dizi, yepyeni yüzler kazandırdı sektöre. Ama bu emeğin karşılığında final bölümünde daha çok özen beklerdim.


OYA DOĞAN / VATAN