Sarıkeçililer Yaşatma ve Dayanışma Derneği Başkanı Pervin Savran, Sarıkeçili Yörük geleneğini yaşayarak devam ettireceklerini söyledi. Savran, Sarıkeçili Yörüklerinin Anadolu'da yüzlerce yıldır mevsim şartlarına göre bir yerden başka yere göç ederek hayatlarını devam ettirdiklerini söyledi. Etkinliklerin göç güzergahında hayatını kaybetmiş, kabirleri dahi belli olmayan yörükler ile vatan için canını veren şehitler için mevlit okutularak başladığını dile getiren Savran, "Yörük geleneğinin ileriye taşınabilmesi için neler yapılabilir, bunları konuşuyoruz. Bu arada şenlikler de yapıyoruz. Değişik bölgelerden misafirleri ağırlıyoruz. Bizlerle birlikte yaşadıklarımıza şahit oluyorlar. Fotoğraf, hatta belgesel çekiyorlar" diye konuştu. "Yörük, vatanına, toprağına, bayrağına saygısı olan Türk milleti demektir" diyen Savran, Anadolu'daki diğer insanlardan tek farklarının hâlâ konargöçer hayatı sürdürmeleri olduğunu vurguladı. Sarıkeçililerin hayat alanının Toroslar olduğuna işaret eden Savran, şu değerlendirmede bulundu: "Kışın sahildeki Aydıncık, Bozyazı ve Anamur'da, yazın ise Karaman ve Konya sınırları içerisindeki Orta Toroslar'da yaşarız. Şu anda 187 aileyiz. Geçim kaynağımız keçiler. Üreten, çalışan, yürüyen insanlarız. Emek vermeden, hiçbir şey beklemeyiz. Doğaya, iklim şartlarına göre sürekli göç ediyoruz. Daima hareket halindeyiz. Sürülerimiz, develerimiz, çadırlarımız var. Doğaya asla zarar vermeyiz, sağlıklı yaşarız. Ülke ekonomisine katkı sağlarız.

Geleneklerimize bağlıyız. Bir değil bin tane üniversiteye araştırma konusu olacak yaşam şeklimiz var." Savran, bazı ön yargıları hala yıkamadıklarını ifade ederek, "Müslümanız, güzel duygular taşıyoruz. Vatan evladıyız. Bu topraklarda, bu ormanlarda doğduk. Dağına, kuşuna, taşına, toprağına hiç zarar vermedik. Bazı insanlar ön yargılı davranıyor. Kimi zaman göç yollarında çocuklarımız yaralandı, hastaneye kaldırdık. Suçumuz, dağlarda göç etmek. Bir damla su için dolanıyoruz, bulamıyoruz" diye konuştu.