Çebi, kulüp televizyonuna yaptığı açıklamada eski teknik direktörleri Slaven Bilic ile Güneş arasında kıyaslama yaparak, "Slaven Bilic hangi futbolcu iyiyse onunla oynamayı tercih ediyordu. Şenol hocamız ise iyi olanla oynamayı tercih ederken, onun olmayacağı dönemde iyi olmayanı da hazırlayarak geliyor. Bana göre burada hocanın çok büyük bir başarısı var" dedi.

Güneş'in bir öğretmenlik tarafının da olduğunu kaydeden Çebi, "Gelişmeye açık olanları tespit edebiliyor, yolunu yordamını bilip onlara bu gücü ve imkanı kazandırıp sahada çocukları oynatabiliyor. Bana göre hocanın tatlı sert bir tarafı var, öyle çok sırnaşıklıktan hoşlanan biri değil. Yani 'evet seni seviyorum ama haddini de bil, gerekiyorsa da seni yok sayarım, cezanı da vermesini bilirim' şeklinde olan insanlar başarıya ekibiyle beraber gidebilir. Şenol hocanın o öğretmenlik eğitimi ve tarzında, hep dağın arkasını planlaması var. Hoca diğer 11'i de ilk 11 gibi hazırlıyor ve oynatmaya hazır bir şekilde hareket ediyor" diye konuştu.

Ara transfer döneminde Ukraynalı kaleci Denys Boyko'nun kadroya katıldığının hatırlatılması üzerine siyah-beyazlı yönetici, şunları söyledi:

"Biz kaleci transferini 'kalecilerimiz iyi değiller, dolayısıyla kaleci almamız gerekir' diye yapmadık. Bizim üç tane kalecimiz olması gerekiyor. Dolayısıyla bundan sonra artık kale Tolga, Boyko ve Günay'a aittir. İnanıyorum ki, Boyko ve Tolga, Beşiktaş'a yakışır iki kaleci olmuşlardır. İkisinin rekabetinin, Beşiktaş'a çok pozitif yansıyacağını düşünüyorum."

Çebi, Boyko'nun Ümraniye'de kendisini ziyaret ettiğini belirtip, "Hakikaten iyi bir kaleci almışız. Karakteri de çok iyi, çok muhlis, gözleri gülüyor. Bir insandaki enerjiyi de, yufka yürekliliği de bağlılığı da aslında her şeyi gözlerine baktığınızda görebiliyorsunuz" derken, bir diğer yeni transfer Alexis Delgado'yla ilgili, "Birkaç alternatif üzerinde çalıştık. Beşiktaş'ın şartları da maddi anlamda göz önünde bulundurularak Alexis'e karar verildi" değerlendirmesinde bulundu.

- "Ertelenen maçlar, kafa karıştırıyor"

Spor Toto Süper Lig'de Mersin İdmanyurdu ve Trabzonspor'la oynamaları planlanan maçların yoğun kar yağışı sebebiyle ertelenmesinin morallerini bozmadığını, ancak kafalarını meşgul ettiğini aktaran Çebi, şöyle devam etti:

"Bunlar kafa karıştırıyor mu? Karıştırıyor tabi ama futbolcular da aslında bir an evvel oynamak istiyorlar. Tabii şu anda iki maçı da oynasaydık almış olacaktık, öyle düşünüyorum. 6 puan koyduğunuzda, lider olarak kalacaktık. Kar ve yağmur, berekettir. 'Hayır vardır' diyelim. Tabii ki, zorlanacağız ama bunlara bizim hazır olmamız gerekiyor. Kafa karışıklığından başka bir şey olduğunu sanmıyorum. Aklımızda kalacak sadece. Bence başka bir sıkıntı yok."

- "Bu ne hırstır ki, bizi misafir etmediler"

Ahmet Nur Çebi, Vodafone Arena'nın yapımı sürecinde Galatasaray ve Fenerbahçe'nin statlarında oynama isteklerinin kabul edilmemesinin hayatı boyunca unutamayacağı bir hadise olarak kalacağını belirtti.

Çebi, "Galatasaray ve Fenerbahçe gibi büyük camiaların statlarında oynama isteğimizin onlar tarafından reddedilmesi, benim spor yöneticiliğimde hayatım boyunca unutmayacağım bir hadise olarak kalacaktır. Yani stadımızın olmamasının bizim için dezavantaj olduğunu, rakiplerimizin bilerek ve bunun arkasına sığınarak, bu yolla kendilerini şampiyon yapabilmek gibi arzu içerisinde olmalarını halen anlayabilmiş değilim. Yani bu ne hırstır, nasıl bir dünyadır ki, bizi misafir etmediler. Hakikaten içimin acıdığı en önemli olaylardan bir tanesi budur" ifadelerini kullandı.

"Eğer bizim stadımız Vodafone Arena hazır olsaydı geldiğimizden bu yana belki de iki tane şampiyonluk yaşamıştık" diyen Çebi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu sene içerisinde dileğim, bizim orada en kötü bir maç oynamamız ama tabii ki, hedef ve planlarımız içerisinde 3-5 maç oynamak var. Bir aksaklık olursa, son bir tanesini bari orada yakalayabilelim diye düşünüyorum. Camia tahmin ediyorum orada daha mutlu olacaktır. Belki de bir numaralı kalitede stadımız var. Dolayısıyla rakipler çatlasın, biz de inşallah keyfini çıkaracağız."

- "Galatasaray ve Fenerbahçe bize kızdı"

Ahmet Nur Çebi, bütün kulüplerin geliri kadar para harcaması gerektiğini de kaydetti.

Borçlanarak değil de gelirleri artırarak harcama yapmanın gerekliliğine vurgu yapan Çebi, "Feda dönemi diye bir dönemden geçtik. Galatasaray, Fenerbahçe gibi diğer takımlar hep bize kızdı. Diğer takımlar için yazılan, UEFA kriterleri, yasaklar bugün başımıza gelmediyse bu, o günün başarısıdır. O gün onu çektiğimiz içindir. Onu o gün çekmeyenler bir gün çekecekler. Haksız rekabetler oluyor. Biz Beşiktaş'ı ayağa kaldırabilmek için 20 milyon avroluk bir takım yapıyoruz ve şampiyon olamıyoruz. Onlar 50-60 milyon avroyla takım yapıyorlar ve şampiyon oluyorlar. Yok böyle bir çiftlik" diye konuştu.

Ahmet Nur Çebi, şampiyonluk yarışıyla ilgili olarak da, "Hakemlerin hatalarına inşallah maruz kalmayız. Ne lehte ne de aleyhte. Bir de Allah futbol şansı versin. Vurduğun top direkten döndüğü zaman, başkalarına şans gülerken bize gülmezse olmuyor. İnşallah futbol şansı rakiplerimize güldüğü kadar bize de güler. Hakemler az hata yaptıkları rakiplerimiz kadar, bize de az hata yaparlar. Biz yönetim olarak elimizden geleni yaptık. Hocamız da elinden geleni yapıyor. Futbolcularımızın da çok gayretli ve istekli olduklarını biliyorum. Geriye hakemler ve futbol şansı kalıyor. Keşke stadımız da olsaydı. Hakemlere ve şansa rağmen hallederdik ama şu stat bitene kadar az hakem hataları ve bol futbol şansı olsun" ifadelerini kullandı.