Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, 1 Kasım seçimleriyle ilgili olarak memleketi Samsun'da seçim çalışmalarına başladı. Bakan Kılıç, bugün İlkadım ilçesi Batıpark alanındaki Amazon Cafe'de Samsun'da görev yapan basın mensuplarıyla bir araya geldi.

ŞİKE DAVASI

Seçim çalışmaları ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun dün Samsun'da yaptığı miting ile ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Kılıç, daha sonra basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bakan Kılıç, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve diğer sanıklar için savcının beraat mütaalası vermesi ve davanın 9 Ekim tarihine ertelenmesi ile ilgili soruya cevap verdi.

Bakan Kılıç, “Yargılama süreci ile ilgili olarak benim herhangi bir şey söylemem doğru olmaz. Çünkü burada devam eden bir yargı süreci var. Bununla ilgili olarak da herhangi bir şekilde şu anda bir şey dile getirmemin gerçekten doğru olmayacağını düşünüyorum. Çünkü farklı noktalara çekenler olabilir, farklı anlaşılabilir. Onun için bu noktada süreç bitsin, ondan sonra biz de bu konu hakkındaki fikirlerimizi ortaya koyarız” dedi.

“DENİZ ÇOBAN'IN KİŞİSEL KARARI”

Geçtiğimiz hafta Spor Toto Süper Lig'de oynanan Kasımpaşa - Çaykur Rizespor karşılaşmasında verdiği hatalı penaltı nedeniyle canlı yayında özür dileyen Deniz Çoban'ın hakemliği bırakmasını değerlendiren Bakan Kılıç, “Deniz beyin hakemliği bırakması kişisel bir karardır. Ama bildiğim kadarıyla ilk kez yaşanan bir olay oldu. Daha önce bunun bir örneği olmadı. Canlı yayına kadar gelip orada üzüntüsünü dile getirdi. Bu ilk kez yaşandı. Hata istem dışı bir şeydir. Kasıt olduğu zaman o başka bir şeye giriyor. Burada kişisel bir tercihin ortaya konması ve orada hakemimizin yaşadığı duyguyu ben bilemiyorum. Herkesin de şunu bilmesi gerekir; kulüp başkanlarımızın, kulüp yöneticilerimizin yaptığı açıklamalara dikkat etmesi gerekiyor. Yani hata her takımın başına gelebilir. Dünya Kupası'nda neler gördük. Dünyanın en iyi futbolcusu olarak gösterilen kişi eliyle gol attı. Hatta bunu Dünya Kupası'nda yaptı. Hakem bunu göremedi. Bu hatalar başka yerlerde de yaşanıyor. Onun için birazcık daha insani açıdan bu işlere bakmak gerekir. Tabii ki yapılan hatanın sonucunda kayıplar da olabiliyor. Ama bazen kazanımlar da oluyor. Dolayısıyla dikkatli olmamız gerekiyor. Onların da insani anlamda zor işler yaptığını görmek gerekiyor. Hakemlerimiz kendilerini yetiştirmeli. Hakemlerimiz bu anlamda iradelerini de ortaya koymalı. Kendilerine verilen yetki de arttırıldı. Yetkilerini kullanma noktasında çekinmemeliler. Ama herkes el birliği ile bu işin üzerine giderse zannediyorum ki daha kolay aşılır. Sürekli Avrupa ile karşılaştırıyoruz. Avrupa'da bunun örneğini çok bulamazsınız” diye konuştu.

KULÜPLER YASASI

Kulüpler Yasası'nı yeniden ele aldıklarını ifade eden Bakan Kılıç, “Kulüpler yasamız vardı. Onu yeniden ele almıştık. Bana bu hafta içerisinde inşallah gösterecekler. Yeni bir taslak bitti. Oradan bakalım nasıl yürüyeceğiz. Bu işlerin yoluna girmesini sağlayacak unsurları orada hayata geçirebiliriz diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

SAMSUNSPOR STADI

Tekkeköy ilçesine yeni yapılan stadyumun ikinci yarıya yetiştirileceğini dile getiren Bakan Kılıç, “Stadın yüklenici firmasında sorun yok. Mali kaynağın aktarılmasında herhangi bir sıkıntı yok ama bu bir inşaattır. Çelik konstrüksiyonu yapacak olan firmadaki aksaklık birazcık zaman anlamında farklı bir programın devreye sokulmasını mecbur kıldı. İçerisi ile ilgili olan imalatlar bitme noktasında. Dolayısıyla inşallah ligin ikinci yarısına yetiştirme hedefimiz güncelliğini koruyor. Dışarıdaki son çelik konstrüksiyonu takılıyor. Yeni stat bitince eski stat ile ilgili TOKİ'nin bir anlaşması var. O hükümler çerçevesinde yürürlüğe girecek bir durumdur” açıklamasında bulundu.

“OLİMPİYATLARDA MADALYA SAYIMIZ AZ”

Olimpiyatlarda az sayıda madalya kazandıklarını belirten eden Bakan Kılıç şunları söyledi:

“Türkiye kadar spora kaynak ayırıp bunun karşılığındaki olimpiyatlardaki madalya sayısının o yatırımın karşılığını vermediği başka bir şey var mı bilmiyorum. Çünkü biz her yıl spora 250 milyonun üzerinde bir kaynak ayırıyoruz. Bu sadece bizim bakanlığımızın tarafından federasyonlara aktarılan maddi kaynaktır. Dolayısıyla bunun karşılığını almamız gereken bir şeyler var ama bugüne kadar kullanılan yöntemlerde bir eksiklik vardı ki bugüne kadar alamadık. Şimdi o yöntemlerdeki değişikliklerle inşallah, örneğin sporcularımıza vereceğimiz maddi destekler anlamında, uluslararası anlamda daha fazla müsabaka yapmaları ve o müsabakaları da rakiplerinin olduğu yerlerde yapıp tanımaları açısından çalışmalar devam ediyor. Zannediyorum ilk meyvesini de Las Vegas'ta aldık. Dünya Güreş Şampiyonası'nda milli güreşçi Rıza Kayaalp kardeşimiz Kübalı güreşçiyi yendi. Milli güreşçi Taha Akgül'ü de Allah nazarlardan saklasın, önüne kim gelirse tuş ediyor. Kürek branşında ilk kez olimpiyatlara katılımımız var. Arkadaşlarımız 78 milyon kişinin yaşadığı ve genç bir ülke olan Türkiye'den bu kadar madalya kazanan kişinin az olduğunu söylüyorlar. Buna ben de katılıyorum. Madalya sayısı yeterli değil, böyle olmamalı. Ama bir günde de olmuyor. Altyapı ve tesislerimizi yapıyoruz. Hatta antrenörler bile yetiştiriyoruz.”