İriliği ve lezzetiyle kentin sembolü olan, adına düzenlenen festivalde görücüye çıkacak Diyarbakır karpuzları için tarlada gece nöbeti tutuluyor.


Geçmişte ağırlığı nedeniyle develerle taşınıp, kılıçlarla kesilen, tanıtımı için her yıl olduğu gibi bu yıl da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Diyarbakır Valiliği işbirliğiyle eylül ayında gerçekleştirilecek "Karpuz ve Kültür Festivali" kapsamındaki ağırlık Yarışmasında yarışacak karpuzlar, özenle yetiştiriliyor. Bazı karpuz üreticileri gözü gibi baktıkları karpuzlara herhangi bir zarar gelmemesi için tarlada gece gündüz mesai yapıyor.


"Nöbet tutmaya mecburuz"


Merkez Sur ilçesine bağlı Erimli köyündeki üreticiler de yarışma için özel yetiştirdikleri karpuzlar için tarlada günde 15-16 saat bekliyor. Tarlalara hakim tepelerde kurdukları çadırlarda kalan üreticiler, iddialı oldukları yarışma için hasada kadar nöbet tutmakta kararlı. Üreticilerden Mehmet Kaya, dedesinden öğrendiği karpuz yetiştiriciliğini yıllardır sürdürdüğünü belirterek, 35 yıldır yetiştirdiği karpuzlarla yarışmalara katıldığını ve çeşitli dereceler elde ettiğini söyledi.




İri karpuzların dikkat çektiğini, bu nedenle birilerinin çalabileceği veya zarar vereceği endişesiyle tarlada nöbete başladıklarını ifade eden Kaya, "Yatağımız, döşeğimiz burada. Çünkü karpuzlarımızı kesebilirler, kıskanıp bıçaklayabilirler. O sebeple burada nöbet tutmaya mecburuz" dedi.


Üreticilerden Mehmet Battal da bir asırdır köyde karpuz yetiştirdiklerini ve bu karpuzların pek çok yarışmada görücüye çıktığını anlattı. Bu konuda tecrübelerine güvendiklerini dile getiren Battal, bu yıl yarışmada dereceye girecekleri konusunda iddialı olduklarını aktardı. Battal, kullandıkları tohuma güvendiklerini vurgulayarak, "Bir asırdır bu işle uğraşıyoruz. Nasıl iddialı olmayız?" ifadelerini kullandı. 




"Emeğimiz heba olsun istemiyoruz"


Yerli tohumlarla yetiştirilen karpuzun maksimum 55-60 kilogram ağırlığında olduğunu, Amerika ve İsrail'den getirilen tohumlarla yetiştirilen karpuzların ise ağırlığının 65-70 kilograma ulaştığına işaret eden Battal, şöyle dedi:


"Büyük titizlikle yetiştirdiğimiz karpuzlara zarar gelmemesi için nöbet tutuyoruz. Nöbet tutmazsak karpuza zarar verebilirler ve üreticinin tüm emeği boşa gider. Ne yapalım? Eskiden tarlada 3 ay gece gündüz yatıyordum. Şimdi ise hasada kadar nöbet zamanı. Emeğimiz heba olsun istemiyoruz."


Mustafa Kurt ise karpuza bebek gibi baktıklarını anlatarak, günde 16 saat nöbet tuttuğunu belirtti. Yetiştirdiği karpuzun dereceye gireceğinden emin olduğunu vurgulayan Kurt, "Çok iddialıyız. Geçen yıl yetiştirdiğim karpuz 47 kilogramdı bu yıl inşallah 50 kilograma çıkacak" şeklinde konuştu.