CANAN ERASLAN

Önce aileler küçüldü. Üç kuşağın bir arada yaşadığı büyük ve kalabalık aileler yerini ‘çekirdek aileye’ bıraktı. Anne, baba ve en fazla 2-3 çocuk. Yıllar geçti, imkânlar büyüdü ama aileler küçüldü. Gençler okumak için başka kentlere gitmek için can atar oldu. O kentlerde yurtta yaşıtlarıyla kalmak yerine en belki 1, en fazla 2 arkadaşıyla evi paylaşarak kendi görüşlerine göre özgürleştiler ama aslında aile değerlerinden, ailenin verdiği psikolojik güçten uzaklaştılar. Ailece yenen akşam yemekleri, bayramlar, kutlamalar unutulup gitti. Yalnız yaşayan gençler daha geç evlenmeye ve hatta evlilikten uzaklaşmaya başladı. Bu da yalnızlaşmayı ve dolayısıyla psikolojik sorunları çığ gibi büyüttü. Şimdi nereye baksanız, 1+1 ve hatta 1+0 evlerde tek başına yaşıyor, yalnızlık psikolojisiyle boğuşuyor ve hasta oluyorlar. Sadece psikolojik rahatsıztan bahsetmiyorum. Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoterapist Mehmet Başkak, yalnızlığın çok önemli bir rahatsızlık olduğunu, astımdan alerjiye, sigara ve alkol bağımlılığına, hatta ölümcül sonuçlar getiren çok ciddi bir süreç olduğunu ifade ediyor. Peki bu büyük hastalıktan nasıl kurtulacağız? Yine Mehmet Başak’ın verdiği bilgiye göre, öncelikle yalnız olup olmadığınızı anlamanız gerekiyor. Ardından bu yalnızlığın sizi psikolojik olarak rahatsız edip etmediğini, hasta eden alışkanlıkların yalnızlık hissinden kaynaklanıp kaynaklanmadığını görmek, sonra da kurtulmak için çare aramamız gerekiyor. 

 

Yalnız mısınız yalnızlık mı çekiyorsunuz?
İki türlü yalnızlık var. İlki sosyal izolasyon. Birlikte zaman geçireceğiniz aileniz, arkadaşlarınız ya da herhangi biri olmadan saatlerce yalnız başınıza zaman geçirebilirsiniz. İkincisi yalnız hissetmektir. ‘Kimse beni önemsemiyor’ diyerek kalabalık bir ortamda bile yalnız hissedebilirsiniz. Aileniz, arkadaşlarınız vardır ama kimseye güvenmezsiniz. Bu ikisi her zaman çakışmaz. Tek başınıza olabilirsiniz ama birçok sosyal aktiviteniz vardır, 
yalnızlığı hissetmezsiniz. Ya da tam tersi, evli olduğunuz hâlde yalnızsınızdır; çünkü eşiniz ve siz ayrı dünyalarda yaşıyorsunuzdur.

Yalnızlığın sebepleri nelerdir?
 Yazının girişinde de bahsettim. En başta modern yaşama biçimleri insanları bireysel sınırlara hapsediyor. Yaşadıklarımız insanlara görünmez duvarlar ördürüyor. Yani yaşadığımız çağın en büyük sorunlarından biri yalnızlaşmak. Ayrıca yaş ilerledikçe de yalnızlık kaçınılmaz oluyor. Aile bireyleri, arkadaşlar ölüyor ya da gidiyor. Eskiden siz meşguldünüz, şimdi çocuklar. Çocuklar büyüyüp yuvadan uçuyor ve yeni hayatlarını yaşıyorlar. ;

Nasıl kurtulalım?
 1- Arkadaşlarınız, aileniz ve iş arkadaşlarınızla yakın ilişki geliştirin. Bu ilişkileri beslemek için, onları dinleyin, size ihtiyaç duyduklarında ilgilenin, desteğinizi esirgemeyin ki ihtiyacınız olduğunda yanınızda olsunlar.
2- Yakınlarınızın özel günlerine katılın. Ayrıca kurs ya da yürüyüş grupları, sanat ve spor grupları, gönüllülük faaliyetlerine dâhil olun. ‘Vaktim yok’ diyorsanız, bir günde neler yaptığınıza bakın, mutlaka vakit vardır.
3- İlişkilerinizi kayda geçirin. Yüzeysel olanları hayatınızdan çıkarın. Daha fazla anlaştığınız kişiye daha fazla zaman ayırın ve yeni insanlar tanıyın. Çoktandır görüşmediklerinizi arayın, kendinizi iyi hissedeceksiniz.
4- Komşularınız, iş arkadaşlarınız ve eski arkadaşlarınızla buluşmalar organize edin. Birlikte kahvaltı, piknik, doğa yürüyüşü gibi bir aktivite planlarsanız, hem yeni dostluklar edinir, hem de olanı güçlendirirsiniz.