Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sultan 2. Abdülhamid, Türk düşünce hayatını esir alan katı ideolojik kutuplaşmanın en büyük kurbanlarından biridir" dedi.
Yıldız Sarayı'nda düzenlenen "Vefatının 100. yılında Sultan Abdülhamid’i anlamak" programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultan Abdülhamid'in uzun yıllar görmezden gelindiğini hatta karalanmaya çalışıldığını söyledi.
Bir devrin resmi anlayışının Sultan Abdülhamid'e daha çok hasımlarının, yeminli düşmanlarının ve azılı rakiplerinin penceresinden baktığını aktaran Erdoğan, "Sultan Abdülhamid'e hakaret özgürlüğünün alabildiğine geniş olduğu bu dönemde, Üstad Necip Fazıl gibi şahsiyetler ise eserlerinden, yazılarından ve yayınlarından dolayı mahkûm olmuştur. Nerede? Bu ülkede..." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultan 2. Abdülhamid'e yönelik bu bağnaz bakış açısının marjinal bir kesimde halen hüküm sürdüğünü anlatarak, "Birileri ısrarla bu ülkenin tarihini 1923'ten başlatmaya çalışıyor. Birileri inatla bizi, köklerimizden, kadim değerlerimizden koparmaya gayret ediyor. İçinde ana muhalefet partisinin başındaki zatın da olduğu bir çevre, cumhuriyete bağlılık kriteri olarak halen ecdat düşmanlığını esas alıyor. Bunlara göre Türkiye Cumhuriyeti, köksüz, tarihsiz, nevzuhur bir devlettir. Yine bunların nazarında, Osmanlı padişahları da lüks, şatafat, israf ve sefahat içinde yaşayan müsrif, basiretsiz şahsiyetlerdir. İşte bu şekilde ülkemiz yıllarca kimi Batılı ve Batılı zihniyetli kişilerin tamamen yanlış, yalan ve hatta husumet ürünü anlatımlarını kendi tarihimiz olarak gören bir zihniyetin pençesinde kıvranmıştır. Merhum Abdülhamid Han'ın da şikâyetçi olduğu kaht-ı rical sorununu çözdüğümüz gün, ona layık olduğumuz gün olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Reformlarına sahip çıkmadılar
 Sultan 2. Abdülhamid'in ders kitaplarında 'Kızıl Sultan' olarak lanse edildiğini hatırlatan Erdoğan şöyle konuştu: "Uzun yıllar Sultan Abdülhamid'e hakaret etmek, onun mirasını yok saymak, cumhuriyete bağlılıkla adeta özdeş hale getirilmiştir. Sultan'ın hakkını teslim edecek birkaç tespit bile bunların gözünde sizi cumhuriyet düşmanı yapmaya yeter de artar bile.
Şayet Sultan Abdülhamid Han'ın başlattığı terakki yani ilerleme faaliyetleri aynı hızla devam etmiş olsaydı, inanın bana bugün Türkiye çok farklı bir yerde olurdu. Maalesef Abdülhamid'e hakaret etmekte pek mahir olanlar, onun eğitim-öğretim, teknik, bilim, sanayi, sanat, kültür, diplomasi gibi alanlardaki reform mirasını sürdürmekte aynı başarıyı gösteremediler."