Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu'ya gelen Kurtulmuş, Gölköy Belediyesini ziyaret etti.


 Burada gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Kurtulmuş, "Rusya'nın yapmış olduğu bu hava saldırılarında IŞİD'i değil de oradaki Suriye rejimine muhalif olan ılımlı unsurları vurması, onların mevzilerini vurması, Türkiye'nin de durumunu ve Suriye'deki bu savaşın dengelerini ciddi şekilde değiştirecek bir gelişmedir. Dolayısıyla hiç kimsenin IŞİD'i bahane ederek bölgedeki savaşın içerisine bir türlü dahil olması kimseye fayda sağlamaz. Biz bu savaşın içerisinde bizim önceliğimiz tabii ki Türkiye'nin güvenliğini sağlamaktır" diye konuştu.


 Kurtulmuş, Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümetinin, Türkiye'nin güvenliğini sağlayacak her türlü güce sahip olduğunu ifade ederek, "Dolayısıyla hiç kimsenin Türkiye'nin gücünü sınamaya ya da Türkiye'nin sabrını sınamaya kalkmamasını tavsiye ederiz. Biz bölgemizde barış isteriz. Bölgemizde 5 senedir devam etmekte olan bu iç savaşın, artık büyük güçlerin satranç tahtası haline döndüğü, bir bilgisayarla savaş oyunu haline döndürdükleri bu savaşın bir an önce bitmesini talep edilmektedir. Suriye halkının bir an evvel huzura ve özgürlüğe kavuşması talep edilmektedir" ifadesini kullandı.


 "Suriye'deki iç savaş maalesef çok vahim boyutlara ulaşmıştır" diyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:


 "Rusya'nın da bu savaşa fiilen müdahale etmesi gerçekten özellikle Türkiye'yi çok ciddi şekilde tedirgin etmektedir. Burada her geçen gün başka bir aktörün savaşa dahil olması, bu savaşı içinden çıkılmaz bir noktaya doğru getirmektedir. Rusya'nın, hem Suriye'deki saldırıları durdurması hem Suriye'deki saldırıları bahane ederek Türkiye'nin hava sahasını ihlal etmekten vazgeçmesini bir kere daha kendilerine söylüyoruz, teklif ediyoruz, uyarıyoruz. Bu anlamda Türkiye gelişmeleri dikkatle, hassasiyetle ve Türkiye'nin güvenliğini sağlayacak bir kararlılıkla takip etmektedir. Ümit ederim ki Rusların açıkladığı gibi, bunlar yanlışlıkla gerçekleşmiştir. Eğer yanlışlıkla gerçekleştiyse bundan sonra zaten gerçekleşmeyecek demektir. Dolayısıyla Türkiye süreci titizlikle izleyecektir. Bu anlamda yeni durum, yeni denge karşısında 'Türkiye'nin tavrı ne olur' diye de kimsenin Türkiye'yi sınamamasını tavsiye ederiz."


Terörle mücadele


Türkiye'nin 35 yılda teröre kaybettiği ekonomik kaynağın en azından 1,5 trilyon dolar olduğunun altını çizen Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:


 "Şimdi sadece şuna bakalım. Geçtiğimiz 20 Temmuz'dan önce terör olmadan evvel Doğu Anadolu'nun Güneydoğu Anadolu'nun her tarafı tıklım tıklım doluydu. Buralarda gittiğimiz yerlerde otellerin dolu olduğunu görmekten büyük memnuniyet duyuyorduk. Bu terör olaylarından sonra bölge halkı büyük bir tedirginlik içerisindedir. Başta terör olmak üzere, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki yatırımlar, mesela çok önemli bir yatırımımızın, elektrik üreten bir yatırımımızın zaman zaman elektrik çıkışları kesilmektedir. Özellikle turizm de başta olmak üzere bir çok ekonomik alana olumsuz etkisi olmuştur. Aynı zamanda tarım ve hayvancılık alanda çok ciddi etkileri olmuştur. Dolayısıyla büyük bir maliyet. Ama bu maliyetin ötesinde görülmeyen bir başka maliyette Türkiye'nin risk birimi artmaktadır. Terör her ortaya çıktığında Türkiye'nin risk birimi artıyor. Türkiye'nin borçlanma gereği olan bir ülke olduğu için borçlanma faizleri yükseliyor. Baktığınız zaman terörün sebeplerinden birisi de Türkiye'yi ekonomik olarak esaret altına almaktır. Dolayısıyla bu süre içerisinde Türkiye'nin de çok olumsuz etkilendiğini görüyoruz."