Dzsudzsak, Bursaspor dergisinde yer alan röportajında, yeşil-beyazlı  takıma transferi, imza töreni ve hedeflerini anlattı. 
 
Takımın 2009-2010 sezonundaki şampiyonluğuna değinen Dzsudzsak, birlik  ve beraberliğin önemini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı. 
 
"Bence, öncelikle birlik olmamız gerekiyor. Birbirimize sarılmamız ve  iyi tanımamız gerekiyor. Disiplinli bir şekilde oynamalıyız. Futbol anlamında  bunlar bizim için çok değerli. Eğer bunları bir araya getirirsek şansımız  olduğunu düşünüyorum. Ama tabii ki ne kadar iyi olursak olalım, iyi de  rakiplerimiz olacak. Bunun da farkındayız. Diğer takımların başka tarz  tecrübeleri var. Şampiyonlar Ligi'nde oynayan ve bu tecrübesi olan takımlarla  rekabet etmek zorundayız. Eğer herkes birlik olursa başarılara ulaşmak imkansız  değil." 
 
Debreceni VSC'nin altyapısında başlayan futbol yaşantısının, PSV  Eindhoven, Anzhi ve Dinamo Kiev'de sürdüğünü anımsatan Dzsudzsak, kendi isteğiyle  ve gönül rahatlığıyla imza atarak Bursaspor'un bir parçası olduğunu belirtti. 
 
Sivok ve Josue'yi daha önceden tanıdığını, kulübe ilk geldiğinde bu  iki futbolcuyla konuştuğunu kaydeden Macar yıldız, "Buraya gelirsem güzel bir  kadronun bir parçası olacağımı, birlikte güzel işler yapacağımızı konuştuk.  Buradaki taraftarların ne kadar ateşli olduğundan, kulübün ne kadar iyi bir  yapısı olduğundan ve iyi bir hocamızın olduğundan bahsettik. Ailemin düşüncesini  aldım, arkadaşlarıma sordum. Kendim de gözlemleme fırsatı buldum. Herkes pozitif  olunca içim de gitgide buraya ısınmaya başladı" şeklinde görüş belirtti. 
 
"İmza töreni çılgıncaydı" 
 
Dzsudzsak, Bursaspor'a ilk geldiği günü ve imza törenindeki atmosferi  unutmasının mümkün olmadığına değinerek, şunları kaydetti: 
 
"Açıkçası imza töreni çılgıncaydı diyebilirim. Hala düşündüğümde,  oradaki görüntüler gözümün önüne geldiği zaman tüylerim diken diken oluyor. O  anda da öyle olmuştu zaten ve insanlara da bunu söylemiştim. Çok değişikti, şok  oldum, konuşamadım. Hatta insanlardan izin istedim, 'Nerede olduğumu bir  anlayayım, sindiremedim bir anda' diye… Çok güzel bir 'Hoş geldin'di benim için.  Bu kulübe imza attığım gün taraftarlarımız bana nereye geldiğimi gösterdi zaten.  En güzel 'Hoş geldin'i, en güzel 'Merhaba'yı dediler. Benim yüzümde çok büyük bir  gülümseme oluşturdular. Hayatım boyunca unutmayacağım bir imza töreni yaşattılar.  Şimdiye kadar böyle bir şey hiç yaşamamıştım." 
 
Takıma ve arkadaşlarına uyum konusunda sorun yaşamadığını, herkesin  kendisini güler yüzle karşıladığını vurgulayan Dzsudzsak, İngilizce bilmeyen  yeşil-beyazlı futbolcularla bile rahatlıkla anlaşabildiğini aktardı. 
 
Bursaspor'daki hedefiyle ilgili soruya Dzsudzsak, "En kötü sonucun ilk  5 olması gerekiyor. Bu kalitemizle Avrupa Ligi biletini kesinlikle cebimize  koymamız lazım" cevabını verdi.