MURAT ÖZTEKİN

SİYAH GİYEN KADIN!
Men in Black ya da bizdeki adıyla “Siyah Giyen Adamlar” ilk defa 1997 yılında çizgi romandan beyazperdeye adapte edilmiş, komedi filmlerinin ustası Barry Sonnenfeld’in yönettiği film daha önce görülmemiş efektleriyle Hollywood’da çıtayı epeyce yükseltmişti. Will Smith ve Tommy Lee Jones’un canlandırdığı iki ajanın komedi ve bilim kurguyu harmanlayan maceraları, hem gişede rağbet görmüş hem mükâfat toplamıştı. Hâliyle kârı yüksek filmin bir seriye dönüşmesi gerekiyordu! Ancak 2002’de çekilen ikinci film, ilkini arattı. On sene beklenildikten sonra çekilen “Siyah Giyen Adamlar 3” ile de serinin talihi değişmedi; eser tat vermedi... Tekrarları bekleneni vermeyen film niçin bir daha çekilir, demeyin. Serinin bu defa dördüncü filmi beyazperdede arzıendam ediyor: “Siyah Giyen Adamlar: Global Tehdit”…


Dördüncü filmde bariz değişikliklere gidiliyor ve ana karakterlerden biri kadın yapılıyor. Artık Will Smith ve Tommy Lee Jones’un yerine Chris Hemsworth ve kadın oyuncu Tessa Thompson geliyor. Eserin yıldızlarla dolu oyuncu kadrosunda Liam Neeson, Rebecca Ferguson ve Kumail Nanjiani gibi isimler de var. Filmin yönetmen koltuğunda ise  “Adaletin Peşinde” ve “Hızlı Öfkeli 8” gibi filmlerden tanıdığımız F. Gary Gray oturuyor.

Siyah Giyen Adamlar: Global Tehdit  izleyici ile buluşacak Siyah Giyen Adamlar: Global Tehdit izleyici ile buluşacak

MOLLY’DEN AJAN M’YE…
Serinin önceki filmlerini seyredenlerin malumudur; Dünya dışı varlıklarla irtibat kuran Siyah Giyen Adamlar (SGA), insanlar arasında yaşayan uzaylılarının kimliğinin açığa çıkmasına mâni olmak için çalışan gizli bir devlet teşkilatıdır. Siyah takım elbiseli elemanlar, sahip oldukları ışın silahlarıyla uzaylılarla irtibat kurmuş kimselerin hafızasını silerler. Yeni filmde de bu kurgu korunuyor.  Ama asıl Molly adlı kadın karakterin “Adamların” dünyasına karşıması işleniyor. Küçükken bir uzaylıyla tanışan Molly, gördüklerini unutmuyor. Yetişkin biri olana dek kâinatın hakikatini öğrenmek için SGA elemanlarının peşine düşünüyor. Derken izlerini bulup eş ve aile dâhil hayatına hiçbir şey sokmayacağı vadederek işi kapıyor! Artık “Ajan M” olarak anılan genç kadın, daha önce dünyayı meşhur Ajan H’ye asistan olmayı da başarıyor. Fezanın ağır misafirini korumakla görevliyken, gizli düşmanlarla karşı karşıya kalıyorlar. Kendilerine emanet edilen bir kutu da belaları üzerlerine çekiyor. Teşkilatın içerisinde bir köstebek olduğu hakikati ise suyu daha çok bulandırıyor.

KONSEPT YENİ FİKİRLER ESKİ
Gary Gray, yönetmen koltuğuna geçtiği Siyah Giyen Adamlar’ın dördüncü filmine farklı bir atmosfer katıyor. Ama açıkça söylemek gerekirse bu serinin ruhuna pek uygun değil. Gray kendisini ispatlamış bir isim olsa da filmdeki aksiyonu gerektiği gibi veremiyor. Eserde “mizahi kurşunlar” da hedefe ulaşmıyor. Yakın zamanda benzerlerini “Ocean’s 8” ve “Düzenbazlar’ filmlerinde gördüğümüz, seriyi kadın karakterle yeniden canlandırma teşebbüsü de tesirli bir çaba değil.
Buna rağmen filmde eğlenceli anlar mevcut. Daha evvel “Thor Ragnarok” filminde beraber rol alan Chris Hemsworth ve Tessa Thompson’ın güçlü bir kimya yakaladıklarını görüyoruz. Sinemanın kült filmlerine ve ustalara selam çakılması da dikkat çekiyor. Özetle: Serinin geçmişiyle irtibatı zayıf olan film, eğlenceli olsa da ruh eksikliğiyle bekleneni vermiyor…

TARKOVSKY HAFTASI!
Başka Sinema, bu hafta sinema tarihinin en mühim yönetmenlerinden Andrei Tarkovsky’nin direktörlüğünü yaptığı üç çarpıcı filmi yeniden beyazperdeye getiriyor. Filmlerinde detaylarla dolu görüntüler sunan Rus yönetmenin fikri ciheti oldukça güçlü “Solaris”, “İz Sürücü” ve “Ayna” filmleri, seyirciyi girift bir dünyanın içerisine sokuyor.

1972 yapımı “Solaris”, üzerindeki insanların zihinleriyle oynayabilen bir gezegende yaşananları işliyor. Solaris gezegeninde olanları araştırmakla vazifeli olarak gönderilen kişi de gezegenin gücünden payını alıyor ve kendi mazisiyle burun buruna geliyor. Tarkovsky’nin vizyona giren diğer filmi “Stalker” (1979) ise içinde bütün isteklerin gerçekleşeceğine inanılan Zone adlı bölgeye ulaşmaya çalışan yazar ve bilim adamına eşlik eden Stalker askerinin yaşadıklarını merkeze alıyor. 1975 yapımı Tarkovsky filmi “Ayna” da çocukluk hatıraları, güncel olaylara dair sahneler ve Tarkovsky’nin babası Arseny Tarkovsky tarafından yazılan şiirler ile kompoze edilmiş bir otobiyografiden oluşuyor. Üç film, yönetmenin sinema gücünü ortaya koyuyor.

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
¥ “Kuyu”
¥ “Cinnet”
¥ “Akıllara Seza”
¥ “Kahraman Tavuk Uzayda”
¥ “Tekne”
¥ “Bekçi”

EN ÇOK SEYREDİLENLER
¥ “X-Men: Dark Phoenix” 83 bin 267
¥ “Enes Batur Gerçek Kahraman” 72 bin 248
¥ “Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı 2”  65 bin 130
¥ “John Wick 3: Parabellum” 50 bin 335
¥ “Aykut Enişte” 47 bin 80