Dünya Ekonomik Forumu dolayısıyla Davos'ta bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu, basın toplantısı düzenledi.

Hayatını kaybeden iş adamı Mustafa Koç'un ailesiyle bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini belirten Davutoğlu, Koç'a Allah’tan rahmet dileğinde bulunarak, taziye dileklerini tekrarladı.

Mustafa Koç’un, Türkiye’nin ekonomisine, sanayisine büyük katkıda bulunduğunu dile getiren Davutoğlu, “İnşallah başlattığı projeler kaldığı yerden aynı şekilde devam eder” diye konuştu.

"Türkiye’ye yönelik büyük bir yatırım şevki var"

Davos faaliyetlerinin ikinci önemli ayağının, yatırımcılarla yaptığı görüşmeler olduğunu belirten Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Finans sektörünün dünyadaki en büyük payına sahip IBC gibi şirketlerin yanında Mitsubishi gibi Türkiye’de yatırım yapan, dünyanın sanayi alanındaki dev şirketleriyle ve Türkiye’ye özel ilgi gösteren uluslararası yatırımcılarla dün ve bugün çok sayıda görüşme gerçekleştirdik. Şundan büyük bir memnuniyet duyuyorum, bütün bu yatırımcıların Türkiye’ye yönelik büyük bir yatırım şevki var. Özellikle son dönem ilan ettiğimiz sektörel dönüşüm programlarından ve yapısal reformlardan büyük memnuniyet ifade ediyorlar ve 1 Kasım seçimlerinden sonra Türkiye’yi tekrar yatırım limanı olarak gördüklerini bir kez daha ifade ediyorlar."

"Türkiye’ye yoğun ilgi.."

Bu akşam verilecek özel bir yemekte de konuşacağını, bu yemeğe katılmak için yoğun talep geldiğini söyleyen Davutoğlu şunları kaydetti:

"120-130 kişilik kontenjan için 600’e yakın talep oldu. Bu Türkiye’ye olan yoğun ilgiyi gösteren önemli bir gösterge. Ayrıca dün Göbekli Tepe arkeoloji sahasıyla ilgili yapılan bir tanıtım programına da katılma imkanı buldum. Görüldüğü gibi hem ikili görüşmeler hem küresel ekonomi ve siyaseti ilgilendiren oturumlarda yaptığımız konuşmalar hem de Türkiye ekonomisinin özellikle yatırımcılar bağlamında tanıtma faaliyetleri açısından son derece verimli bir çalışma temposu oldu. İnşallah yarın buradan Almanya’ya geçip Almanya ile ilk kez gerçekleştireceğimiz hükümetler arası zirve, hükümetler arası mekanizmayla ilgili olarak da orada Sayın Merkel ile buluşacağım ve ikili görüşmelerde uluslararası ve bölgesel konuları ele alacağız."

"Türkiye'ye dönük ilgi çok pozitif"

Trilyonlara hitap eden finans kuruluşlarının Türkiye'ye yönelik ilgilerini ifade ettiklerini belirten Davutoğlu, görüşmelerin bazı güzel tevafuklara da sahne olduğunu dile getirdi.

Sabiha Gökçen Havalimanı'nın işletmesini alan Hazana'nın CEO’su'nun Malezya'dan öğrencisi çıktığını ifade edenDavutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Dolayısıyla biraz hatıraları paylaştıktan sonra Türkiye'ye en az 10 milyar dolar yatırım yapmadıkça sınıfı geçemeyeceğini kendisine latifeyle karışık söyledim. Arkadaşlardan da bunları not almalarını istedim. Özellikle Türkiye'nin lojistik üs olması hasebiyle büyük bir yatırım alanı oluşturduğunda herkes müttefik. Yatırımcılara, 'Siz benim yerimde olsaydınız kendinizle ilgili hangi kolaylaştırmaları yapardınız' diye sordum. Ayrıca da 'Şu ana kadar şu kadar yatırım yapmışsınız ama şimdi beklentimiz bu yatırım' diye karşılıklı taahhütleşmeler oldu.

Kıbrıs sorunu

Başbakan Davutoğlu, "KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ilk kez Davos'ta temsil ediliyor. Burada çözüme yönelik kaba taslak bir yol haritasının çıkması beklentisi var. Önümüzdeki dönemde referandum bekliyor musunuz" sorusu üzerine, şunları kaydetti:

"Kıbrıs sorunu ile ilgili görüşmeler olumlu yönde seyrediyor. Buraya gelmeden önce garantör ülke olarak İngiltere'de bu konuları ele alma imkanım olmuştu. Buraya gelir gelmez ilk görüşmemi Sayın Akıncı ile yaptık. İlk defa KKTC, Davos gibi bir platformda. Biraz önce KKTC Başkanı Akıncı, Kıbrıs Rum lideri eşit şekilde bulundular ve hitap ettiler. Bu da önemli bir gösterge. Birleşmiş Milletler adına müzakere yürüten Sayın Espen Barth Eide burada. Sayın Ban Ki-Moon ile yaptığım görüşmede, Kıbrıs konusunda yavaş yavaş garantör devletlerin de sürece katıldığı bir aşamaya geçmemiz gerektiğini kendisine ifade ettim. Çünkü temel konularda belli ortak görüşe doğru bir eğilim var. Ümit ederiz ki bu konularda daha da emin adımlar atılır. 2004 Davos'unda Kofi Annan ile burada yapılan görüşme, Annan'ın meseleyi sahiplenmesinin önünü açmıştı. Ümit ederiz ki bu sefer de benzer bir süreç olur ve önümüzdeki aylarda taraflar bir araya gelerek Kıbrıs sorununun kalıcı bir çözüme kavuşması yönünde bir zemin oluşturma imkanı bulurlar."