Selçuk Böke ANKARA

Türkiye’nin iç işlerine müdahale etmeye çalışan 10 büyükelçiye geri adım attırılması, Türk diplomasisinin tarihî bir başarısı olarak değerlendirilirken, bu başarının gerisinde 48 saat süren yoğun bir çaba bulunuyor.

Edinilen bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 10 büyükelçi için ‘istenmeyen kişi’ (Persona Non Grata) talimatı vermesinin ardından Dışişleri Bakanlığında istenmeyen kişi ilanı için prosedürler başlatılırken, Ankara’nın blöf yapmadığı anlayan büyükelçiler, Bakanlık’la vakit kaybetmeden temasa geçti. Krizin çözümü konusunda kendi ülkelerinin dışişleri bakanlıkları ile görüşen büyükelçiler, Ankara’ya yeni bir formül bulmasını talep ederek, Viyana Sözleşmesi’nin ülkelerin iç işlerine karışılmaması yönündeki 41. maddesine bağlı olduklarını ve ‘özür niyetinde’ yeni bir açıklama yayımlayacaklarını belirtti. 

AÇIKLAMA SICAK KARŞILANDI

Büyükelçilerden gelen talebi değerlendiren Bakanlık, tansiyonu düşürecek yeni bir açıklama talebini sıcak karşıladı. Büyükelçilerden yeni yapılacak açıklamanın, Osman Kavala için 18 Ekim’de yapılan açıklama gibi hem İngilizce hem de Türkçe olması vurgulandı. İngilizce açıklamanın Türkçe tam karşılığı ise yine Ankara’nın istediği gibi şekillendirildi. Metin daha sonra da Büyükelçiliklerin sosyal medya hesaplarında İngilizce ve Türkçe olarak yayınlandı. Tam da Kabine toplantısı sırasında yapılan açıklama, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından olumlu karşılandı ve 48 saat süren gerilim böylece aşılmış oldu. 

KOORDİNELİ ÇALIŞTILAR 

Gerilimin düşürülmesinde, Ankara’nın sağduyulu çabasının yanı sıra, Dışişleri Bakanı Mevlût Çavuşoğlu ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın koordineli çalışmasının etkili olduğu belirtiliyor. Öte yandan, Osman Kavala’nın serbest bırakılmasına ilişkin ortak bir açıklama yapılması fikrinin Batılı ülkelerin Ankara büyükelçiliklerinde görev yapan diplomatların ‘fikir ve görüş alışverişi’ yaptığı küçük bir gruptan çıktığı öğrenildi. Kaynaklar, isminin açıklanmasını istemeyen grupta yer alan diplomatların, Türkiye’de insan hakları, güncel gelişmeler ve gündemdeki konulara ilişkin bir araya gelerek ‘görüş alışverişi’ yaptığı sırada Osman Kavala konusunun gündeme geldiği ve ortak adım atılması için bu fikrin büyükelçilerle paylaşılarak olgunlaştırıldığını belirtti. 10 ülkenin yanı sıra diğer AB ülkelerinin büyükelçiliklerinde görevli diplomatların da bu grubun toplantılarına katıldığı ancak Kavala’ya ilişkin ortak açıklamaya dâhil olmadıkları da öğrenildi.

Ankara'nın blöf yapmadığını anlayan büyükelçiler, bakanlıkla temasa geçmiş.

GERİ VİTESİ BEĞENMEDİLER: ERMENİ LOBİSİ RAHATSIZ

Osman Kavala’nın serbest bırakılması için bildiri yayımlayan ABD başta olmak üzere 10 büyükelçi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “istenmeyen adam ilan edilecekler” restinden sonra geri adım attı. Geniş yankı uyandıran geri vites, Ermeni lobisini rahatsız etti. 

Amerika Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA) sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD’ye Türkiye tavrını netleştirmesi yönünde çağrı yaparken F-16 üzerinden hastag açıp şu ifadeleri kullandı: Ülkeler kodlu iletişim kurmamalıdır. ABD’nin Türkiye’ye yönelik politikası net olmalıdır. Burası bir lise sınıfı değil. Amerikan netliğinin zamanı geldi. Eylemler, sadece kelimeler değil. Türkiye’ye jet yok.

RUS BASINI YAZDI: ERDOĞAN BATI'YA ZOR BİR SEÇİM SUNDU

Rus medyası, 10 büyükelçinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlılığı karşısında dize geldiğine dikkat çekti. Rus basınından Kommersant gazetesinin “Recep Tayyip Erdoğan tüm savaşı üstlendi” başlıklı haberinde “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı ile ilişkilerde bir ‘kırmızı çizgi’ olarak nitelendirdiği ülkesinin iç işlerine müdahaleye müsamaha göstermeyeceğini açıkça belirtti” denildi. Erdoğan’ın Batı’ya zor bir seçim sunduğu belirtilerek, bunların “Zorluğu kabul edin ya da Türkiye ile doğrudan karşı karşıya gelmekten kaçının” olduğu kaydedildi. Haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 10 ülkeye karşı meydan okuduğu 10 ülkenin de dize gelmek zorunda kaldığı belirtildi.