BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İtalyanları aştı ama bürokrasiyi aşamadı

İtalyanları aştı ama bürokrasiyi aşamadı

Çöpe giden mermer kırıklarını bütünleştirip tekrar ekonomiye kazandıran bir fabrikayı ilk kez Türkiye’ye getirmek isteyen iş adamı Nihat Demirbağ, Elazığ’a yapılacak 14 milyon dolarlık yatırım için İtalyanlarla anlaştı. Ama fabrika yeri bürokrasiye takıldığı için yatırımı bir türlü başlatamıyor.



KOBİ Türkiyem - Mehmet Gel Nihat Demirbağ, Elazığlı bir iş adamımız. MİS Holding’in sahibi. Onu diğer iş adamlarından ayıran en önemli özelliği kazandığı bütün parasını doğup büyüdüğü Elazığ’a yatırmak olmuş. Elazığ dışına hiç çıkmamış. Elazığ’ın en büyük gıda marketleri olan 34 şubeli MİS marketler zincirinin sahibi. 250 büyükbaş hayvanı olan bir çiftliği var. Şu sıralar ise vaktinin önemli bölümünü Elazığ’ı Paris Disneyland’a çevirecek 50 milyon dolarlık Misland projesini gerçekleştirmeye harcıyor. Bütün bu yatırımları yalnız başına da yapmıyor. 750’den fazla Elazığlı müteşebbisi projelerine ortak etmiş. İstihdam sağlayacak Herkes Batı’ya yatırım yapmak isterken; o inatla altyapısı eksik, lojistik destekten mahrum Doğu Anadolu’ya yatırım yapmak istiyor. İşsizliğin hakim olduğu Doğu Anadolu’nun geleceğini kurtarması için uğraşıp didiniyor. Ama gelin görün ki Türkiye’nin birçok yerindeki iş adamları gibi, hatta bu ülkenin Başbakanının bizzat yakındığı gibi o da bürokrasiden yana feryat ediyor. Bürokrasi yüzünden yatırımlarına başlayamıyorlar. Elazığ’a Türkiye’de olmayan bir fabrikayı kurmaya karar vermiş. Bakmış ki mermer ocaklarından çıkan mermerin büyük çoğunluğu olan kırıklar çöpe gidiyor. Demirbağ bunun üzerine compose taş mermer fabrikası kurarak bunları yeniden ekonomiye kazandırmak istemiş. İtalyan mermer firması Bretton’u çağırmış. Fizibilite yaptırmış. Saatler süren pazarlıklar sonunda 14 milyon dolar maliyeti bulunan fabrikanın kurulması için start vermiş. Bu arada hallolacağını sandığı fabrika arsasının yeri konusuna tam 2 yıldır takılmış bekliyor. Yani İtalyanları aşmış ama bizim bürokrasiyi bir türlü aşamamış... Mermer çöpe gitmeyecek Söz konusu fabrikayı hayata geçirmek için Elazığlı 100 iş adamıyla bir olup Elazığ Güçbirliği A.Ş’yi kurduklarını söyleyen Demirbağ, “2 milyon dolar harcayıp makine parkımızı oluşturduk. Amacımız mermerin işe yaramayan atıl kırıklarını bir kalıpta toplayıp tekrar kullanıma uygun hale getirecek bir fabrika kurmak. Bizim Elazığ deprem bölgesi olduğu için bütün mermerler ocaktan kırık çıktığı için çöpe gidiyor. Öyle mermer yatakları var ki; yüzde 85’i çöpe gidiyor sadece yüzde 15’i kullanılabiliyor. Ve bunun da maliyeti çok yüksek oluyor haliyle. Bizim Elazığ vişne mermeri Elazığ dışında bulunmadığından çok değerli bir mermer. Biz çöpe giden kısmını değerlendirmek istiyoruz” diyor. 2 yıldır mücadele veriyoruz Mermer kırıklarını bulup bütünleştirip piyasaya sürerek katma değeri yüksek bir iş yapmak istediklerini vurgulayan Demirbağ, “Araçlarımızı aldık, ocaklarımızı bulduk ama nafile... Arsayı alıp üretime başlamak istiyoruz. Ama fabrikayı kurabilmek için 2 yıldır mücadele veriyoruz. İhtiyacımız olan 100 dönüm bir arsayı bize vermemek için ayak diretiyorlar. Arsada tıkandık. Devlet arsa verme işinde baz olarak yapılan yatırımının en az üç katı değerinde olmasına bakıyor. Yatırımımız arsanın 10 kat değerinde olmasına rağmen hâlâ bize arsa verilmiyor. 50 kişiye istihdam oluşturacağız. Bana devlet en az 30 trilyon liralık arsa vermesi gerekirken 10 trilyon liralık arsayı bile vermiyor. Ayak diretiyorlar. Kurumlar arası çekişme var. Bunların hepsi bürokrasi dedikleri şey işte. Çaresiz bekliyoruz” diye konuşuyor. KOBİ FISILTI... KOBİ FISILTI... KOBİ FISILTI... THY’nin uçaklarında casus yolcular var! THY Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Büyükekşi ile geçenlerde İstanbul Sanayi Odası organizasyonuyla Kahramanmaraş, Osmaniye ve Hatay’a gittik. Büyükekşi ile yolda sohbet ederken THY’de hizmet kalitesinin kontrolüyle çok ilginç bir detayı öğrendim. THY, uçaklar içindeki hizmet kalitesindeki eksiklikleri ve aksaklıkları tespit edebilmek amacıyla bir şirketle anlaşıp gizliden denetim yaptırıyormuş. Yolcu gibi uçaklara binen kişiler yolculuk boyunca THY uçaklarını gizlice denetleyip şirkete rapor veriyormuş. Bu amaçla tam bin 200 kişi THY’nin uçtuğu her destinasyona yolcu gibi gidip sonra da raporlar yazıyormuş. THY yönetimi daha kaliteli bir hizmet için kendini bu şekilde casus yolculara denetlettiriyormuş. Müşteriye yakın olma adına cesaret verici bir adım. Bravo THY yönetimine...
Kapat
KAPAT