Davutoğlu, parti genel merkezinde düzenlenen il başkanları toplantısında, geçen yılı partinin kuruluşu ile geçirdiklerini söyledi.

Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ'a yönelik saldırıyı anımsatan Davutoğlu, "Biz de onlara şu mesajla mukabelede bulunuyoruz; Türkiye'nin neresinde olursa olsun korku salmak isteyenlere biz kulak asmayacağız, meydanı boş bırakmayacağız." ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, bu durum karşısında vakur duracaklarının ve provokasyonlara kapılmayacaklarının altını çizerek, "Şiddete asla başvurmayacağız. Biz kin ve öfkeye karşı muhabbet ve nezaket dilini kullanmak için geldik. Birileri şiddeti teşvik ederken mağdur olan biz olmamıza, kanı dökülen bizim arkadaşımız olmasına rağmen hiçbir arkadaşımız provokatif bir dil kullanmadı, nefret ve öfke dili kullanmadı. Zarif ve kararlı şekilde ortak mesajı hep beraber ilettik." diye konuştu.
İl başkanlarından "şiddetsiz siyaset kampanyası" başlatmalarını isteyen Davutoğlu, Özdağ'a yapılan saldırıyı "siyasi terör" olarak nitelendirerek, il başkanlarına AK Parti ve MHP seçmeniyle karşı karşıya gelmemesi ve provokasyonlara dikkat etmesi uyarısında bulundu.

Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın birincil olarak muhatapları olduğunu dile getirerek, "Sayın İçişleri Bakanı'nı bir çağırın, deyin ki 'Hangi bilgi ile Sayın Özdağ'a saldırının bireysel tepki olduğunu söyledin?' deyin. Bu bireysel bir tepki midir, mazur mu görülmelidir? Asayiş olayı mıdır? Yoksa organize senkronize bir terör olayı mıdır? Çünkü siyasetçi ile gazeteci aynı anda saldırıya uğruyorsa buna organize suç denir." şeklinde konuştu.

Adalet Bakanı'nın da bu süreçte bilgi vermesi gerektiğini söyleyen Davutoğlu, "Bu ülkede ilk kez belki de iki milletvekili yürütülmekte olan bir soruşturma nedeniyle Cumhuriyet Başsavcısını açık bir şekilde tehdit etti. Sorun bunu Adalet Bakanı'na, bu savcıların önünde Cumhuriyet ifadesi var, Cumhuriyetin teminatı altındalar da onun için Cumhuriyet Başsavcısı yazar. Bir soruşturma başlattınız mı? Hangi işlemi başlattınız?" dedi.

Bu süreçteki tavrı nedeniyle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi de eleştiren Davutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
"İkili görüşmede bu kadar nazik cümleler kurup, nezaketle davranıp sonra yalnız kaldığında bu kadar nezaketsiz bir dil kullanan bir ikinci şahıs görmedim. O zaman 'bu twitleri kendisi yazmıyor mu' diye şüphe ediyorum. Sayın Bahçeli, üç gün sonra bir açıklama yaptı. Açıklamada, kınama yok, geçmiş olsun yok. Yalnız diyor ki, 'Bizim bununla alakamız yok.' O bile olumlu, güzel, aldık başımızın üzerine koyduk. MHP, yarım asrı geçen bir parti, Gelecek Partisi, bir yıllık parti. Ama bizim partimizde bu bir hafta boyu biz ne dediysek il başkanlarımız ve teşkilat mensuplarımız onu dedi. Benim size tavsiyem, önce kendi partinize akort yapın. Derince İlçe Başkanı'nız, saldırıyı açıkça sahiplendi. Hatta 'daha ötesini yaparız' dedi. Genel Başkan yardımcılarınızdan bir tanesi, 'bizde deli çok' dedi. İki milletvekiliniz, saldırıyı takip eden başsavcıya tehditler savurdu. Biz kime bakalım?"

Davutoğlu, Bahçeli'nin hep asık suratlı olduğunu ve ağır ifadeler kullandığını belirterek, "Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig'de ne diyor Sayın Bahçeli? Aklın süsü dildir, dilin süsü söz, kişinin süsü yüzdür, yüzün süsü göz. Yusuf Has Hacip diyor ki, aklın varsa iyi dil kullan, iyi dil kullanacaksan güzel söz söyle, yüzünde tebessüm olsun gözüne muhabbet dolsun. Ne bu çatık kaş ne bu tehditler hakaretler. Sakinleş, Yusuf Has Hacip'i bir dinle, Hacı Bayram Veli'yi bir dinle, Hazreti Mevlana'yı bir dinle."

Aşı gündemde tutulsun çağrısı
Covid-19 aşısı ile ilgili görüşlerini de aktaran Davutoğlu, konunun gündemde tutulmasını istedi.

Davutoğlu, planlama ve kriz yönetimi yapılamadığını savunarak, "Yapsalar bitirseler 'aşımız yok' demek durumunda kalacaklar. Yeni aşı gelecek mi? Çin yetkililerinin aşı açıklaması yok ortada, anlaşma yok. Araya da bir aracı kurum koydular. Aşının geri kalanı ne zaman gelecek? Hangi planlama ile aşı yapacaksınız?" ifadelerini kullandı.