Hasan SARIÇİÇEK

Bir koltukta birkaç karpuz; iş adamı, siyasetçi ve spor adamı... Arı gibi çalışkan... İşine öyle bir odaklanmış ki, bademcik ameliyatı sonrası bile işinin başında... Kulüpler Birliğine vizyon kazandıran, Süper Lig markasına değer katan eski başkan o... Başakşehir’i 4 yılda sıfırdan zirveye taşıyan kulüp başkanı. Kim mi? Medipol Başakşehir Kulübü Başkanı Göksel Gümüşdağ’dan söz ediyoruz. TGRT Haber Genel Müdürü Ercan Seki ile Fatih Terim Stadı’ndaki makamında ziyaret ettik, Gümüşdağ’ı. Sağ olsun, her sorumuza cevap verdi, bize tesisleri gezdirdi... Tesis dedikse, stat, otel, antrenman sahaları, restoran, fizik kondisyon merkezi, buz havuzları, scout merkezleri, toplantı salonları kısaca büyüleyici bir alan... Türk futbolu, Başakşehir, lig ve hedeflerini konuştuk Göksel Başkan ile. İşte; o röportajdan öne çıkanlar:

BİZİM TUZUMUZ VAR
“Süper Lig’de çok iyi bir sezon yaşanıyor, hâlâ şampiyonun adı konabilmiş değil ve bizimle birlikte üç takım büyük yarışın içindeyse bunda bizim rolümüz var… Şampiyonluk elbette arzuladığımız sonuç... Şurası kesin ki, bir gün mutlaka Süper Lig’de şampiyon olacağız. Bugün olmazsa, yarın, bu sene olmazsa, seneye… Avrupa’da da üç, bilemediniz 5 sene sonra kupa kazanan bir Türk takımı olarak tarihe geçeceğiz. Hayalimiz bu... Ligde şampiyonluk bu sene olmazsa, seneye mutlaka olur…”

TARİHİ ERKEN YAZDIK
“Başakşehir olarak 4 yılda bu noktaya geldik. Tarihi erken yazdık... Şampiyonluklar ya da Avrupa için sürekli yatırım yapıyoruz. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi asırlık çınarlar yanında bu lig yarışını eğer bu kadar heyecanlı ve son saniyeye kadar canlı tutuyorsak ki, tuttuk, bu bizim için önemli bir kazanımdır.  Şu an Galatasaray avantajlı. Böyle bir kulübün başkanı olmak benim için büyük onur…”

REAL VE BARÇA GİBİ
“Doğru model, doğru yönetilen, Finansal Fair-Play’e uyan, bir kulüp olarak Türk futboluna değer katmaya çalışıyoruz. Bu tesisler bacasız fabrika gibi oyuncu üretecek, yarışmada; Real Madrid, üretimde ise Barcelona gibi olacağız. Öyle ki, 8 yaşında bizimle çalışmaya başlayan çocuklar, 15-16’sına geldiğinde A takımda yarışıyor olacak. Geçişleri bu kadar seri bir sistemi tesis ediyoruz. Böylece hem üretecek, hem yarışacak hem de Avrupa’ya oyuncu satacağız.”  

AVCI’NIN KOZMİK ALANI VAR
“Biz güçlü bağları olan bir ekibiz... Abdullah Avcı’nın benden başka başkanı, benim de ondan başka hocam olmadı. Birbirimizin ne istediğini biliriz. Büyük hayallerimiz var. Büyük hedeflere ulaşmak için çalışıyoruz; 3 bilemedin 5 yıl sonra bu ülkeye Avrupa’da kupa kazanan kulüp olarak anılmak istiyoruz. O yüzden tesislerde hiçbir kulüpte olmayan şifre ile girilebilen hocamızın rahat çalışabileceği kozmik bir bölüm oluşturduk. Oraya hocanın görüşmek istedikleri dışında ben ve bir-iki yöneticimiz dışında kimse giremez.”

BÜTÇENİN YARISI SATIŞTAN
“Transfer politikamız başarılı... Bütçemizin yarısını iki oyuncunun satışından karşıladık... Büyük bir yatırımımız var, hem üretecek hem de yetiştirecek hem de satacağız. 15 milyon avroluk transferi yapan tek kulüp, Başakşehir… Cengiz’i Roma’ya verdik, Enver Cenk Şahin’i Zonguldak’tan 25 bin avroya almıştık, 2 milyon avroya sattık. Alırken de hesaplı davrandık... Bizim dışımızdaki takımların bir tek oyuncuya verdiği para ile biz 9 futbolcu transfer ettik. 3 milyon avro ile Cikaleshi, Elia, Da Costa, Chedjou, Tunay, Mevlüt, Kerim gibi direkt oynayacak oyuncular aldık...”

ARDA’ İŞİ ÇİFTE STANDART
 “Arda’nın hakeme yaptığı hareketi hiç doğru bulmadık, biz de ceza verdik. Ancak adı, Arda Turan diye 16 maç ceza veriyorsanız, adaleti sağlayamazsınız. Niye? Spor hukukunda emsaller var… Engin Baytar, Cüneyt Çakır’ın boğazını sıktı ne aldı, 11 maç. Arda’ya niye 16 maç? Mossoro çift sarıdan kırmızı gördü, 1 maç ceza alması gerekirken, 5 maç verildi. Türkçe bilmiyor küfür edemez, raporda da yok. Bu acemice kararlar kabul edilebilir değil. Cezalar, caydırıcı olmalı, insanı futboldan soğutmamalı, Arda gibi tecrübeler sahada olmalı, değerleri kaybetmek değil, kazanmak lazım.”

SIRRIMIZ; İSTİKRAR
“Başarımızın sırrı mı; doğru yönetim, doğru transfer, birlik, beraberlik, sevgi, saygı ortamı, güçlü karakterler, güçlü bağlar ve istikrar… İstikrar… İstikrar… Kalıcı başarının yolu mu? Süreklilik... Yapmış olduğunuz şeyin üstüne çıkamazsanız büyüyemezsiniz. Seviye atlamak, bir anda mümkün değil. Merdivenleri adım adım çıkarak kalıcı başarı sağlanır...”

KULÜPLER BİRLİĞİ DÖNEMİMDE ÇAĞ ATLADI  
“Aldığım her işi hep zirveye götürmek için uğraşan bir karakterim var. Tevazua gerek yok, Özhan Canaydın ve Aziz Yıldırım başkanlarla çalıştım... Kulüpler Birliği Vakfı, benim dönemimdeki kadar ahenkli, kavgasız, kuralların oluşmasında katkı sağlayan verimli bir dönemi hiç yaşamadı. Dünyanın en önemli futbol adamlarını getirdik. Birçok kulübü büyüten Peter Kanyon gibi uluslararası danışmanlarla çalıştık. Futbolumuzun marka değerini yükselttik. Naklen yayınlar için 600 milyon dolar hayaldi. Bunu seslendirdiğimde yayıncı kuruluş dahi tepki gösterdi. Ama başardık.”