Isuzu’nun Pick-up segmentindeki temsilcisi D-Max, yenilenerek Türkiye’de satışa sunuldu. 1.9 lt’lik yeni dizel motor, 6 ileri manuel ve otomatik şanzıman tercihleriyle selefiyle aynı gücü üretirken, daha düşük yakıt tüketimi, sessiz bir kabin ve konforlu bir sürüş vadediyor. D-MAX’ın en büyük avantajı ise rakiplerine oranla MTV farkı. 
SINIFINDA TEK YERLİ 
Düzenlenen basın toplantısında V-Cross donanıma sahip araçların Tayland’daki Isuzu fabrikasında üretildiğin belirten Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, 2018 yılının ilk yarısında D-Max’in baz ve donanımlı versiyonlarının Anadolu Isuzu Fabrikasında üretileceğini söyledi. Arıkan şöyle devam etti; “Türkiye’de seri olarak üretilecek ilk ve tek 1 ton taşıma kapasiteli pick-up D-MAX olacak. Aracımız aynı zamanda 3,5 ton çekme kapasitesine sahip. Küçültülerek yenilenen 1.9 litrelik motor, 164 PS güç ve 360 Nm tork üretiyor. Selefine oranla %7 ila %18 oranında bir yakıt tasarrufuna sahip. Örneğin otomatik versiyonda 7,8 lt/100 km, manuel şanzımanla 6,3 lt/100 km gibi iddialı bir ortalamaya sahip. 
MTV’DE SINIFINDA RAKİPSİZ
Türkiye’deki pick-up araçlar içinde en düşük motor hacmine sahip araç D-Max. Bu sayede 5 yıllık kullanım sürecinde 9000 TL’ye varan MTV avantajı sağlıyor. Ayrıca 5 yıl, 100 bin km garantisi sunulan aracımızın bakım periyodları ise 20 bin km’de bir gerçekleşiyor. Baz modelimizden itibaren LED gündüz farları standart olarak sunuyoruz. Yokuş kalkış ve iniş desteği, elektrikli-ısıtmalı yan aynalar, uzaktan kumandalı kilit ve kadranlarda vites değişim göstergesi gibi konfor öğeleri ise D-MAX modelimizin elini güçlendiriyor. 
YERLİLİK ORANI ARTIYOR
Bugün rekor dediğimiz noktada 19-20 bin adet satışlardan bahsediyoruz. 25 binleri ancak 2-3 sene sonra konuşabiliriz. Benim beklentim 2018'de Pick-Up araç satışlarımızda en az % 20-30 bandında bir büyüme. 
Isuzu son olarak Hindistan'da 50 bin kapasitelik bir yatırım yaptı. Orada bir önceki jenerasyonu üretiyor, şu anda yüzde 70'in üzerinde bir yerlilik yakaladılar. Hedefleri ise yüzde 90. Biz ise şu anda yüzde 30'lardayız, yan sanayimiz onlardan daha iyi ve birçok parçayı yapabilecek durumda. Ancak adet ve yatırım tutarı biraz önümüzü kesiyor. Sanayi Bakanlığı'na başvurduk, Ar-Ge teşviklerinde olduğu gibi yerlileşmeyi sağlayan parçalarla ilgili o yatırıma bir takım teşvik mekanizmalarını gerekiyor. Böyle bir teşvik sağlanırsa yerlilik oranımız yüzde 50'nin üstüne çıkar. Örneğin otobüste yerlilik oranımız çok daha yüksek seviyelerde. 
Millî otomobil şirket aşamasında  
Toplantıda gelen Türkiye’nin otomobili sorusunu cevaplayan Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, Anadolu Grubu’nun sadece üretim değil otomotiv geçmişi ile dağıtım ve kiralama tarafında da güçlü olduğunu söyledi. Arıkan söyle devam etti; “İlk aşamada bu beş firmadan oluşan konsorsiyum ortak bir şirket kuracak. Proje çok göz önünde ve ciddi takip ediliyor. Mesela sadece elektrikli araç üretmek değil, bir de 'smart car (akıllı araç)' konsepti var. Biliyorsunuz bizim de bu alanda çalışmalarımız var ve iddialıyız. Burada önemli olan elektrikli aracı yapmak değil 'Akıllı şehir' kavramına uygun araçlar üretmek. Şunu unutmamak gerekiyor, otomobili üretmek kadar dağıtımı, pazarlaması ve kiralaması da çok önemli. Beşli gurup arasında üretim konusunda Karsan ve BMC’de deneyimli ve güçlü bir AR-Ge yapıları var.”