Futbolda şike iddialarına ilişkin Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 36 sanığın beraat ettiği davada gerekçeli karar açıklandı. Kararda kulübün yasalar dahilinde kurulu olduğu ve mevcut somut olaya bakıldığında bir suç örgütü kapsamına alınamayacağı vurgulanırken, "Olgun Peker ve bağlı kişilerin illegal bir oluşum içinde olup olmadıklarının tespiti için 8 Aralık 2010'da kayıt alınmasına karar verildi. Bu tarihte şike ve teşvik fiilleri suç değildi" denildi. Buna rağmen TCK 158. maddesinden dava açıldığına ve sonuçlandırıldığına dikkat çekilen gerekçeli kararda, "CMK 135. ve 140. maddeleri gereğince hakim kararı olmadan suçla ilgili telefon dinlenemez, izlenemez. Bu yolla elde edilen deliller yargılamada kullanılamaz" hükmü hatırlatıldı. Kararda, "Yeni bir dinleme kararı alınması gerekirdi. Dosyada görüleceği gibi 14 Nisan 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6222 Sayılı Yasa gereği yeni bir tedbire başvurulmadı" tespiti yapılırken, "Bu sebeple şike nedeniyle yargılanmakta olan Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının şike ve teşvik primi verme suçundan cezalandırılmasını gerektirir dosyada yeterli kesin, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından beraatlerine karar verilmiştir" denildi. 
Yüksek Yargıtay'ın gözünden kaçmış
Gerekçeli kararın ilginç bir başka yönü de, "Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay Ceza Dairelerinin usulsüz dinlenen tapelerin delil olarak değerlendirilemeyeceğine dair bir çok kararı var. Yüksek Yargıtay'ın bu kararları ile Ceza Muhakemesi Kanunu ve 14 Nisan 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6222 sayılı yasanın 23. maddesindeki aykırılığın muhtemelen Yüksek Yargıtay'ın gözünden kaçmış olabileceği kanaatine varılmıştır" ifadeleri oldu.