Talip Karakaş İSTANBUL - Selanik göçmeni bir ailenin kızı olan Derya Şen, Tarsus doğumlu. İstanbul Üniversitesi sosyoloji mezunu. Oyuncu olmaya karar verince Plato Film Yüksek Okulu ve Kadir Has Üniversitesi’nde yoluna devam etti. Ayla Algan’dan eğitim aldı. “Düşman Kardeşler”, “Mihrap Yerinde”, “Seksenler”, “Yahşi Cazibe” gibi dizilerde kendini kabul ettirdi. “Aşk Nerede?”, “Vay Başıma Gelenler” ve “Zaman Makinesi 1973” ile sinemaya da adım attı. Hâlen Kanal 7’de “Elif” dizisinde Tülay’ı canlandırıyor. Derya Şen’le mini bir röportaj gerçekleştirdik.
- Selanik göçmenisiniz. Sektörde göçmen olmanın artısı ya da eksisi var mı?
 Babaannem ve dedem, 1924 yılında mübadeleyle Selanik’ten Anadolu’ya göç eden Müslüman Türklerden. Benim için önemli olan insanın önce insan olması. Genelde sarışın veya kumral oluyoruz. Bu yüzden özellikle Osmanlı dönemini anlatan projelere rahatlıkla seçilebiliyoruz. Selanik göçmeni olmanın her zaman avantajlı yönlerini yaşadım.  
- Herkes oyuncu olabilir mi?
Bence olamaz. Kişi, istediği kadar eğitim alsın, istediği kadar yakışıklı veya güzel olsun, istediği kadar torpili olsun eğer hamurunda o ışık yoksa olmaz. Zorlama oyunculuk olmuyor. Olsa bile o kişi, 1-2 projeden sonra sönüyor. Yani toplum benimsemiyor o kişiyi veya oynadığı karakteri. Doğal yetenek şart. Eğitimlerle içimizdeki o yeteneği çıkartırız. Her zaman doğal oyunculuktan yanayım. Karakteri çıkartırken sadece senaryoya bağlı kalmam, içimde yaşarım. 
- Yeni projeler var mı? 
Bu yaz başrollerinden birini paylaşacağım, şehir dışında çekilecek çok güzel sürpiz bir drama bir de komedi sinema projem var. Şimdiden hazırlanmaya başladım. Sabırsızlıkla çekim günlerimi bekliyorum.  

Sabah başlıyoruz akşama bitiyor
Herkes dizi sürelerinden yakınırken, günlük dizide oynamak yorucu değil mi?
Tüm ekibimize güveniyorum. İnsani şartlarda çalıştığımız için hiçbir şekilde yorucu değil. Sabah saatlerinde başlayıp, geç saatlere kalmadan paydos ediyoruz. 
“Elif”, Endonezya’da “En iyi yabancı drama” ödülünü aldı ama Türkiye’de o kadar tanınmıyor sanki...
 Gecenin Kraliçesi, Kış Güneşi, Muhteşem Yüzyıl Kösem gibi bizden en az 20 kat yüksek bütçelerle çekilen dizilerle yarışıyoruz. Onları da reytingde geride bırakıyoruz. Başarımızın sırrı, samimiyet aslında. Dizimizde her karakterin hayran kitlesi var. Sanırım bu yüzden de çok izleniyoruz. 
 Özel hayatta işler nasıl? 
 Bekârım. Evlenmeyi arzu ediyorum, fakat şu an özel hayatımda kimse yok. Evlendikten sonra ilk işim çocuk yapmak.