Milli Saraylar içerisinde en fazla ilgi gören eserlerden biri olan Dolmabahçe Sarayı’nı, yaz aylarında ortalama günlük 3 bin 500 kişi geziyor. Avrupa sarayları içerisinde bilinen en büyük merasim salonuna sahip olan saray, geçen yıl 640 bini yabancı olmak üzere 937 bin, bu yılın ilk 5 ayında 113 bini yabancı olmak üzere 230 bin ziyaretçi ağırladı. Taşıdığı pek çok özelliğiyle yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çeken 160 yaşındaki sarayın inşaatında, Avrupa saraylarından esinlenilmiş olsa da klasik Türk mimarisiyle birlikte Tanzimat döneminin de özelliklerini taşıyan iç ve dış dekorasyonunda eklektik (seçmece) bir üslup izlenmiş. Yüzyıllarca kullanılan ve artık müzeleşen Topkapı Sarayı’nın mesken olarak tercih edilmemesi nedeniyle Sultan II. Mahmud döneminde daha çok biniş kasırları (günübirlik meskenler) tercih edilmeye başlanmış. II. Mahmud döneminin gözde ikamet alanları arasında eski Beşiktaş ve eski Çırağan sarayları vardı. Sultan Abdülmecid döneminde ise Beşiktaş’ta bulunan eski sahil sarayının yerine Dolmabahçe Sarayı inşa edildi. Binanın zamanla Dolmabahçe Sarayı olarak anılmasının sebebi ise inşa alanının bir kısmının doldurulmuş denizin üstünde bulunması oldu.