Çelik'in açıklamalarından satır başları;

Seçimin kazananı AK Parti'dir. Partilerin pek çoğu kayba uğramıştır. Fakat kaybeden partiler olmasına rağmen kaybeden tek bir vatandaşımız bile yoktur. Türkiye bugün önünü gören, huzurlu, barış içerisinde bir güne uyanmıştır. Bütün vatandaşlarımız kazanmıştır. Bu milletimizin zaferidir


AK Parti her coğrafyadan oy alabilen bir partidir.

Hiçbir vatandaşımız mahsun olmasın. Herhangi bir şekilde oy verdiği partilerden bir tanesi geride kalan vatandaşlarımız mahsun olmasınlar. AK Parti'nin zaferi, onların da zaferidir. Bize oy vermeyen vatandaşlarımızın toplumsal taleplerine de bize oy veren vatandaşlarımız kadar duyarlı olacağız. Bir Türkiye partisi olduğumuzun farkındayız.

Hükümet kurma takviminin hızlı işlemesi gerekiyor.

Diğer kesimlerle uzlaşı ana siyasi eksenimiz.

AK Parti'nin zaferi hem demokrasi tarihimiz açısından hem de dünya siyasi tarihi açısından açık bir zaferdir. Genelde iktidar partileri iktidarda zayıflarlar, oy kaybederler, muhalefet partileri güçlenirler. Fakat AK Parti dünya tarihinde istisnai bir şekilde iktidardayken gücünü koruyan, gücün artıran bir parti olmuştur. 7 Haziran seçimlerinde AK Parti'nin oy oranında bir düşüş oldu ve tek başına hükümet kurması mümkün olmadı. Bunun sebepleri üzerine çok düşündük, nihayetinde siyasetin esasının toplumsal taleplerin siyasi temsile dönüştürülmesi olduğunu düşünüyoruz.

Vatandaşla aramızdaki köprüyü güçlendirme imkanı çıktı.

Biz bir rövanş partisi değiliz. Biz Türkiye'yi yönetmek sorumluluğu içerisinde gereken vakarla gereken olgunlukla hareket eden bir partiyiz. Rövanş siyaseti, negatif dil, rövanş dili bizim kitabımızda yazmaz.

Bütün illerimize teşekkür ziyaretine başlayacağız. Bir kaç gün içerisinde bunu yaparız. Ondan sonra tabii bu kadar seçim geçirmiş bu kadar güçlü mesailer vermiş bir kadronun teşkilatlarımızın ayın 12'sine kadar bir arası olacak. Fakat Sayın Başbakanımızın mesaisi tam devam ediyor. Sabahtan geç saatlere kadar. Dün zaten gece 3 gibi bitti mesai. Bu çerçevede tabii ki talimatları var. Öncelikle seçim beyannamesinde söz verdiğimiz hususların, bunlarla ilgili düzenlemelerin yasal mevzuatla ilgiliyse mevzuatla ilgili bunların bir an evvel yerine getirilmesi için gereken çalışmalara başladık. Bir yandan hükümet programıyla ilgili çalışmalar hemen anında bu sabah itibariyle başlamıştır.


Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne her seferinde milletimiz bu talimatı vermektedir. Demektedir ki, 'Yeni anayasa yapın'. Bu en güçlü vaadimizdir, en güçlü talebimizdir. Siyasi partilerin bu konudaki her türlü destek, işbirliği, mekanizma kurma, karşılıklı diyalog geliştirme çağrılarına açığız. Buradan da bir kere daha çağrı yapıyoruz. Gelin, Türkiye'yi 2023'e taşıyacak sivil bir anayasa yapalım.
Hiç kimsenin çözüm sürecini bahane ederek, kamu düzenini imha etmesine, yaralamasına müsaade etmeyiz. Biz kamu düzeni adına demokrasiyi rafa kaldıran bir anlayışa da sahip değiliz. Hem kamu düzeni hem demokratikleşme birbirini besleyen iki unsur olarak bundan sonra da devam edecektir. Kamu düzeni konusunda tam hakimiyet sağlandıktan sonra o buzdolabı meselesi yeniden gündeme alınır, buzdolabından çıkarılabilir.