Sivas’taki konut sayısını 130 bin 140 olarak açıklayan DASK, yaşayan poliçe sayısının ise 51 bin 432 olduğunu duyurdu. Kentte faaliyet gösteren sigortacı Bekir Tanyıldız, deprem sigortasının önemi hakkında açıklamalarda bulunarak vatandaşları uyardı.

“İhmal edilip unutuluyor”

Türkiye’nin birçok ilinde deprem riskinin bulunduğunu söyleyen Tanyıldız, “Bu durumun hatırlanması birtakım acı gerçekleri de gün yüzüne çıkardı. Bunlardan en acısı ülke olarak depreme hazırlı olmayışımız. Yaşanan olayın acısını millet olarak yüreğimizde hissetmemizin yanı sıra ülke olarak deprem için de elimizden geleni yapmayı kendimize görev edinmeliyiz. Sigorta acenteliği üzerine faaliyet gösteren birisi olarak Sivas’ta yeteri kadar önemli görülmeyen DASK konusuna değinmeyi kendime görev biliyorum. DASK Sivas’ta yalnızca kamu kurumlarının zorunlu tuttuğu hallerde, resmi işlemler esnasında mecburi olduğu için yapılıyor. Zorunlu durumlar altında yapılan poliçelerin canlılığı bir yıl sürüyor daha sonra ise yenilemeleri ihmal edilip unutuluyor. Vatandaşımız evini teminat altında olsun diye sigorta yaptırmıyor. Burada önemli bir konu da şu: Deprem sigortası yaptırsa dahi DASK poliçesi sadece binanın bedelini ödüyor. Eşyaların ve emtianın bedeli teminat dışı kalıyor. Bunun için ayrıca yangın sigorta poliçesi yaptırması da gerekiyor” dedi.

“Köylerdeki binalar da DASK kapsamına alınmalı”

Sigorta denildiğinde sadece trafik ve kasko poliçelerinin düşünülmemesi gerektiğini belirten Tanyıldız, “Deprem ve yangın sigortası akıllara ancak böylesine felaketler sonrası geliyor. Vatandaşımızın bilgi eksikliği olduğu diğer bir konu da deprem ve yangın sigortalarının kapsamı. Deprem sigortasındaki teminat sadece doğal afet olması durumunda binanın bedeliyle alakalı iken yangın sigortası kapsamına binanıza bir aracın çarpması sonucu binanızın yıkılması girebiliyor ve yangın poliçeniz bu hasarı ödüyor. Bu kapsamda bilinmesi gereken bir diğer husus köy yerleşim yerlerindeki binaların DASK kapsamı dışında olduğu. Belediye denetimi olmadığından köyler kapsam dışı tutulmuştur. Son çıkan yönetmelikte köylerde yapılan binaların denetimini ve ruhsatlandırma işlemlerini il özel idaresi yapmaktadır. Ancak Elazığ ve Malatya’yı etkileyen büyük deprem göstermiştir ki köyde yaşayan vatandaşlarımızın da mağdur olmaması için köylerdeki binalar da DASK kapsamına alınmalıdır” dedi.

"Sigorta konusunda insanlarımızı daha çok bilinçlendirmemiz gerekiyor"

Tanyıldız, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı: “DASK kurumu, sigorta yaptıran vatandaşlarımızın biten poliçelerini yenilemesi için bir ay öncesinden SMS yoluyla bilgilendirme yapmakta, ayrıca 125 Alo DASK servisi tarafından da aranıp, bilgi verilmektedir. Tabii ki bu hizmetler vatandaşı acenteye yönlendirmekte. Asıl iş yine vatandaşlara düşmektedir. İşin özünde ‘zorunluydu yaptırdım, şimdi ne gerek var?’ diye düşünmek yatmaktadır. Bu ise tahmin edilenden çok daha ağır sonuçlar doğurmaktadır. Her şeyden önce bu düşünceden kurtulmak gerekmektedir. Evet önce insan sağlığı ama canımızdan sonra da mal varlığımız gelmektedir. Sigorta konusunda insanlarımızı daha çok bilinçlendirmemiz gerekiyor. Bu konuda hepimizin sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Özellikle acentelerin müşterilerine bu sigortalar hakkında daha geniş bilgi vermesi gerektiğini kanaatindeyim. Allah ulusumuza bir daha böyle bir doğal afet vermesin. Bizler ise gerekli önlemleri alıp, binalarımızı daha sağlam inşa edip deprem kuşağındaki coğrafyamızın risklerini anlayabilme bilinciyle gereken her şeyi yapmalıyız. Tüm milletimize geçmiş olsun diliyorum. Depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.”