Bakan Ayşen Gürcan, İstanbul Ticaret Üniversitesi'nin akademik yıl açılışına katıldı. Üniversitenin Sütlüce Kampüsü'nde gerçekleştirilen ve 6 fakültenin akademik açılışının yapıldığı törene Bakan Gürcan'ın yanı sıra İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı ve İTO Başkanı İbrahim Çağlar, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazım Ekren, mütevelli heyeti üyeleri, idari kadro, öğrenci ve veliler katıldı.
“İSTİKBAL BUGÜNDEN ÇOK DAHA AYDINLIKTIR”
Törende açılış konuşmasını yapan İstanbul Valisi Vasip Şahin, “Üniversiteler aslında eleştirel düşüncenin, özgür düşünmenin ve yeni yeni keşiflerde bulunmanın anahtarını verir. Hayata bir adım daha nasıl ilerden başlanılır ve istikbal nasıl hızla yürünür, aslında onun rehberliğini yapar. Sizler bu rehberliğin ve verilerin anahtar eşliğinde, kendi kabiliyetlerini de bu işin içine katarak, hem millet ve aile istikbalinin yürüyüşüne önemli katkılarda bulunursunuz. Ben sizlere başarılar diliyorum. İnşallah daha başarılı, güzel daha mutlu bir hayat bizlerden daha fazla sizleri bekliyor. Ancak şuna inanın; içinde bulunduğumuz şartlar zaman zorlaşsa da, ülkemizin geleceğiyle ilgili hiçbir endişeye kapılmayın hem kendinize hem de ülkenize güvenin. Bu milletin irfanına, bu Anadolu'nun bereketine, ferasetine ve birikimine güvenin, inşallah istikbal bugünden çok daha aydınlıktır, yeter ki sizler bu ümitle ve bu umutla kendinizi geleceğe iyi hazırlayın” dedi.
Bakan Ayşen Gürcan ise toplumların gelişip kalkınmasında, kültür oluşumunda ve sosyalleşmede eğitimin başka bir yeri olduğunu ifade ederek, “İlk çağlarda endüstri sahibi olmak kazandırırken, bugün bilgi sahibi olmak kazanıyor. Bilgi toplumu olmanın en önemli özelliği de, biz bunu eğitim süreçlerinde görüyoruz. Eğitim her daim önemliydi ancak bilgi her zaman kıymetli bir hazine ve bu dönem için bu hazineyi sağlayan tek kapı, belki de en önemli kapı eğitim kurumları ve onların ve o bilginin üretildiği yerde üniversitelerimizdir” şeklinde konuştu.
“EĞİTİMDEN BAŞKA ÇIKAR YOLUNUZ YOKTUR”
Bakan Gürcan, şöyle devam etti: “Anne karnında başlayan ve yaşam sürecinde devam eden bir süreçten bahsediyoruz. Bu bakımdan eğitimin ne yaşı, ne zamanı ne de mekanı vardır. Eğitim her yerde her şeyde şekilde olan bir süreçtir. Ekonomik kalkınmadan adalete, kültürden sanata, medeniyete, toplumsal huzur, barış ve asayişten demokrasinin hoşgörünün yerleşmesine varıncaya kadar her meselesi eğitimle alakalıdır. Bunun eğitimle alakası yoktur denilen hiçbir meselenin varlığı düşünülemez. Ekonomik kalınmaya hız mı vermek istiyorsunuz? Eğitime öncelik vermek gerekir. Adaleti asayişi, barış ve kardeşliği mi tespit etmek istiyorsunuz eğitime öncelik vermenizden başka çareniz yoktur. Demokrasiyi tüm kurallarıyla işler hale mi getirmek istiyorsanız. O halde işe eğitimden başlamanız gerekiyor. Kadına karşı şiddetten ırk, din, dil ve cinsiyet ayrımından mı mustaripsiniz? Eğitimden başka çıkar yolunuz yoktur.”
“Eğitimin maliyetinden ve zamanından kaçınılacak olunursa bunun faturası bazen bağnazlık, bazen kör ve batıl inanç bazen de terör ve anarşi bazen de toplumsal adaletsizlik olur” diyen Bakan Gürcan, her durumda da bunun topluma maliyetinin çok daha pahalı olacağını söyledi. Gürcan, “Toplumların bilime, bilim adamlarına ihtiyacı olduğu doğrudur. Ancak üniversitelerin içerisinden çıktıkları toplumlara karşı sorumlukları olduğu unutulmamalıdır. O yüzden bir misyonları olmak zorundadır. Üniversiteler hem kendilerini hem de toplumları geleceğe hazırlamalıdır. Ancak geçmişe, geleneğe, köklere değerlere bağlı kalmak şartıyla. Üniversiteler bilim ve kültür yuvaları olmalıdır. Ancak milletin değerlerini hassasiyetlerini ve ihtiyaçlarını dikkate almak şartıyla. Üniversiteler bilimin ışığından gitmelidir. Ancak din ve ışığı dışlayan materyalizmin kucağına savrulmamak kaydıyla” dedi.