BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Açmaz oldu Kırkpınar’ın gülleri

Açmaz oldu Kırkpınar’ın gülleri

Türk ordusu, seferlerine hep Cuma günü çıkardı, büyük meydan savaşlar, hep Cuma günü yapılırdı.



Türk ordusu, seferlerine hep Cuma günü çıkardı, büyük meydan savaşlar, hep Cuma günü yapılırdı. Sahip bulunulan güzelliklerin savunulması için, maddi ve manevi güçlü olmayı misalleştiren ve Türkoğlu’nun Avrupa’yı vatan edinişi sırasında doğan Kırkpınar da, Cuma günü, okunan dualar ve mevlitler, Ermeydanı’nda küçük pehlivanların “Allah! Allah!” naralarıyla başladı. Başladı, ancak, hem Selimiye hem de Kırkpınar Ermeydanı mahzundu. Nice yıllar oldu boynu bükük kalalı. Kırkpınar’ın bayrağımızdaki ay yıldıza rengini veren beyaz gülleri, açmaz olalı. Bilebilen kaç kişi var? Bayrağımızın, al rengini şehitlerin kanından, beyazını da güllerden aldığını. Kaç kişi farkında, şehitliğin, ebedi güzellikler için, en kıymetli varlığının feda, gülün de ebedi güzelliklerin dünyamızdaki habercisi olduğunun. İşte Kırkpınar gülleri, Kırkpınar Ermeydanı’nda ve güzelim memleketimizin güzelim köşelerinde açmaz olalı, milletimiz öksüz, milletimiz kızılelmasız kaldı. İçerde ve dışarda çok çeşitli sıkıntılarla bunaldığımız, artık yeter diye isyan ettiğimiz bu günlerde, milletimiz, kendisini kızılelmalara götürecek Kırkpınar güllerinin açılmasını beklemekte. Nedir Kırkpınar gülleri? Kırkpınar gülleri, yalnızca Kırpınar’dan Kırkpınar’a Ermeydanında açardı. Ve milletimizi, nice bin güzelliğe götürmüş, ordusu önünde, “Üstümdeki bu beyaz gömlek kefenimdir, ölürsem beni bununla gömün” diyen Alpaslanı,Kırkpınar’ın doğmasına vesile olan şehitler Ali ile Selimi, Türke Anadolu’yu ve Avrupa’yı vatan kılan, insanlığı o güne kadar tanımadığı nice bin güzellikle tanıştıran, Türk oğlunu şereften şerefe koşturan alperenleri temsil ederdi. Bir zamanlar, pehlivanlar, güreşten önce ta ayaklarına kadar uzanan beyaz gömlek giyerlerdi. İşte bu gömlek, Kırkpınar gülüydü. Bu gömlek, Kırkpınar’ın doğmasına vesile olan şehitleri, alperenleri, beyaz gömlekle ordusunun karşısına çıkan Alpaslanı temsil ederdi. Ve pehlivanların, kıspetlerini giyerlerken, avret yerlerinin gözükmemesini sağlardı. Onlar, Kırkpınar gülleri, beyaz gömlekler içinde gezerlerken, seyirciler de, “Alpaslan’ın ve şehitlerin kabirlerinden kalkıp aralarına gezdiği” rahmani rüyasını görür, nice bin güzelliğe vesile o efsaneyi yaşar gibi olurlardı. Şimdiyse, pehlivanlar, herşeyleri açıkta giyiniyorlar. Seyirciler mi, işte onlar, hâlâ o rüyaların ve efsanelerin özlemindeler. Birgün tekrar o rüyayı göreceklerine ve alperenlerin geri döneceklerine inanıyorlar. Kırkpınar gülleri yine açsın, bu güllerin temsil ettiği milli şuur tekrar gönüllerimize ve beynimize yerleşsin diyoruz. Yerleşsin ki, ekonomi, kültür, siyaset ve demokraside boynu bükük gezdiğimiz günler son bulsun.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT