İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı ve Viroloji ve Temel İmmünoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Ağaçfidan, Hindistan varyantının Türkiye’de daha öldürücü olduğuna dair bilimsel bilgi bulunmadığına dikkat çekerek, “Türkiye’de Hint varyantının genomik dizilimlerine bakılmadan ‘daha öldürücü, felaket olacak’ gibi söylemler doğru değil. Gereksiz korku yaymanın doğru olmadığını düşünüyorum. Türkiye’de ingiliz varyantı halen dominant. Hindistan varyantının beş kişide görüldüğü açıklandı. Kısıtlamalar döneminde olmamız avantaj. Kısıtlamalar olmasa bu varyant türü de hızla yayılabilirdi ancak şu an için böyle bir durumdan söz edemeyiz. Hint varyantının yayılım riskinin kapanma nedeniyle İngiliz varyantı kadar etkin olacağını düşünmüyorum” dedi. 

Öldürücü lafı doğru değil
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Bölümü’nden Dr. Mert Ahmet Kuşkucu da “Halihazırda İngiltere varyantı en baskın tür olarak dikkat çekiyor. ABD, günde 6 bin virüs dizilimine bakarken, Türkiye’deki rakam kıyaslanamayacak kadar düşük seviyede. Bu nedenle şu an için Hindistan varyantını hızla yayıldığını ve öldürücü etki gösterdiğini veya göstereceğini söylemenin bilimsel dayanağı yok. Vakaların yüzde 90’ı İngiliz varyantı, yüzde 5’i Afrika, Brezilya ve Kaliforniya varyantı, yüzde 5’lik kısım da Wuhan türü nedeniyle hasta oluyor. Hindistan varyantının da etkisini henüz bilmiyoruz” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Dr. Gökçe Demir ise, “Hindistan varyantının etkilerini çok bilmiyoruz. Hindistan varyantı için henüz ülke genelinde yapılmış bir bilimsel dizilim çalışması ve araştırma olmadığından bu varyant türü için ‘öldürücü, en kötü virüs’ şeklinde yorum yapmanın doğru olmadığını düşünüyorum” dedi.