Anahtarcı Abdullah Öztürk'ün iş yerinde bir camekan içerisinde sergilediği iskelette inceleme yapan Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Selim Erdal, hayvanın etçil olduğunu ancak  türünün belirlenmesi için arkeozoolog tarafından inceleme yapılması gerektiğini söyledi.Niğde Müzesi'nde sıvalı kafa taslarını incelemek üzere kente gelen Yılmaz Selim Erdal, hayvan iskeletini camekanda sergileyen Abdullah Öztürk'ün iş yerine geçti. İskeleti inceleyen Erdal, Öztürk'ün nereden ve nasıl bulduğu konusunda da bilgiler aldı.

Daha sonra değerlendirmelerde bulunan Erdal, canlının türünün ne olduğunu söylemek için arkeozoolog olmak gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:
"Benim mesleğim bu değil o nedenle bir şey söyleyemem. Bunun çok detaylı bir şekilde analiz edilmesi lazım ama benim gözlemlerime göre bunun daha çok böyle etle beslenen etçil türünde küçük boyutlu canlıya ait olduğunu söylemek mümkün. Çıktığı alanın mağara olduğu ya da bir evin tabanında ki mahzen ya da mağara biçiminde ki yerleşim yeri olduğu anlaşılıyor. Burada tüfler oyulduğu için ya hayvan oraya girdi, dışarı çıkamadığı için hayatını kaybetmiş. Orda fosilleşmiş olabilir ya da öldükten sonra birisi o mahzene atmış orada fosilleşmiş olabilir. Fosilleşme dememizin nedeni şu, eğer bir canlıyı tuzun içerisine ya da tüfün içerisine koyarsanız o koyduğunuz canlı büyük oranda içerisinde ki suyu hızlıca kaybeder kaybettikten sonra kurur kuruyan şeyde uzun süre çürüme sürecine dayanıklı kalır. Burada ki gördüğümüz örnekte kısmen bütün hücrelerinin içerisinde ki suyun tamamını kaybetmiş bir canlıya benziyor. Tabi böylece kuruduğu içinde bir düzeyde mumyalaşmış bir görünüm arz ediyor. Ama bunun bilinçli bir şekilde mumyalaştırıldığı söylemek pek anlamlı bir şey değil. Çünkü bulunduğu konum ve ele geçirilme biçimi pek benzemiyor. Belki 100 yıllıkta olabilir bin yıllık olabilir ama evin ne zaman terk edildiğine bakmamız daha doğru bilgi verir."

MÜZEDE SERGİLENMELİ

Niğde Müzesi'ndeyken kendisine iskeletten bahsedildiğini ve bunun üzerine merak edip görmek istediğini ifade eden Yılmaz Selim Erdal, "Ama benim biraz önce söylediğim gibi esasen bunların uygun bulunduğu yerlerde yani müzelerde ve diğer yerlerde saklanması ve sergilenmesi çok daha iyi olur çünkü gördüğünüz gibi yavaş yavaş bozulmalar başlamış, güvelenmeler artar burada o zaman bunları mutlaka iyi bir şekilde kontrol etmek, içersini ilaçlamak sonrada gelecek kuşaklara aktarmak gerekir diye düşünüyorum" diye konuştu.