“AK PARTİ'NİN TEK BAŞINA İKTİDARI HEDEFLEDİĞİNİN GÖSTERGESİ…”

AK Parti 3 dönemlik önemli kişileri tekrar aday yaptı, parti içinde 'efsane' diyebileceğimiz isimler tekrar aday oldu.

Listelerdeki değişikliklere bakıldığında, özellikle küçük farklarla kaybedilen illere takviyeler ya da sıra kaydırılmaları yapılarak önlem alındığını görüyoruz. Bunun dışında özellikle seçmenin yoğun olarak yaşadığı illerde, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Diyarbakır gibi illerde seçmenlere hitap edecek, herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği isimlerle seçime gidiyor olması AK Parti'nin 1 Kasım seçimlerinde güçlü bir tek başına iktidarı hedeflediğinin göstergesidir.


Ali Babacan ismi çok konuşuluyordu. Ali Babacan'ın aday olması AK Parti teşkilatları, seçmenleri tarafından büyük bir heyecanla karşılandı. Fakat o isimden yola çıkarak AK Parti'nin içinde sıkıntı olduğunu düşünen bir kesimin de hiç hoşuna gitmedi bu durum.AK Parti'nin hazırladığı liste ben tek başıma iktidar olmak istiyorum listesidir. Bunu da şu anki gidişata göre söylüyorum, başarabileceğine inanıyorum.


“AK PARTİ 2002 RUHUNA DÖNDܔ


Doğu ve Güneydoğu Anadolu listeleri, 7 Haziran'a göre çok çok daha iyidir. Bunun yanı sıra özellikle oy deposu olan büyük şehirlerde çok önemli isimleri aday yapıldı. Ankara'da Tuğrul Türkeş, Cemil Çiçek, Yalçın Akdoğan, Ali Babacan gibi isimler aday yapıldı.


İstanbul'da da özellikle Kürt oylarını da alabilecek Kürt adaylar belirlendi. Bunlardan en önemli isim Mehdi Eker. Bu anlamda, AK Parti il bazlı tüm analizlerini yapıp, her bölge ayrı bir strateji belirleyerek, o bölgenin seçmen ve etnik yapısına göre aday belirleme yöntemine gitmiş. 2002'deki ruhuna geri dönmüş diyebiliriz.


“KILIÇDAROĞLU İÇİN 1 KASIM 'TAMAM MI? DEVAM MI?' SEÇİMİ”


CHP'ye baktığımızda listelerde birkaç isim dışında değişiklik yok, aynı gidiyor.


HDP'ye aleni bir şekilde HDP'ye oy verdiğini açıklayan isimlerin, bunlardan bir tanesi Murat Özçelik, listeden çıkartılmış olması CHP'nin 1 Kasım seçimlerinde HDP'ye giden oyların önünü kesmeyi amaçladığını ve yüksek bir oyu hedeflediğini gösteriyor bize. CHP ile ilgili şunu söyleyebilirim, 1 Kasım seçimleri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'tamam mı, devam mı?' seçimi olacak. Bu açıdan da önemli. 7 Haziran seçimlerinden önce de bu tür ifadeler vardı ama AK Parti'nin tek başına iktidar olamaması sebebiyle onun üzerine pek gidilemedi ama bu seçim Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'tamam mı, devam mı?' olacak.


“MHP CİDDİ BİR OY KAYBINA UĞRAR”


MHP'ye baktığımızda parti içindeki popüler isimleri yani Meral Akşener, Tuğrul Türkeş, Sinan Oğan gibi isimlerle seçime gitmiyor olması ve 7 Haziran seçimleri sonrası Bahçeli'nin göstermiş olduğu tutumun, MHP seçmeni tarafından çok ciddi sorgulanacağını ve MHP'nin ciddi oy kaybına uğrayacağını söyleyebiliriz. Zaten MHP'nin hiç bir zaman adaylarla alakalı konuşulan bir tarafı olmadı, 7 Haziran'da da olmamıştı. Bunun üzerine seçmenin sevdiği ve herkesin takdir ettiği isimler de aday olamayınca şu an işler kötü.


“DİĞER KÜÇÜK PARTİLERE GİDEN OYLAR DÜŞECEK”


7 Haziran'da diğerlerin oyları 4.5 civarındaydı. Bu 4.5'luk oy eriyor sürekli. Bu oyun bir kısmı CHP'ye gidiyor, bir kısmı AK Parti'ye doğru gidiyor. Özellikle BBP ve Saadet Partisi kanadındaki oyların AK Parti'ye geleceğini, küçük sol uç partilerin oylarının CHP'ye kayabileceğini düşünüyorum. Yani o diğer oylarının daha da düşeceğini düşünüyorum. 7 Haziran'da 4.5'tu, şimdi 3.8'e düşmüş. Bazı araştırmalarda 2.5-3 olduğunu görüyoruz. Diğer oylarında 2 puanlık daha bir düşüş olacağını düşünüyorum


Artık seçmen 'zaten bir hedef yok, oyum boşuna gitmesin' mantığıyla hareket ediyor.2 ihtimale bakıyor yani muhafazakar milliyetçi olanlar AK Parti'ye, sol, sosyal demokrat olanlar da CHP'ye yöneliyor.


AK PARTİ VE CHP GÜÇLENİYOR”


Şu an CHP ve AK Parti açısından işler iyi gidiyor. Hedefler iyi, stratejiler iyi belirlenmiş, adaylar iyi. Ancak MHP ve HDP için aynı bilgileri söyleyemeyiz. Çünkü CHP ve AK Parti'nin güçlenmesi, onların düşüşü anlamına geliyor.