İstanbul’daki 2 bin 512 doğal bitki içeresinde yer alan ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan 56 endemik tür, şehirleşme ve insan faktörü sebebiyle yerini her ortama uyum sağlayabilen istilacı bitkilere bıraktı. İstanbul’un bitki çeşitliği açısından oldukça zengin olduğunu dile getiren İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Botaniği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ünal Akkemik “Çatalca’dan Tuzla’ya kadar, özellikle doğal alanlarda, parklarda, yol kenarlarında, arsalarda yani boş olan, çiçek gördüğüm, ulaşabildiğim her noktaya gitmeye çalıştım. Bitkilerin yoğun bir şekilde bulunabileceği alanlarda inceleme yaparak 982 türe ulaşabildim” diye konuştu. 

EN YAYGINI KARAHİNDİBA

İstanbul’da en yaygın bitkinin karahindiba olduğunu vurgulayan Akkemik “Bazı bitkiler sadece sahil şeritlerindeki kumullarda yetişiyor. Adını Kilyos’tan alan Kilyos peygamber çiçeği, sadece kumda yetişen kum incisi var. Yine sulak alanlarda yetişenlerin de kurak yamaçlarda büyüme şansları yok. Sulak alanlardaki yapılaşma nedeniyle de bu türler kayboluyor. Kumullarda da yaz aylarındaki insan baskısı nedeniyle bitkiler zarar görüyor. Üzerinde ağaç olmayan kayalık ortamlara uyum sağlayan çok zengin bitki çeşitliği var. Ormanlık alanlarda da daha farklı türleri görebiliyoruz. Türk zambağı sadece ormanlık alanlarda yetişiyor. Kentsel alanlarda yapılaşma sebebiyle endemik türler değil de daha çok istilacı, ekolojik aralığı geniş olan türler görünüyor” dedi. Akkemik, yurt dışından bitki getirmek yerine kentin doğasında yer alan türlerin kullanılması gerektiğini kaydetti.